Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Saliha Bulut, el emeği göz nuru ürünlerin kazanca dönüştüğü 18 yıllık serüveni ve kadınların sosyal gelişim yolculuğunu Busabah Medya’ya anlattı.

Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi, Malatya’daki kadınların hem ekonomik hem de sosyal alanda güçlenmesi için çeşitli projeler yürütmeye devam ediyor. Kadın Meclisi Başkanlığı ve 18 yıllık "İnci Çeyiz" projesinin koordinatörlüğünü üstlenen Saliha Bulut, Malatyalı hanımlara sundukları geniş hizmet yelpazesini paylaştı. Aile içi iletişimden hukuki desteğe, sağlık taramalarından el emeğinin kazanca dönüşmesine kadar birçok alanda rehberlik ettiklerini belirten Bulut, kapılarının tüm kadınlara açık olduğunu vurguladı.
Kadın Meclisinin çok geniş bir çalışma alanına sahip olduğunu ve her hafta kesintisiz programlar düzenlediklerini ifade eden Saliha Bulut, çalışmalarının felsefesini şu sözlerle özetledi:
"Kent Konseyinde kadınlarımıza hizmet etmekteyiz. Bilgilendirme çalışmalarımız, sağlık çalışmalarımız oluyor; kanser taramalarından tutun da madde kullanımına, şiddete ve aile içi sorunlara kadar pek çok konuya eğiliyoruz. Aile içi iletişim başta olmak üzere danışmanlık ve psikolojik destek de dahil pek çok alanda hizmet veriyoruz. Her hafta hanımlara bilgilendirme noktasında hizmet ediyoruz. Kadınlarımızı ne kadar fazla bilgilendirebilirsek, o kadar güzel bir hizmet vermiş olacağız."
PROJELER DÖNEMSEL DEĞİL HER YIL TEKRAR EDİYOR

Yürüttükleri projelerin dönemsel olmadığını, her yıl katlanarak büyüdüğünü belirten Bulut,
“Bizim programlarımız yapılıp bitirilen türden değil, her yıl tekrar eder. Mesela kanser taraması ya da kanser hakkında bilgilendirmeler, madde bağımlılığı ile mücadele çalışmaları her yıl düzenli olarak yapılır. Çünkü bunlar unutulup kenara atılacak programlar değil; aksine gittikçe genişleyen bir yapısı var. Üyelerimiz köylerden, ilçelerden ve Malatya merkezden geliyor; yani sadece tek bir bölgeye hitap etmiyoruz. Bizim için başvuran kişinin sadece kadın olması yeterlidir. Bu çatı altında olan insanların dini, dili, ırkı bizi ilgilendirmiyor. Biz sadece 'Kadın kadına beraber ne yapabiliriz?' sorusunun peşindeyiz ve bunu uygulamaya çalışıyoruz"
şeklinde konuştu.


"PAZAR PARAM, EKMEK PARAM ÇIKTI" DİYEN KADINLARIN ŞEVKİYLE BÜYÜDÜK
İnci Çeyiz projesinin doğuş hikayesini ve kadınların ekonomik hayata katılımını anlatan Bulut, projenin tamamen gönüllülük esasıyla yürüdüğünü dile getirerek,
"İnci Çeyiz 18 yıllık bir proje. Bu nasıl ortaya çıktı diyecek olursanız; pazarda hanımlar ellerindeki ürünleri değerlendirmeye çalışıyorlardı. 'Bu ürünümüzü alın' diyorlar, karşılığında da para yerine mutlaka başka bir ürün alıyorlardı. Para kazanma durumları yoktu ve kendileri direkt pazara çıkıp satış yapamadıkları için çok mağdur oluyorlardı. Ürünlerini elden birilerine vermeye, rica minnet kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Bunun üzerine biz İnci Çeyiz’i oluşturduk. İnci Çeyizimizde resmi olarak görevli çalışanlarımız var ve satışları onlar gerçekleştiriyor. Hanımların sadece ürünü getirip bize teslim etmeleri yeterli oluyor"
ifadelerine yer verdi.

Ev kadınlarının üretime dahil olma sürecini yakından takip ettiklerini belirten Bulut, fiyat politikalarındaki hassasiyeti şu cümlelerle aktardı:
"Ürünü getirip bize teslim ediyorlar, biz alıp dükkanlarımıza koyarak satışını yapıyoruz. Bunun neticesinde her ay hem satılan ürünlerinin parasını almaya geliyorlar hem de yeni yaptıklarını bize getiriyorlar. Bu süreç sabah erken saatlerde başlayıp akşam saat 17.00'ye kadar devam ediyor. Tabii ki herkes ticaret erbabı değil; ne gider, ne satılır tam olarak bilmiyorlar. Ama biz sırayla ilerliyoruz; önce kızları gelin ediyoruz ve çeyiz hazırlıyoruz, daha sonra gelin ettiğimiz kızlarımız bebek bekliyor ve bu kez beşik kısmına geçiyoruz. Şu an Türkiye’nin her yerine, İstanbul'dan Antalya'ya kadar ürün gönderiyoruz. Hatta Almanya’dan müşterilerimiz var; her yıl geldiklerinde kolundaki bileziği bozdurup buradan alışveriş yaparak gidenleri biliyoruz. Ürünlerimizi alanlar hem üreten kadınlara katkıda bulunmuş oluyor hem de piyasaya göre daha uygun fiyata çeyiz edinmiş oluyor. Piyasayı kontrol ederek; ip fiyatlarına ve kullanılan malzemelere göre tamamen makul bir durum ayarlıyoruz. İnternette ederinin çok üstünde fiyatlar koyabiliyorlar ama bizim fiyatlarımız alıcıyı korurken satıcıyı da mağdur etmeyecek şekilde çok makul."
Projenin kendisi için manevi bir tatmin olduğunu vurgulayan Saliha Bulut,
"Biz bu projeyi ilk oluşturduğumuzda, hanımlar gelip 'Pazar param çıktı, ekmek param çıktı' dediler. Bu geri dönüşler bizi işimize daha da şevkle bağladı. Aslında her yere dağılması ve her kentte uygulanması gereken çok güzel bir sistemimiz var. Ben burada tamamen gönüllü olarak çalışıyorum. Herhangi bir maaş almıyorum; kadınlarımızın bir 'Allah razı olsun' demesi bizim için en büyük ücrettir. Tek kuralımız var; hazır ürün kabul etmiyoruz. Satılan her şey tamamen el emeği, göz nuru olmak ve çeyize hitap etmek zorunda"
diye konuştu.

