6 Şubat 2023… Türkiye tarihine kara bir gün olarak geçti ama aynı zamanda, milletin nasıl bir iradeye sahip olduğunu tüm dünyaya gösterdiği bir zaferin başlangıcı oldu. O gece sadece binalar değil, hayaller de yıkıldı. On binlerce canımızı kaybettik, şehirler enkaza döndü, yüreklere ateş düştü. Ancak milletimizin iradesi, devletimizin gücü ve insanlığın dayanışmasıyla bu felaketten doğan acıyı yeniden umuda çevirmeyi başardık. Evet bu tam anlamıyla bir zaferdi.
Bu deprem, sadece yeryüzünü değil, insanın ruhunu da derinden sarsan büyük bir imtihandı. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, “Şüphesiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele!” (Bakara, 155) buyurarak, insanın dünya hayatında çeşitli musibetlerle sınanacağını bildirmiştir. 6 Şubat da böyle bir imtihandı; milletimizin sabrı, sebatı ve dayanışması, bu büyük felaketin altından kalkmasını sağladı.
YIKIM VE KAYIPLARLA TARİHİN EN BÜYÜK DEPREMLERİNDEN BİRİ
Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem, 11 ilimizi yerle bir etti. Binlerce bina çöktü, yollar yarıldı, insanlar enkaz altında mahsur kaldı. Herkes sevdiklerinden haber almak için çırpındı, gözyaşları sel olup aktı. Ancak, Mevlana’nın dediği gibi “Üzülme! Kayıplar, yeni kazançların habercisidir.” İşte bu büyük felaketten sonra, millet olarak birlik içinde yaralarımızı sarmaya başladık.
Depremin şiddeti, acının büyüklüğünü daha da artırdı. “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar” hadisini hatırlatırcasına, bu felaket bizleri yeniden uyanmaya ve gerçeklerle yüzleşmeye zorladı. Ancak bu millet, her zaman olduğu gibi metanetini koruyarak, kaybettiklerine dua etti ve yaşayanlarla birlikte ayağa kalkmayı bildi.
YARDIM SEFERBERLİĞİ: MİLLETİN OMUZ OMUZA MÜCADELESİ
Depremin hemen ardından Türkiye, adeta tek vücut oldu. Devletin tüm kurumları, TSK, AFAD, Kızılay, sivil toplum kuruluşları, gönüllüler ve vatandaşlar tek yürek olup bölgeye koştu. Türkiye’nin dört bir yanından gelen iş makineleri, gıda tırları, sağlık ekipleri, barınma yardımları deprem bölgesine sevk edildi.
Arama kurtarma ekipleri, gece gündüz demeden, “bir can daha” umuduyla çalıştı. Hafızalarda kalan en etkileyici anlardan biri, enkaz altından çıkarılan her bir canlının ardından yükselen “Allah-u Ekber” nidalarıydı. Enkazın altında geçen her saat, umudu azaltırken; “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” (Zümer, 53) ayeti bize hep bir kapının açık olduğunu hatırlattı.
Bu yardım seferberliği, bize Hazreti Peygamber’in şu hadisini tekrar hatırlattı: “Müminler bir binanın tuğlaları gibidir, birbirlerini desteklerler.” (Buhari, Müslim). 6 Şubat’ta bu millet, birbirine kenetlenen tuğlalar gibi oldu; kardeşliğin, fedakârlığın, merhametin en büyük örneğini sergiledi.
DEVLETİN SEFERBERLİĞİ VE YENİDEN İNŞA SÜRECİ
Felaketin büyüklüğü karşısında devlet, ilk andan itibaren tüm imkanlarını seferber etti. Hava şartları ve ulaşım zorluklarına rağmen “devlet, milletin yanında” anlayışıyla, bölgeye ulaşmaya çalıştı. Çadır kentler, konteyner kentler hızla kuruldu, sıcak yemek noktaları organize edildi.
Ardından devlet, “Yiğit düştüğü yerden kalkar” düsturuyla kalıcı konut projelerini başlattı. Depremden bir yıl sonra dahi yüz binlerce insan, yeni evlerine kavuştu. Yıkılan okullar, hastaneler, camiler hızla yeniden yapıldı.
Yunus Emre’nin şu sözleri, bu sürecin ruhunu en güzel şekilde anlatıyordu:
“Biz gelmedik kavga için, bizim işimiz sevgi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.”
Evet, devlet ve millet el ele verdi, sadece enkazları değil, gönülleri de yeniden inşa etti.
MİLLETİN DİRENİŞİ VE DİRİLİŞİ
6 Şubat’ta sadece binalar yıkılmadı, hayatlar da alt üst oldu. Ancak bu millet, her zaman olduğu gibi düştüğü yerden kalkmasını bildi. Evini, ailesini kaybeden insanlar bile yardımlaşmayı bırakmadı. Esnaf kepenklerini açtı, öğrenciler okullarına döndü, fabrikalar üretime devam etti.
Bu süreç, bize Hazreti Mevlana’nın “Düştüğünde kalkmasını bilmiyorsan, sen daha yaşamamışsın demektir.” sözünü hatırlattı. Millet olarak, acımızı yüreğimize gömdük ve geleceğe umutla bakmayı öğrendik. Çünkü biz biliyoruz ki, Allah sabredenlerle beraberdir. (Bakara, 153)
YIKILMADIK, DİMDİK AYAKTAYIZ!
6 Şubat, bir yıkımın tarihi olduğu kadar bir dirilişin de adıdır. Enkazın altından sadece canlarımız değil, milletimizin iradesi, dayanışması ve cesareti de çıktı. Kardeşlik ruhuyla hareket eden bu millet, yeniden inşa sürecinde de omuz omuza vererek şehirlerini ve hayatlarını ayağa kaldırdı.
Bu zafer, sadece binaların yeniden yapılması değil, umutların da yeniden yeşermesidir. “Başımıza gelen her şeyde bir hayır vardır.” hadisini unutmayarak, yaşadığımız bu büyük imtihandan güçlenerek çıktık.
Ve artık biliyoruz ki, bir millet iman, birlik ve dayanışma ile küllerinden yeniden doğar. En büyük deprem bile bu milleti yıkamaz, çünkü bu milletin temeli sabır, irade ve inançla atılmıştır.
Bu millet, her düştüğünde daha güçlü kalkmasını bilen bir iradeye sahiptir; çünkü biz, umudunu kaybetmeyenlerin ve birbirine kenetlenenlerin ülkesiyiz.
Tarih boyunca her sıkıntıdan zaferle çıkan bu millet, 6 Şubat’ın yıkımını da bir dirilişe çevirdi ve yine zaferle çıktı.
Milletimize ve ülkemize bir kez daha geçmiş olsun. Allah böyle acıları bir daha yaşatmasın, deprem şehitlerimize rahmet olsun. Bu diriliş, milletimizin zaferidir!
ZAFERİMİZ KUTLU OLSUN…
Saygılarımla