Umarım hatırlarsınız:
MÜLTECİLER Mİ MİRASÇILAR MI ?
Umarım hatırlarsınız:
İstanbul’da bir lokantalar zincirinin sahibi olan 50 yaşındaki Suriyeli Nizar Bitar: “Çanakkale’de 70 bin Suriyeli şehit olmuş. Onu bil, sonra bize ‘defol’ de. Bazıları ‘o zaman Osmanlı vardı’ diyor ama o mirası siz aldınız; biz almadık ki. Biz öldük, mirası siz aldınız; neden biz almıyoruz da defolup gidiyoruz.” demişti.
Ne zaman demişti?
2016 yılının temmuzunda.
2016 yılının temmuz ayında başka ne olmuştu?
Devlet yönetimine kast edilmişti. (Mültecilerin encüretkar oldukları 1. dönem)
Cürete bakın! Dedem savaştı öldü, mirasını siz yiyorsunuz diyor.
Adam açık açık “Ben Türkiye Cumhuriyetinin mirasçısıyım” diyor.
Sonrasında ne oldu bu adama? Lokanta zincirlerine birer halka daha ekledi!
Ünlü tarihçi İlber Ortaylı “70 bin Suriyeli şehit” gündemi ile ilgili ulusal bir gazeteye verdiği bilgide şu ifadelere yer verdi: “Şişirme onlar… Suriye’den asker alındı ama onların Çanakkale’ye gittiği doğru değildir. Çünkü askeri oradan getirmek çok zor. Kürtler için de aynı şey geçerli. Kürt yok orada… Yahudi var, Rum var. Sevkiyat zor. İmparatorluk büyük, Suriyeliler de savaştı tabii, başka cepheler var onlara yakın, Hicaz gibi … Bunlar İmparatorluk’un insanları, fazla dokunmayın. Suriyeliler için de öyle bir duygu var yani…”
Onlar da Osmanlı torunları, Çanakkale şehitleri, milli mücadele kahramanları… kafa yapısına hak veren çok bu memlekette. Zaten cesareti de buradan alıyorlar. Aklında olmayan eşeğin aklına da karpuz kabuğu getiriyorlar.
Çanakkale’de birkaç yüz tane anıtın üstünde “Şam” yazıyor diye kimseye veraset ilamı yeniletecek değiliz!
Bu mantığa göre “Kore, Yemen gibi birçok yerin mirasçısı da benim” diyorum. “Olur mu öyle saçma şey?” diyorlar!
Azıcık tepki gösterdiğimizde geviş getirmeye başlıyorlar:
Vay efendim biz misafirperver toplummuşuz.
Evet öyleyiz! Senin uyduruk testine mi kaldı benim misafirperverliği mi değerlendirmek?
İddia ediyorum: bunu söyleyen gerzeklerin evinde 10 yıl değil 10 gün misafir kalsa onuncu gün gözleri kaşları ayrı oynar.
Şimdi cüretkarlıklarının tavan yaptığı bir ikinci döneme girdik. Satırlarla döner bıçakları ile toplanıp gövde gösterisi yapmalar, gasplar, hırsızlıklar, dayaklar, yumuşatılmaya çalışılan cinayetler, tacizler, tecavüzler, istismarlar… başımızı çok ağrıtacak gibi görünüyor.
Bu durumlara münferit birkaç olay diye kimse ahkâm kesmesin. Sizin karınıza, kızınıza, ananıza bacınıza tasallut olurlar. Birileri münferit olay deyip sizin yaşadığınız buhranı görmezden gelir, zorunuza gider…
Çözüm önerim:
Daha önce söyledim yine söylüyorum; 18 ile 65 yaş arasında herhangi bir bedensel ve zihinsel engeli olmayan veya bakıma muhtaç olmayan tüm erkekleri gönderelim memleketlerine. Yoksa demografik çatlağın ve çatlağın genişlemesinin önünü alamayız!
Bu mirasçılık meselesine birçok mülteci kendini inandırmış. Hadi onlar kendilerini inandırmış da bizim bazı şaşkalozları da ikna etmişler
Korkarım yarın yine bir milli mücadele daha gerekse olan bu mirasçılar ve mirasyedilere değil bana ve torunlarıma olur!
Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…