SOSYAL ETKİNLİKLER, HATİM PROGRAMLARI VE OBEZİTEYLE MÜCADELE
Kadın Meclisinin sadece bilgilendirme ve üretimle sınırlı kalmadığını, kültürel ve sağlık odaklı çalışmalarla da öne çıktığını belirten Bulut,
"Hanımların sadece bilgilendirilmesi yetmez, onları psikolojik olarak da beslemek gerekiyor. Bu amaçla piknikler, geziler ve il dışı turları düzenliyoruz. Öyle ki hayatında hiç il dışına çıkmamış hanımları gezilere götürüyor, hanım hanıma eğlenceli zamanlar geçiriyoruz. Bunların yanı sıra manevi programlarımız da var. Sınırlarımızda vatanı koruyan askerlerimize dualarla eşlik etmek amacıyla başlattığımız hatim programlarımız bulunuyor. Ayrıca 6 Şubat depremlerinde çok sayıda vatandaşımızı kaybettik, konseyimizden de deprem şehidimiz vardı. Hem kaybettiklerimiz hem de şehitlerimiz adına her yıl düzenli olarak hatimler okuyor, bu hatimlerin dualarını bir camide toplanarak yapıp ruhlarına hediye ediyoruz. Bir diğer çalışmamız ise sağlık alanında. Günümüzde obezite oranları her geçen gün artıyor. Bu konuda da hanımlarımıza destek olmak için bir diyetisyen davet ediyoruz. Diyetisyen eşliğinde hanımlarımızın kilo vermesini sağlıyor, en çok kilo veren hanımımızı da ödüllendiriyoruz"
ifadelerini kullandı.
"KAPIDAN KORKARAK GİREN KADINLARIN ÖZGÜVENLE ÇIKTIĞINI GÖRÜYORSUNUZ"
Malatyalı kadınların bu meclise katılması için hiçbir zorluk bulunmadığını söyleyen Saliha Bulut, katılım sürecini ve kadınlar üzerindeki vizyoner değişimi şu sözlerle anlattı:
"Kadınların meclisimize katılması için sadece gelmeleri yeterli. Herhangi bir ücret ya da kendilerinden maddi bir beklentimiz kesinlikle yok. 'Ben bu işte varım ve kendimi geliştirmek istiyorum' demeleri kafidir. Gelecekler, bir üyelik formu dolduracaklar; sonrasında biz mesaj yoluyla kendilerine ulaşıp toplantı ve etkinliklerimize davet edeceğiz. Tamamen kendilerini geliştirmeye yönelik bir süreç işliyor. Programlarımızda konusunda uzman, çok değerli hocalarımızı konuk ediyoruz. Kadın Meclisimize ya da İnci Çeyiz’e ilk kez kapıdan giren bir hanımın o tedirginliğini, korkarak yaklaşmasını; ardından 1, 2, 3. programdan sonra kendisine güvenen, özgüveni artmış, ne yapacağını bilen ve ayaklarını yere daha sağlam basan bir kadına dönüştüğünü kendi gözlerinizle görüyorsunuz. Ayrıca kadınlarımıza hukuki destek de sunuyoruz. Hukuksal programlarımızın yanı sıra boşanma aşamasındaki ya da haklarını savunma noktasındaki hanımlarımıza rehberlik ediyoruz. Program yelpazemiz güncel olarak kadınların neye ihtiyacı varsa onu kapsıyor. Herkesi meclisimize bekliyoruz; buraya gelen her kadın mutlaka kendinden bir parça bulacaktır."
“HAYATIMIZ DEĞİŞTİ, EV EKONOMİSİNE CAN GELDI”
Kadın Meclisi ve İnci Çeyiz’in kapısından içeri girdikten sonra hayatında yepyeni bir sayfa açılan Malatyalı hanımlar, bu çatı altında buldukları huzuru, arkadaşlık ortamını ve elde ettikleri ekonomik kazancı tüm samimiyetleriyle paylaştı.
Yaklaşık 15 yıl önce bir yakınının tavsiyesiyle projeye dahil olan Emine Karadağ, ev hanımlığından üretime uzanan başarı hikayesini şu sözlerle anlattı:
“Ben 15 sene önce evde kendi halimde örgü örüyordum. Bir akrabam vesilesiyle Saliha Hanım ile tanıştım ve o günden sonra hayatım çok daha renkli bir hal aldı. Evdeki boş vakitlerimin tamamını artık örgü örerek değerlendiriyorum. Buraya gelip ürünlerimizi teslim ediyoruz ve aylık düzenli satışlarımız oluyor. Sadece üretimle de kalmıyoruz; hafta içi düzenlenen sosyal ve kültürel etkinliklerin tamamına aktif olarak katılıyorum. Buraya getirip satılan ürünlerim sayesinde hem ev ekonomisine katkı sağlıyorum hem de en azından kendi cep harçlığımı çıkarıyorum. Burada olmaktan çok memnunum.”

“HEM GÜZEL BİLGİLER EDİNDİK HEM DE SOSYAL DAYANIŞMAYI ÖĞRENDİK”
Uzun yıllardır projenin aktif bir parçası olan ve sağlanan sosyal ortamın önemine dikkat çeken Nevin Er ise duygularını şu cümlelerle aktardı:
“2013 yılından beri bu güzel ailenin, buranın resmi bir üyesiyim ve düzenli olarak ürettiğim el emeği ürünlerimi getiriyorum. Meclis bünyesinde düzenlenen tüm bilgilendirici programlara katılım sağlıyorum. Başkanımızın ve hocalarımızın sayesinde gerçekten çok kıymetli bilgiler edindik. Sadece kendimizi geliştirmekle kalmadık, aynı zamanda çok güzel gelirler de elde ettik. Ama buranın bize kattığı en büyük değer para değil; burada çok güzel bir arkadaş ortamı, muazzam bir sosyal dayanışma ve samimi bir bağ var.”




