O, Malatya’nın hafızası,

O, Malatya denince akla ilk gelen yerel araştırmacı,

O, iyi bir yazar ve şair

O, iyi bir fotoğrafçı ve nesli tükenen mekanik fotoğraf makinası tamircisi

O, Yüzlerce ödül, plaket ve başarı belgesine sahip bir duayen

O, Tamamen araştırma ve incelemeye dayalı çalışmalarından hiçbirini kitap haline getirmemiş, egolarından arınmış Nev-i i şahsına münhasır bir kişilik

O, Gençlik yıllarından itibaren Malatya’nın bütün ilçe, köy ve kasabalarını gezerek bir çok şeyi fotoğraflayıp kayıt altına almış biri

O, Özellikle kale kalıntıları, cami, türbe, mezar ve ziyaret yerlerini incelemiş ve buralar hakkında sözlü ve yazılı bilgileri derleyerek Malatya ile ilgili önemli bir arşiv oluşturan bir araştırmacı

O, Ömrünü Malatya için bir kültürel bellek oluşturmaya adamış, yüzlerce bilimsel esere katkı sağlayan bir Malatya sevdalısı,

O, 15.000 kitaptan oluşan kitaplığı olan ve bu kitapları herkesle paylaşacak kadar gönlü gani bir kişilik

O, Çok sayıda yüksek lisans ve doktora tezine destek vermiş, belediyelerin yaptığı yayınlara da önemli katkılar sağlamış biri

O, yalnız yerel basınının değil Malatya kültür dünyasının  en önemli unsurlarından ve temel yapı taşlarından biri...

Peki kimdir bu değerli isim?

Hep bir ağızdan Celal Yalvaç dediğinizi duyar gibiyim...

Akçadağ ilçesine bağlı Resuluşağı köyünden, 1900’lü yılların başında Malatya’ya yerleşen bir aileye mensuptur. 3 Mart 1936 tarihinde zamanın en meşhur saat ustalarından biri olan  Ali Efendi ve Firdevs Hanım çiftinin 4. çocuğu olarak Malatya merkez Ferhadiye Mahallesi’nde doğmuştur.

1943 yılında Gazi İlkokulu’na başlayan Celal Yalvaç 3. sınıfta iken Malatya Lisesi binasının yanması üzerine öğrenciler Gazi İlkokuluna nakledilince İnönü İlkokulu’na geçmiş ve ilkokulu burada bitirmiştir. Daha sonra 1951 yılında Malatya Ticaret Orta Okulu’ndan, 1954 yılında Malatya Ticaret Lisesi’nden iyi dereceyle mezun olan Yalvaç askerlik görevini de yedek subay olarak 1957 yılında Erzurum’da tamamlamıştır. Yine 1957 yılında amcasının kızı olan, Nazmiye hanımla evlenmiş, bu evlilikten dört kız, iki de erkek çocuğu olmuştur.

Celâl Yalvaç, 6 Ağustos 1958 tarihinde yayına başlayan Ufuk adlı mahalli gazetede yazı işleri müdürü olarak gazeteciliğe başlamış, ancak bir süre sonra kendi isteği ile ayrılmıştır. (Gazeteciliğe başlamasında kendinden dört yaş büyük ağabeyi Muhlis Yalvaç’ın başarılı bir gazeteci olması ve 1957 yılında yayın hayatına başlayan ve Malatya’da büyük sansasyon yaratan ‘Hareket’ gazetesini çıkarması onu heyecanlandırmış ve gazeteciliğe itmiştir diye düşünüyorum) 1960 yılında tekrar Ufuk gazetesinin yazı işleri müdürlüğüne getirilmiştir. İki yıldan fazla bu görevi sürdüren Yalvaç 1962 yılında bu görevinden ayrılıp asıl mesleği olan fotoğraf makinesi tamirat ve montajına başlamış ve bu alanda kısa sürede civar illerde de tanınarak geniş bir müşteri ağına ulaşmıştır...

Fotoğraf makineleri ile haşır neşir olması, onu fotoğraf sanatı ile de yakınlaştırmıştır. Malatya merkezi ile civarında bulunan ve tarihi kaynak olarak kabul edilebilecek cami, türbe, kitabe ve yapıları yerinde inceleyerek fotoğraflamış, birçoğu günümüze ulaşamayan bu yapılar ile ilgili geniş bir arşiv oluşturmuştur. Ayrıca, o yıllarda ender rastlanan bir aktiviteyle, 1969 yılında motosikletle Türkiye turuna çıkmış ve gittiği yerleri fotoğraflayarak arşivini genişletmiştir.

Ayrıca bir nüansı belirtmeden geçemeyeceğim. Celal Yalvaç, mekanik fotoğraf tamirciliğini, bir ustadan ders almadan öğrenmiştir. Yani çırağı olmadığı bir mesleğin ustası olma başarısını göstermiştir. Askerliği sırasında komutanlarının fotoğraf makineleri üzerinde yaptığı tamir çalışmaları sonucu, bu işin ustası olmuştur. Babasından geçen zanaatkarlık ve el becerisi, Allah vergisi bir yetenekle birleşince ortaya büyük bir zanaatkar Celal Yalvaç çıkmıştır. Bu sayede ustalık derecesine geldiği fotoğraf makinesi tamirciliği mesleğinde, ünlü bir fotoğraf makinesi markasının yapım hatasını tespit etmiş ve büyük bir sansasyon yaratmıştı...

1977 yılında Görüş Gazetesi yazı işleri müdürü olarak gazetecilik mesleğine yeniden dönmüş, emekli olduğu 1985 yılına kadar bu görevi başarı ile yürütmüştür. Celâl Yalvaç çalışmalarında vazgeçmediği ilkesi olan “belgeye dayalı olma” prensibini çalıştığı gazetelerde de istisnasız olarak uygulamış ve yöneticilik yaptığı gazetelerde bu ilkeyi diğer çalışanlara da benimsetmiştir. Onun ekolünden yetişen gazetecilerin çalışma tarzlarında bu özellik açıkça görünmektedir.

Hayatını, şehrimizin sahip olduğu tarihi eserlerin, camilerin kitabelerin tesbiti amacıyla yaptığı çalışmalara adamış olan Celal Yalvaç arşiv ve dökümanları incelemiş ve bu alandaki literatürü genişletmiştir.

1958 yılında adım attığı gazetecilik mesleğinde, tarafsızlığını asla yitirmeden objektif gazeteciliğin Malatya’daki önemli isimlerinden olan Celal Yalvaç, 2 evladını da gazeteci olarak yetiştirmiş ve onları da meslek hayatları boyunca doğru ve tarafsız haber yapmaya yönlendirerek kendisinden sonra gelen gazetecilere örnek teşkil etmiştir. Çocukları İsmet Yalvaç ve Bülent Yalvaç, gazeteci olarak mesleklerini idame ettirmektedirler...

Celal Yalvaç bugün aramızdan ayrıldı…

Ruhu şad, mekanı cennet olsun…

Bir değerimizi daha andık ve de hatırlattık...

Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına...