Unutulan veya unutulmaya yüz tutan kelimelerimiz, deyimlerimiz, vecizelerimiz; bunları bizden sonraki kuşaklara aktarmak ve her zaman olmasa da dost meclislerinde kullanmak hepimizin görevi diye düşünüyorum.

Malatyalı başka illerden farklı nasıl bir dilkullanıyor ona bir bakalım.

Malatyalı çalışan birini gördüğünde, " golay gele gardaş" dediğinde "golaysa başına gele" diyendir, Hatice'ye "Haççe" , yılana "ilan", lüks kelimesine " lüküs" saate "sahat", rezile "irezil" ,alkış çalmaya "çapik çalma", havaya "eyem " , karyolaya "garyola", derhal yerine "össahat", tavşana "davışan" , uzağa "ırağh " vebali boynuna yerine "nabalı boynuna", gerçek mi yerine "essah mı" sümüğe "hırnik" ağzı burnu akan birine, "ula hırnigin şorigine garışıyı", bu sefer yerine "bu gafle", demin yerine "deybeyağh" sevdiği birini gördüğünde "ana gurban verene" diyendir.

"Az galıyı galbim yerinden fırlaya, ellaham kötü bi haber alacam" diyen biri mutlaka Malatyalıdır. Biri hakkında yanılmışsa "gavunmu ki ünü goğhlayam" , hiç bir işe yaramayan biri için "pisik poğhu eme yarar mı", çok zayıflayan biri için "gözleri hortige düşmüş", misafirliğe gidip arkasından yeni misafirler geldiyse "anam harigini mi sürüttün " , işleri iyi giden birine "bu dünyada işin iş, ahğrette poğhu çığhmazsa", naneye "anuhğ", boş gezene "galdırım müyendizi" birisinin isabetli işinde "körün daşı işte" küçük apdeste "coco " diyen biri kesin Malatyalıdır.

Cahile "cahal" diyen, sarışına "bozo" diyen, civcive "cücük", ağzı eğri birine "kemçük ağızlı", yemek kepçesine " çömçe", yuvarlanmaya "debelenmek" ayakta durmaya "dom durmağh", oturmaya "çoç etmek ", bitişiğe "him hime", çok yiyen birine "haftar", boğaza "hırtlek" yavaş yavaşa "mıt mıt" kim diyebilir ki tabi ki Malatyalı.

İnatçı birine kim "akis" der ki, tabi ki üşenmeye "erinmek" diyen.

Ölmeye "geçinmek", vantilatöre "fırfırik", zorda kalmaya "gamanmağh", kuluçkaya yatan tavuğa "gurka yatmak", su kaynağına "göze", mantara " göbelek ",çöpe "zibil", yumruğa "zumzuğh", sopaya "zoppa ", kovaya "sitil", inekleri bırakın yerine" inekleri sepleyin ", çamaşır tokacına "köpüç", kümese "pin", kediye " pisik ", diyen biri sizce nereli olabilir? Elbette Malatyalı.

Öç almaya "hayf alma", dantele " tentene", kaplumbağaya " tosbağa", büyük leğene "teşt", hamile hayvana "guzlacı", sürülmüş tarlaya "tapanlanmış", yağmur oluğuna "çortun", boş gezene "avara gasnağh gibi dönüyü", eskimeye "nezelme" diyen biri kesin Malatyalıdır.

İçi kof çıkan cevize "içi fıs çıktı", önlüğe "bervenik", baştan savma bir şey görüp de, her şeyiniz "ayın oyun" olmuş, diyise tartışmasız Malatya'lıdır. Bir şahsa kin duymaya "onu kefliyim gösterecem ben ona", sebzeye "zebze", vişneye "fişne", maaşa "mayiş", asma yaprağına "tevek", yengece "çıyan" hele de kızdığında "garnağıssı" diyse ona hemşehrilik beratı vermek gerekir.

Divana" makat", tipi bozuk birine "mosturalığh", hapşırmaya "pıskırmak", sulu olana"cıvığh", kibirli olana "gaburgası galın", birini çok pohpohladıklarında" yeter koltuğuna verdiğiniz", neremi neremi gibi saçma şarkılar duyduğunda" ossur ossur ipe düz", her şeye itiraz eden gelinler için"anam bi dili var papuç gibi", kendin pişir kendin ye"sen saha büşür, sen saha ye", kendine iyi bak yerine" sen saha mugayyet ol" diyen biri kesin hemşehrimizdir.

Çok yorulduğunda "uy anam ayağhlarıma gara sular endi ", masala " matal", gereksiz acele edildiğinde" noluyu ha noluyu,ula dabağhanaya poğhmu yetüştüreceksiniz", çağalar ısrarla bir şey isteyip aldırmışlarsa " noldu, başınız göge erdi delmi " diyise, sevdiği bir çocuk gördüğünde " ana gurban verene çağam nediysin " diyise, şaşırdık yerine "ayın beyin olduğh " diyise, merdivene "ayağhcah" paltoya "sakko", küreğe "egiş", patlıcana "balcan", dükkana "tükan", diyise ona heç nerelisin diye sormayın.

Çocuğa "çağa", yüzmeye "çimme", kilota "tuman", toprağa "torpağh" darma dağın etmeye,"efin tefin etme", acayip yerine "arbet aşeret", geçen seneye "bıldır", çok çabuk gel yerine "çar çapik gel", bitişik komşuya "him gonşu" kaygan yere "sırpıncağh",yıkanmaya "yunma ", biriyle dalga geçmeye "zaklanma ", işsiz güçsüz birine "zırtapoz", herhalde yerine "zahar", yan yan yürüyene "yanpeş", eşek sıpasına "kurik" diyen biri nereli olabilir ki?

Salyangoza kim "hozelek" der ki, rezil olmaya "malamat olma", kedi yavrusuna "manuğh", havuca "pirçekli", hatıraya,"teberük ", hizmetçiye "totaba ", içinde el yıkanan küçük leğene, "silepçe", biraz kıskandıysa "ben haneyin picimiyim", oğlunu kızını evlendirmiş ama hala onlara yardım ediyorsa "oğlan yetir, gız yetir, gene mitili sen götür", kızdırılınca "boynun altında gala", mısıra "gilgil", kocaya "gişi", asma kata "musandere", havluya "marğama", çok kısa birine "gıllik", iç cebine "göncük", yeni doğum yapmış kadına "dığasken", hindiye "culuğh", diyise,

Gübreye "ağhbun", ondan sonraya "andana", koşmaya "çapma ", süzgeçe "kemis" kötü berbat bir şeye" soyğha", "töremeyesin belekim gine gayfeye mi gidiysin", diyen, yüzünüz güle, yüzün ağ ola,ömrünüz uzun ola, gadan baa gele, diyen biri Malatyalının hasıdır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...

Selam olsun Malatya'nın güzel insanlarına...