Maç öncesinde ‘alın 1 puanı, ne siz yorulun ne de onlar’ diye bir teklif sunulsaydı ve bu teklifi onaylayacak ya da onaylamayacak kişi ben olsaydım, hiç düşünmez atlardım üzerine…
Rakibin Balıkesir ligin en fazla gol atan, şampiyonluk mücadelesi veren takımlara en çok sürpriz yapan takım olunca yukarıdaki teklifi kabul etmek de mantıklı düşünen kişilere has bir tercih olur bence.
Lakin maç sonrası 1 puan aldığımız için neredeyse gece gözüme uyku girmedi.
Bu kadar mı acemice işler yapar bir takımın hocası, bu kadar mı eline gelen fırsatı teper!
Bugüne kadar yazdığım birçok yazıda İrfan Buz’un ne kadar kendini geliştiren, ne kadar heyecanını karşısındakine yansıtan, ne kadar pozitif bir teknik adam olduğunu altını kalın çizgilerle çizerek belirttim hep…
Ancak İrfan Hocada o başarılı sonuçlar sonrasında baş gösteren ‘tutarsız kararlar silsilesi’ süreci yeniden hortladı!
Balıkesir maçı baştan sona İrfan Hoca’nın yanlış kararlarının gölgesinde geçen bir müsabaka oldu.
Tek tek sıralayalım ve analizi birlikte yapalım isterseniz…
Bu takımda Osman Fırat denen bir sol bek oyuncusu var… Var değil mi? Yoksa yok mu?
Yok, eğer varsa ona en ihtiyaç olunan Altınordu maçında neden görev verilmedi de savunma yapmakla uzaktan yakından alakası olmayan Rahman Buğra zorunlu sol bek oynatıldı ya da yapıldı?
Tamam, dönüyoruz Balıkesir maçına… Altınordu maçında ona en ihtiyaç duyduğun anda başvurmadığın ve bu nedenle kaybettiğin Osman’ı getirip böyle zor bir deplasmanda ilk on birde sahaya sürüyorsun!
Ve sahada adeta ‘ben bek oyuncusu değilim’ diye bas bas bağıran Rahman Buğra bu kez de sağ bek oynatılıyor. O Rahman Buğra da son dakikada tamamen rakibi nasıl marke edeceğini bilmediğinden, duracağı yeri kestiremediğinden penaltıya sebebiyet vererek, takımını galibiyetten ediyor.
Sezer gibi sol ayaklı bir savunmacın varken solda onun oynatılmamasına mı yanasın, mevcut durumuyla kadroya girmesi bile zor olan Rahman’ın tıpkı bir joker gibi, bir sağda bir solda görev almasına mı yanasın?
Hadi geçtik bunları gelelim diğer tutarsızlıklara…
Bu takımda ‘kurtarıcı’ diye oyuna ‘futbola laubali’ Mba giriyorsa vay o zaman bizim halimize.
Nereye pas atacağını kestiremeyen, hangi pozisyonda şut atılır, hangi pozisyondan atılmazı dahi bilmeyen bu adamın yüzünden abartmıyorum Yeni Malatyaspor en az 10 puan kaybetmiştir!
Ve bu Balıkesir maçında da düşülmesi gereken yerde inatla düşmediği için, penaltıdan farkı ikiye çıkarıp, o dakikadan sonra 1 kişi eksik kalacak rakibe ‘bu iş bu kadar’ dedirtmemizi engelledi.
Peki ya sahada varlığıyla rakip savunmaların öne çıkmasını engelleyen, aldığı her topu olumlu kullanan ve bu takımın savunma yapmasına ileride katkı sunan Ayite hangi akla mantığa uygun gerekçeyle oyundan çıkarılır?
Efendim neymiş üç sarı kartı varmış da dördüncüyü de görüp cezalı duruma düşmemesi için önlem amaçlı alınmış.
Allah aşkına yapmayın, biz nereye kadar bu adamı pamuklara sarıp ‘aman kart görmesin’ diye el bebek gül bebek saklayacağız!
Kart göreceği varsa görür, sen buna oyunun bitmesine 10 dakika kala oyundan çıkararak önlem alamazsın.
Ayite sakat ya da cezalı değilse bu takımda son saniyeye kadar sahada tutulur… Onun oyundan çıktığı maçların son dakikalarına bakın demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
Rakip bizi sahamıza hapsediyor ve Antep maçında da Balıkesir maçında da goller bu baskılar sonucu geldi.
İrfan Hoca başarılı evet, bu takımı şampiyon yapacak evet…
Ama işi zora sokmaya niye bu kadar hevesli anlamış değilim!
BUSABAH
Benim de kendimi bir parçası olarak gördüğüm Busabah Gazetesi yedinci Kuruluş yıldönümünü kutluyor…
Nice on yedi, yirmi yedi, elli yedinci senelere inşallah.
Şüphesiz Malatya’nın şuan en çok okunan gazetesi…
Bu iş elbette ki bir ekip işi, lakin gazetenin kurucu patronlarından Mehmet Aydın’ın Busabah markasının parlamasına katkısının çok büyük olduğu kanaatindeyim.
Bu arada genel yayın yönetmenliği görevine getirilen Fatih kardeşime (Avcı) bir kez daha hayırlı olması temennilerimi iletiyorum. Kısa sürede gazeteye çok şey katacağından şüphem duymadığım Fatih nezdinde bütün çalışanları, Malatya’yı her gün bu kadar renkli ve dolu bir gazete ile buluşturdukları için kutluyorum.