ABD’NİN KALBİNDEN GELEN EMİRLER: NYT VE EKREM İ.

Son zamanlarda Türkiye’nin siyasi arenasında yaşanan gelişmeler, aslında çok daha büyük bir oyunun parçası. “Yahudi olmasam da Siyonist’im” diyen Joe Biden ve onun destekçisi olan, ABD’nin Siyonist lobisinin borazanı The New York Times… Bu gazeteler ve güç odakları neden durup dururken İstanbul’un belediye başkanına sahip çıkıyor?

NYT, yaptığı haberde aynen şöyle diyor:

“Erdoğan liderliğindeki Türkiye, İsrail’i tehdit eden başka bir ülke haline gelebilir. Bu yüzden Hamas’ı kınayan ve İsrail’in umudu olan İmamoğlu’na destek için, dünya daha fazla ses çıkarmalı.”

Bu sözler açıkça bir şeyin ilanı: Türkiye’yi içeriden kuşatmak isteyenler, kendi adamlarını sahaya sürmeye başladı. Emperyalizmin ve siyonizmin yeni silahı artık tank değil, medya ve “demokrasi” maskesi altında taşeron siyasetçilerdir.

CHP VE SİYONİST AJANDANIN KESİŞİM NOKTALARI

CHP’nin yıllardır Türkiye’nin milli duruşuna karşı aldığı tavırlar, artık tesadüf olmaktan çıktı. Ayasofya’nın müze yapılması vaadi, Hamas’ı terör örgütü ilan etmeleri, milli meselelerde sürekli Batı ve Haçlı ittifakının tezlerini savunmaları… Hepsi bir bütünün parçaları.

CHP, sadece bir siyasi parti değil, adeta Batı’nın ve Siyonist lobinin Türkiye’deki sözcülüğü görevini üstlenmiş durumda. Ekrem İ.’nin etrafındaki soygun çetesi, sadece para peşinde değil; aynı zamanda ideolojik bir taşeronluk görevi görüyor. Bu yapı, içerideki işgal kuvvetlerinin vitrini hâline gelmiştir.

JAMMER’LARIN GÖLGESİNDE SAKLANAN İHANET

İBB’de kullanılan 84 Jammer cihazı, sadece soygunu gizlemek için değil. Daha derin, daha karanlık ilişkilerin üzerini örtmek için kullanılıyor. Küresel çetelerle kurulan bağlar, alınan emirler ve verilen sözler… Hepsi bu cihazların arkasına saklanmış durumda.

Bu cihazlarla saklamaya çalıştıkları tek şey milyon dolarlık yolsuzluklar değil; Türkiye’nin geleceğini ipotek altına almaya çalışan bir ihanet şebekesinin varlığıdır. Bu sadece bir yolsuzluk dosyası değil, bir iç işgal belgesidir.

SİYONİZMİN YERLİ İŞ BİRLİKÇİLERİ: TÜRKİYE’DE BİR İHANET KOALİSYONU KURULUYOR

Türkiye, tarihinde belki de hiç olmadığı kadar büyük ve çok cepheli bir kuşatma altında. Sınırlarımız dışında yürütülen vekâlet savaşları yetmezmiş gibi, içeride de bir tür “dijital, ideolojik ve siyasi darbe girişimi” adım adım uygulanıyor. Bu kez tankla, tüfekle gelmiyorlar. Bu kez “gazetecilik” kisvesiyle, “insan hakları” maskesiyle, “demokrasi” ambalajıyla saldırıyorlar.

ABD’de Biden’ın desteklediği, “Yahudi olmasam da bir Siyonist’im” diyenlerin arkasına dizildiği medya organı The New York Times, İstanbul’daki bir belediye başkanına sahip çıkıyor. Neden? Çünkü onların ifadesiyle, “İsrail’in umudu” o.

CHP VE TÜRKİYE KARŞITI İTTİFAKIN STRATEJİK ORTAKLIĞI

Ayasofya’nın cami olmasına karşı çıkmaları, “Hamas terör örgütüdür” diyerek Filistin direnişini hedef almaları, Libya, Karabağ ve Doğu Akdeniz politikalarında Türkiye’yi değil, Batı’yı savunmaları…

Bu bir stratejidir. Bu bir ideolojik hizalanmadır. Bu hizalanma, Biden’ın açıkça ifade ettiği “Türkiye’deki muhalefeti destekleyerek Erdoğan’ı devireceğiz” planının parçasıdır. CHP’nin bugünkü kadroları artık sadece bir siyasi parti temsilcisi değil; küresel emperyalizmin, Siyonist planların Türkiye’deki ana taşeronudur.

