Hayvanların birbirleriyle oynaması oyun kavramının insanlık tarihinden önce var olduğunu göstermektedir. Bu sebepten dolayı oyun, kültür kavramından daha önce var olmuştur. İnsanoğlu ise gündelik hayattan uzaklaşmak ve eğlenmek için oyun kavramını geliştirmiştir. Böylece oyun kültür kavramının içinde yer almaya başlamıştır.

Her toplumun kendine özgü oyunları vardır. Fakat oyunlar ne kadar farklılık içerse de tanımı ve amacı aynıdır. Belirli sorumluluklar yükler fakat ciddiyet içermez. İnsanoğlunun hayal gücünün, kurmaca yeteneğinin ürünü olan oyunun en önemli özelliği, başka bir amaç için değil kendi başına, kendisi için değerli olmasıdır

(kumar, bahis vb. oyunu taklit eden, oyun olmaktan çıkmış etkinliklerdir). Özellikle çocuk oyunları, oyun oynayan insanın (homoludens) en saf, yalın haliyle gözlenebileceği etkinliklerdir.

Oyun toplumsallaşmanın, insani gelişimin vazgeçilmez öğesi iletişimin en erken kanalıdır. Başka insanlara ihtiyaç duyduğumuz (onların takdirine, onlarla dayanışmaya veya mücadele etmeye veya onların hilesiyle başa çıkmaya) sürece oyunlara da ihtiyaç duyacağız. Ancak teknolojinin gelişip oyuncaklar değiştikçe oyun oynamanın anlamı da değişti. Artık oyunlar bilgisayar, tablet, akıllı telefon ve playstation içerisine sıkıştırılmışken, çocuklar da hareketsizliğe ve yalnızlığa mahkum edilmiş görünmektedir. Bu durum çocukların ve yetişkinlerin zihinsel gelişimini oldukça etkilemeye başlamış, hatta oyun bağımlılığı patolojik bir kavram olarak kabul edilmiş ve bugünün saatlerini oyun oynayarak geçiren çocuk ve gençlerinin, bırakalım oyun yoluyla sosyalleşmelerini, asosyalleşmeleri pedagojik bir sorun haline gelmiştir.

Gerçekliğin -teknolojik imkanlar sayesinde- başarılı taklit edilişine dayanan, sanal gerçeklik ortamları, kahramanları yaratan yeni nesil bilgisayar oyunlarının aynı zamanda küresel bir pazar, bir ticari rekabet alanı olması dikkate değerdir. Bir çok oyun küresel ağ üzerinden iletişim kurularak oynanmaktadır. Bu da yönetici/satıcı ile oyuncu (genellikle çocuk) arasında asimetrik bir ilişki anlamına gelmektedir. Hattın öbür ucundaki şirket birçok oyunla (oyun içinde oyunlarla, yani hilelerle) oyuncunun (çocuğun) heyecanını, hazzını istismar edebilecek konumdadır.

Oyun, kurallar bütünüdür bu kurallara uymayan ise oyunbozandır. Bu anlamda ahlak, hukuk, çeşitli ritüeller… kısacası insanın anlam yaratabildiği her yerde oyunun mantığını görebiliyoruz. Ne var ki, geç kapitalizm oyunu gerçek amacından uzaklaştırarak, oyunu kar amacının aracı haline getirerek oyun tanımından uzak bir kurgu oluşturmakta, oyunbozanlık yapmaktadır.

Böylece bir zamanlar mekana, topluma, kültüre sıkı sıkı bağlı olan oyun, bu değişen özellikleriyle gerçeklerden, gündelik hayattan ve kültürden koparak mekansızlaşmaktadır. Çocuk oyunlarındaki en önemli değişimlerden biri yüz yüze, göz göze ve dokunarak kurulan iletişimin oyun şarkılarının, tekerlemelerin hızla demode hale gelmesidir. Bugünün çocukları büyüdüklerinde çocukluk hatıraları olarak birlikte paylaştıkları saatleri, günleri hatırlamayacaklar. Çocukluk anıları büyük oranda yalnız ve oturarak geçirmiş oldukları saatlerden örülmüş olacak.

Öte yandan gerçek ile kurgunun sınırlarının kasıtlı olarak belirsiz kılınması temelinde oynanan oyunların, özellikle internet üzerinden oynananlar, çocuklara başka türlü tehlikelere de açık hale getirmektedir. Gerçek ile kurgu olanı ayırabilme, çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde aşama aşama gelişen bir yetenektir ve bilgisayar karşısında yalnız bırakılan çocuklar gelişen teknoloji, bu teknolojiyi kullanan yetişkinlerin niyetleri karşısında savunmasızdır.

Çocukların rahatlıkla ulaşabildiği oyunlar arasında intihara teşvik etmek de dahil garip talimatlar veren oyunlar çocukların istismarının araçlarına dönüşmektedir. Böylece Homoludens yazarı Johan Huizinga’nın kültürün temeli dediği oyunlar birer sosyalleşme, tinsel gelişme ve eğlence olmaktan çıkıp sorun dönüşmektedir.

Oyun, oyuncak ve oyuncu kavramlarında meydana gelen bu negatif değişim, Habermas’ın kavramlarıyla, “sistemin yaşam dünyasını istilası” çerçevesinde değerlendirilebilir.