21 yaşında bir kadın öldürüldü.
Kübra Güngör…
Yaşadığı o anı düşünün:
Karşında cani bir adam.
Elinde silah…
O an Kürba Güngör’ün yaşadığı endişeyi düşünün.
Belki de sadece 1 yaşındaki oğlunu düşünüyordu.
Kim bakardı ona?
Kendisi ölecek miydi?
Belki de hepsi bir şakaydı.
Hemen ölmüş müydü, yoksa hayatta kalmak için, oğlu için mücadele etmiş miydi?
***
Peki, cani koca ne düşündü?
“Kübra’nın ölmesi lazım.”
Neden?
Çünkü sen sadece kendini düşünen, aptal, bencil, sözde adam, sözde delikanlıydın.
Çünkü sen başkasının hayatı için güya söz hakkına sahiptin.
Çünkü o 1 yaşındaki çocuk annesiz nasıl yaşar, bunu hiç düşünmedin.
Çünkü sen beyinsizin tekiydin.
Çünkü sen namusunu düşünüyordun.
Olmayan namusunu…
***
Kadına şiddet için kolları sıvayın artık.
Lütfen…
Kadına şiddeti İslam’a uygun olarak nitelendiren insanları medyadan silin.
Kendi tecavüzcüsüne aşık olan karakterleri romanlardan silin.
Sosyal medyada kirliliği silin.
Dizilerde kadının bir insan olduğunu vurgulayın.
“O da mini etek giymeseydi” diyen insanları pohpohlamayı bırakın.
Kadın aciz değildir.
Kadın muhtaç değildir.
***
Ne güzel demiş Neşet Artaş:
“Kadın insandır, biz insanoğlu.”
***
Ölürken bile belki çocuğunu düşünen kadın, öldürürken sadece kendisini düşünen kocaya kurban gitti.
Gözyaşlarıyla izlediğiniz tüm o film ve dizi sahnelerinden daha gerçek, en gerçek acı…
Kadın kendine yeter, siz kendinize çekidüzen verin.
Ve lütfen duyarsız kalmayın…