Kadim Şehir ‘’Bal Ülkesi’’ Şehir (Hititçe) olan Malatya Asrın Felaketi’nde büyük bir yara aldı.
Canları gitti. Malları talan oldu. Şehir modern kent görünümünden kayıp şehir hüviyetine büründü.
Gün geldi suları kesildi; gün geldi elektrikleri olmadı; şehir karanlığa mahkum oldu.
Ağıtlar yürekleri dağladı. Bazıları travmayı unuturuz düşüncesi ile şehri terk etti. Bazıları siyasi ve maddi kayıpları olduğu için ‘’Terk-i Diyar’’ ettiler.
Meşhur; ‘’Sessiz Gemi’’ şiirinde;
"Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden."
Evet gidenler memnun ki dönmüyorlar memleketlerine…
Gönlü memleket sevdası ile dolu olanların bir çoğu gitti, gelmek istiyor lakin gelip şehri gördüklerinde gelesi gelmiyorlar. Yürekleri istemelerine rağmen…
Giden mutsuz, kalan çaresiz..!
Şehir çamurlu, güneş doğunca asbest tozu ve sis her yeri kaplıyor. İçim içim yanarak dönmek istemiyorlar.
Görmek istedikleri manzara bir insanlık ve birazda toparlanmış olan bir şehir…
Görüyorlar mı, görmüş olsalardı dönerlerdi.
Çarşı pazara çıktığında her şey ateş pahası, aynı özellik ve kalitede farklı farklı yerlerde bambaşka fiyatlara, neye el atsan yanıyor elin,
Sosyal medya da bazı eleştirel açıklamaları okuyoruz. Kimileri safiane eleştiri yapıyor kimisi vurun abalıya… modunda…
En çok dikkati mi çeken; ‘’kepçe adaleti, selfi diplomasisi, ve hayırlı cumalar’’ mesajları ötesi yok.
Bu eleştiriler sadece memlekete hizmetin aksaması babında olduğu kadar, siyasi bir öc alma ile de iltisaklıdır.
Deprem sonrası memleketin imar, inşa ve ihyası yönünde çabaları olan herkes alkışı hak edendir.
Malatya ile aynı akıbeti yaşayan Adıyaman’da her mahalle ve camii yanında dayalı döşeli çok amaçlı bir taziye evi bulunur. Malatya’da ise taziyeler gar, gış, gıyamette dahi çadırlarda yerine getirilir. Bu durum bugüne kadar kimseyi ne rahatsız etmiş ne de kimsenin aklına gelmiş…
Büyükşehir tabelasına yakışmayan bir durumdur bu…
Son zamanlar da yalnızca MAGİNDER başkanı ve yönetim kurulu üyelerini rahatsız etmiş olmalıdır ki, taziye evi ve çok amaçlı salon projesine destek olacaklarını beyan etmişlerdir.
Böyle kıymetli projelere herkesin destek olması elzemdir.
Bu projeler semt konakları, mahalle kültürlerine uygun olarak sosyal faaliyetler ve kütüphane gibi durumlar içinde mükemmel olacaktır.
Sosyal medya tartışmalarını ‘’Eşek ile Kurt’’ hikayesinde ki, tartışmalara benzetiyorum.
Deprem sonrası şehrimizde ölenler olduğu gibi yaşayıp ölenlerinde hatırı sayılır bir potansiyeli var.
Şöyle özetlenebilir; ‘’her yaşayan sağ sayılmaz, diri diri ölende var. Derdi bilinmesin diye, güle güle ölende var’’.
Bu durumları yaşayanları tebrik etmek gerekir.
Malatya’da neler mi oluyor:
Hem sosyal yaşantı hem sosyolojik ve demografik dengelerde gerileme var.
Beyin göçü hatırı sayılır bir rakamda…
Kısır döngü çatışmalar tavan yapmış…
Şehir kent mozaiğini kayb ediyor.
Sosyo kültürel yaşamda gerileme var.
Esnaf, siyasi ve toplumsal ahlakta gerileme var.
Deprem sonrası göçler ile Büyükşehir ünvanını kayb etme tehlikesi var.
Deprem kayıplarını milleti zor durumda bırakacak hamleler ile telafi etme gayreti var.
Kira ve fiyat artışları çok dengesiz, rezerv alan desen muamma… Şehrin çarşı planı kamp gibi, dükkanlar küçük eleştirisi…
Vatandaş isteklerine ulaşmak için karaborsa vari yöntemler ile ulaşıyor. Bu da yüksek maliyeti beraberinde getiriyor.
İş ahlakı yerlerde… yollar çamur ve toz, sular temiz değil,
Siyasi beklenti gün be gün azalıyor. En son Ak Parti Kongresinde gördük.. Bu şehri temsiliyet noktasında yalnızlaştırdılar. Millet muhatap bulamıyor. Esnaf ağlıyor. Halk ağlıyor. Yetkililer selayet peşinde…
Ez cümle; Malatya da olumsuzluk adına ne varsa yaşanıyor; hiçbir şey yolunda gitmiyor.
Başta Sami Er olmak üzere bütün sorunlara çözüm bulunması, temennisi ile kalın selametle…