Asırları geride bırakan insanlara ne yaşadınız, ne gördünüz dediğinizde dikkat ettiğim tek şey yaşlı gözlerinde buğulanmış yalnızlıklarıydı.
İnsanoğlu yaşar, yaşarken biriktirir, umudu ve hayalleri olan çocuklar gibi ve aslında insan yüreği koca bir çocuk kumbarasıdır. Sonra biriktirdiklerini zaman zaman yaşadığı felaketlerde kaybeder, düşürür, ilk kaybettiğinde üzülür, yas tutar ama yine bir çocuk gibi düştüğü ve hatta ayakları kolları sıyrıldığı halde birkaç dakika anne baba diyerek ağlayıp sonra kendi kendine avunup ayağa kalkıp oyun için arkadaşlarının yanına koşan çocuk gibi hayatına, yine her şeye rağmen devam eder.
Kaybetse de hala kumbarasında, kalbinde biriktirdikleri vardır. Onlara duyduğun sevgi onu hayat oyununa bağlar.
Aslında insan hiçbir zaman dünya malı biriktirmez. Evet, ev alır, tarla, bahçe, eşya, araba alır ama aldığı tüm bu varlıkların kısa süreli sahibi olur ve gerçekte insanın alabileceği tek şey sevgidir.
Bunu ölmüş insanların geriye bıraktıklarını izleyerek anlayabiliriz.
Örneğin zengin bir adam öldüğünde çocukları ve akrabasına çok mal ve para bırakmış olsun ama hiç sevgi ve merhameti olmamış biri olsun. Çocukları onun parasıyla lüks içinde yaşarken onu hatırlamak bile istemezler ve insanlar onun konusu geçtiğinde susmayı ya da bir musibet olarak örneklemeyi seçerler.
Örneğin ‘ya şu adam nasıl da cimriydi, kimsenin yüzüne gülmez para için çalışırdı. Sonunda öldü ama bir kuruş bile götüremedi.’ Bunu çoğu zaman duyarız ve malını bıraktığı evlatları bir nesil sonra onu unutur, mezarı ıssızlaşır kaybolup gider.
Halbuki fakir de olsa etrafınca sevilen, yardımseverliği ile hep sevgi toplayan insanlar yaşlandıkça bir sevgi yumağına dönüşür. Ne kadar yaşlanmış olsa da arkadaşlıkları, genleri yanlarına çeker.
Dünyaya sevgi penceresiyle bakan ve kumbaralarında hayat sonunda sevgi taşan insanlar hayata gözlerini huzurla yumarlar.
İnsan hayat boyu sevdiklerini bir bir kaybederken geride bir tek sevdiklerinin sevgisini tadar. Geri kalan dünya malıdır, dünyada kalır ve kısa süreliğine bizimdi.
Yaşlı bir ihtiyar gördüğünüzde onun dünya hayatında en çok ne topladığını hissedersiniz. Eğer size dünya gözüyle bakıp hakir görüyorsa dünya doludur fakat size gülen gözleriyle içten bir merhaba deyip tanımadığı halde hal hatır soruyor ve yakın duruyorsa sevgi toplamıştır ve sevgi doludur.
Her çocuk gökkuşağında bir kumbara kapar ve hayat boyunca ona tüm biriktirdiklerini atar ve dünya hayatının sonuna doğru kimi dünya malının ağırlığıyla kimi de topladığı onca sevgini gölgesinde yaşlanır tercih ve seçim bizim elimizde.