Şehirlerarası yolculuk yapmışsınızdır mutlaka.

O halde kamyoncu lokantalarını da bilenleriniz vardır.

Koca koca kamyonların, TIR'ların park ettiği kocaman park yerlerinden sonra bulmakta zorlanacağınız küçüklükteki salaş, köhne, sıcak mekanlardır.

Karayollarındaki lokantalar gibi cıvıl cıvıl değildir buraları.

Çocuk sesi duyamazsınız.

Kadın görmeniz de pek mümkün değildir.

Buralar er meydanıdır çünkü.

Geceleri dolar taşar buraları.

Diğer lokantalarda selamınızı kimse almaz, afiyet olsun dilekleriniz havada kalır, kimse kimsenin suratına bakmaz, herkesin acelesi vardır ve herkes asık suratlıdır.

Buraların yemekleri bol kepçe ve daha lezzetlidir; kötü yemek olmaz, çünkü müşterisi daimidir.

Genellikle ortada kocaman bir odun sobası gürül gürül yanar ve gelenler önce soba etrafında ısınıp, kısa bir arkadaş sohbetinden sonra siparişler verilir daha sonra sohbet ve muhabbetle, yemeğe geçilir.

Herkes birbirini tanır, selamlaşır, sohbet eder, aynı anda konuşan bu kadar insan nasıl anlaşır hayret edersin.

Hepsinin bir tek ortak gayesi vardır o da sırtındaki yükü kazasız belasız indirmek ve ailesine yuvasına kavuşmak.

Selamların, sevgilerin, dertlerin, sevinçlerin paylaşıldığı, ellerin yüzlerin soğuk, kalplerin sıcak, buram buram insanlık kokan mekanlardır buralar...