Yeni bir yıl ve yeni bir başlangıç bekleyen insanlar ile son günlerde karın toprağı örttüğü gibi kendileri ve insanlık için kardelenler beklemekteler. Kimse öz düşüncesini açık etmeden aynı şeyi düşünüyor.

Aslında Doğu’da terör fırtınasının kapı önlerinde yaşandığına bin şahit insanlar ile Batı’da uzaklarda yaşanan bir iç savaş senaryosunun olduğunu bilenler hep aynı şeyi birbirinden bağımsız düşünmekteler. Koynunda yavrusu, ardında çocukları ile nereye gittiğini bilmeyen, sadece evlatlarının nefes alması için önümüzde geçen her Suriyeli aileye çekingen, rahatsız etmeyen bakışlarımızla baktığımızda ya da bakamadığımızda aslında ‘bir gün bizim de başımıza gelir mi?’ korkusu yaşarız.

Yeni yılda herkesin ortak dileği var bence. Savaşlar olmasın, fitneye geçit verilmesin, terör dağlarda çocukların kanını dökmesin, hiçbir çocuk kendi ülkesinde canı için kaçmak zorunda kalmasın… Hatırlayalım; Petra Laszlo isimli bir kameraman sınırda kucağında evladı ile yaşama bir nefes dolusu güvenlik için koşarken görevi sadece haberi kameraya çekmek olan o insan müsfeddesi tarafından çelme takılarak baş aşağı düşürülmüştü. Bunu hangi insanlık yanımıza sığdırabiliriz ki?

Dileriz yeni yılda insanlık ağlamasın, bebekler aç yatmasın. Ülkemizin yeni bir yılın eşiğinde, 2016 yılının terör ve insanlık suçları işlenen onursuz bir savaştan kaçan insanlara kucak açması ile tarihin insan kanına susamış devirlerinde çıkarsız hiçbir maddi kaygıya düşmeden ölümüne koruduğu sınırlarını mazluma nasıl açtığını yazmayan tarih utansın.

Yeni bir yılda halk arasında konuşulanlar; gelecek kaygısı, asgari ücretteki 104 liralık artış, bununla geçinme, evlenme, eğitim almaya çalışan insanların kaygıları şeklinde. Fakat her şeye rağmen bizim umutlarımız var, ordumuz, polisimiz, vatanımız var. Sınırları her gün şehit kanıyla sulanan vatanın her karış toprağında nice güzel olaylara gebe yarınlarımız var.

Yeni bir yılda yeni bir başlangıçta olmamız umuduyla… Dünya barışına dua eden insanların güzel kalpleri olduğu sürece hep umudumuz olacaktır.

Artık bilmemiz gerekiyor dünyanın neresinde bir savaş çocukları katletmeye başlarsa bizi de doğrudan etkileyecektir. Bunu kapı önümüzde üşümüş elleri ile geçen her Suriyeli ana ve babanın gözleri ile bizlere bıraktığı o nerdesiniz sorusunda görebilirsiniz. Hiçbir yangının bir şeyi düzelttiğini göremezsiniz. Orada sadece yağma ve kıyım vardır. Yeni bir yılın kapısındaki bizleri gelecek yıl da ne bekliyor bilemeyiz ama inanın elimizde bir set olmak ve fitneyi aramıza almamak elimizde var.

Kapılar ardında soğukta titreyen bir yetime ulaşmak ve yanmayan sobasına odun atmak, ısıtmak elimizde. Yaşlı hizmete muhtaçlara ulaşmak bir evlat edası ile bir gülümseme hatır sormak çok güzel olurdu. Bekli de sadece bizden bir selamı, merhabayı bekleyen yaşlılarımız var. Onlara yaklaşmak elimizde bir annenin evladı için çırpınan melek kanatlarına destek olmak elimizde bence. Yeni yıl da yeni güzellikler ve kötülükten muaf gelecek elimizde.