BELEDİYELER ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN İÇ İŞGAL HAREKÂTI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bugün bir kamu kurumu olmaktan çıkmış, adeta dış güçlerin Türkiye’deki operasyon merkezi hâline gelmiştir. İçeriden bilgi sızdıran personelin ifşaları, ihalelerde dönen oyunlar, yurt dışı kaynaklı fonlar, terör örgütleriyle bağlantılı kişilere verilen görevler ve nihayetinde 84 adet Jammer cihazıyla kapatılmaya çalışılan karanlık alanlar…

Bu, milli güvenliğe açık bir tehdittir. Bu, “şehir devleti” anlayışıyla merkezi hükümeti bypass etmeye çalışan bir paralel yapı girişimidir.

THE NEW YORK TIMES: BİR MEDYA KURULUŞUNDAN ÇOK DAHA FAZLASI

The New York Times, sadece bir gazete değil; Amerikan derin devletinin propagandistidir. Irak’ta Saddam’a, Libya’da Kaddafi’ye, Suriye’de Esad’a yönelik kampanyaları hatırlayalım. Şimdi aynı yöntemle Türkiye’ye saldırıyorlar.

Bu gazetede “İmamoğlu, İsrail’in umududur” demek, sıradan bir ifade değil; bu bir itiraftır. Türkiye’ye operasyon çekilmektedir ve bu operasyonun içerideki ayağı, İstanbul’daki bir yerel yönetimle temsil edilmektedir.

TÜRK MİLLETİ UYANMALI: OYUN, OY VERMEKLE BİTMİYOR

Artık meseleyi sadece “seçim” ya da “parti” olarak görenler çoktan oyuna gelmiştir. Bu bir kurtuluş savaşıdır. Ama bu sefer cephe siperlerde değil, zihinlerde ve sandıklarda kuruluyor. Düşman artık üniforma giymiyor, takım elbise giyiyor. Slogan atmıyor, tweet atıyor.

Bu tehlikeye karşı Türk milletinin alması gereken bazı acil önlemler vardır. Bunlar sadece devletin değil, her bireyin uyanıklığını ve kararlılığını gerektirir.

TÜRK MİLLETİNİN ALMASI GEREKEN STRATEJİK ÖNLEMLER

1. Milli Şuurun Canlandırılması: Genç kuşaklar ideolojik bağışıklık kazanmalı. Eğitim sistemine milli bilinç yerleştirilmeli.

2. Fonlu Medya ve STK’ların Denetlenmesi: Yabancı fonlu yapılar kapatılmalı veya denetime alınmalı.

3. Yerel Yönetimlerin Milli Güvenlik Statüsüne Alınması: Belediyeler denetlenmeli; yerli ve milli çizgiden sapma engellenmeli.

4. Sosyal Medya Temizliği: Dijital vatan savunması başlamalı. Algı operasyonları tespit edilmeli.

5. Ekonomik Bağımsızlık: IMF ve benzeri yapılardan kopulmalı; milli üretim desteklenmeli.

6. Milli Eğitimde Reform: Ahlakî ve millî değerlere dayalı yeni müfredat hazırlanmalı.

7. Siyasi Temizlik: Küreselcilerin sözcüsü olmuş isimler tasfiye edilmeli.

8. Dış Güçlerle İrtibatlı İsimler Yargılanmalı: Kim Türkiye’ye operasyon çekiyorsa, hesap vermelidir.

BU OYUNU BOZMAK MİLLİ BİR GÖREVDİR

Türkiye, sadece iç siyasetteki bir iktidar mücadelesi yaşamıyor. Küresel güçlerin ülkemizi yeniden dizayn etme planları artık açıkça sahada. NYT’nin desteklediği, Biden’ın arkasında durduğu bir siyasi figürün Türkiye’yi nereye götüreceği bellidir.

Bu oyunu bozmak, sadece iktidarın değil, her bir Türk vatandaşının görevidir. Çünkü mesele sadece bir seçim meselesi değil; bir beka meselesidir.

Milli duruş, sadece lafta değil, eylemde de kendini göstermelidir. CHP’nin ve onların arkasındaki küresel odakların planlarını görmek, anlamak ve buna göre pozisyon almak zorundayız. Çünkü bu topraklar, bin yıllık bir hesaplaşmanın merkezindedir.

UNUTULMAMALIDIR Kİ,

“İçeriden fethedilmeyen hiçbir kale, dışarıdan alınamaz.”

“Kendi içindekini temizlemeyen millet, dışarıdan geleni asla yenemez.”

“Bu savaş bir iktidar mücadelesi değil, bir varlık-yokluk savaşıdır.”

SAYGILARIMLA!