‘Adil Gevrek beni dövdü, eşim ve çocuklarım duyduklarında hüngür hüngür ağladılar’ edebiyatıyla ortalığı ayağa kaldırmak isteyen, ancak kimseyi inandıramadığı için kendisi çalıp kendisi oynayan şahsın Adil Gevre’le ne derdi var, hiç merak ettiniz mi?
Anlatayım da dinleyin o zaman. Şimdi bu dayak yediğini iddia eden ve gazeteci olduğunu söyleyen (Ki bence burada asıl iddia gazeteci olduğunu söylemesidir. Çünkü 5 yılda, hele de kardeş parasıyla kimse gazeteci olmaz) şahıs, Adil Gevrek’in köylüsü ve aile dostudur. Hatta kendi söylemiyle o denli yakındır ki başkana, babası başkanı ona teslim etmiştir!
Şaka değil, bunu bir programında kendisi söyledi.
Neyse, ben ve benim gibi sadece gazetecilik refleksiyle başkanı eleştirilmesi gereken yerde eleştirenlere bile zamanında başkanın en gözü kara savunucusu olarak kan kusturan bu şahıs,
Takımın bütün kamplarında kulübün eşofmanlarıyla kamp yapıp, bu kamplarda sezon başı transfer politikasına bile karıştığını yine kendi ağzından duyduğumuz bu şahıs,
Kulübe yönetici olunmasını çalıştığı TV’ye reklam verilmesi şartına bağlayacak kadar kendinde bazı yetkileri bulan bu şahıs, şimdi kalkmış başkan beni dövdü diyor.
Adama sormazlar mı, sana bu kadar inanan, sana haddinden fazla güvenen bu başkana ne yaptın da seni defterden silmekle kalmayıp, iddiana göre sana dayak atacak kadar gözü döndü?
Öyle değil mi ama…
Sakın kalkıp da gazetecilik doğrularına sığınarak, sırf Malatya menfaatiyle hareket edip doğruları konuştuğum için deme, yoksa dayak olayında ki gibi yine yalnız kalırsın, yine komik duruma düşersin.
E be uyanık kardeşim sen milleti kör, alemi sersem mi sanarsın.
Başkana sunduğun talep listenin kulübün kasasında durduğunu bile bile, hadi diyelim başkan gerçekten dövmüş olsa bile, nasıl böyle bir komediye cesaret edebiliyorsun!
Demez misin ki bu amatör tiyatro tutmaz ve de başkan çıkıp da bunları kamuoyu ile paylaşırsa halim nice olur diye.
Hem bu nasıl bir gözü dönmüşlük ki böyle, 5 yıldır Malatya’yı futbolda başarıyla temsil eden kulübün başkanına saldırırken her yolu mubah sayabiliyorsun kendine.
Çıkıp önceki belediye başkanına darbe çağırısı yaparcasına, alın kulübü bunun elinden dedin kimsenin sesi çıkmadı…
Başkana resmen bir örgütün üyesi dedin,
(İddia etmedin, resmen yaftaladın) yine kimse konuşmadı…
Bir menajerin sırf kulüpten yolunu bulamadığı için başkanı karalamak adına el altından verdiği sahte faturaları mal bulmuş mağribi gibi üstüne atlayıp yayınladın, buna da ses eden olmadı.
Ama bu son yaptığın artık başkanın mevzusu olmaktan çıktı, tüm Malatya’nın meselesi oldu.
Kardeşim şunu anla artık…
Bu kulüp birilerinin kulübü değil, Malatya’nın. Kimse buradan kendisine menfaat temin edemez. Kimse kulübün başkanı kendisini adam yerine koymuyor diye bu renklere çamur atamaz!
Bir sözümde başkanı eleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayan, beklendiği gibi bu konunun üzerine de balıklama atlayan şahıslara…
Bu adama ve onun zihniyetindekilere karşı en dik duruşu sergileyen ‘adam’dan hiç mi duruş dersi almadınız ki gidip bunların kayığına binip yalana dolana alet oldunuz? Tek kelimeyle yazıklar olsun!