Geçen gün kadim stadımız, İnönü Stadyumu’nun önünden geçerken, stadın bir süre sonra yıkılacağı düşüncesi ile bir an içimin burkulduğunu ve garip bir üzüntüile sarsıldığımı hissettim.

Nasıl burkulmasın ki,insanın hem çocukluk hem gençlik hem de olgunluk dönemi anılarıyla dopdolu bir mekanın misyonunu tamamlayarak yıkılacak olması, yerine kim bilir nelerin yapılacak olması, üzülmek için yeterli bir sebep değil mi?

İnönü Stadı’na çok emekleri geçen rahmetli Osman Çağlı, nam-ı diğer Mıh Osman abim stadın nasıl zorluklarla, nasıl imkansızlıklarla yapıldığını anlatırdı. Stadın hafriyatını taşıma işini alan kişinin Tillo İsmail lakaplı hemşehrimizin olduğunu ve bu hafriyatın katırlarla taşındığını anlatırdı. Hafriyatı katırlarla taşınan inşaatın, kazı işleminin neyle yapıldığını söylemeye gerek yok sanırım.

Dış duvarları da müteahhitliğe yeni başlayan Nurettin Soykan'ın yaptığını anlatırdı.

Hey gidi günler hey! Zar zor bir stat yapılmış fakat kapalı tribün yapılmadan ödenek bitmiş ve kapalı tribün olmadan amatör maçlar oynanmaya başlanmış.

Altmışlı yılların ortaları, henüz Malatyaspor kurulmamış, fakat o kadar kaliteli amatör takımlarımız var ki, açık tribün tamamen doluyor ve zevkle kıran kırana maçlar seyrediyoruz.

Kimleri seyrettik kimleri o statta! Hava Gücünden Mango, Ayı Mümtaz, Çete lakaplı Tuncer Şekerci, Hosurafoğlu Vedat, Kel Aziz, Erol Güven, Karga Şahin, Enver, Doğan Dedenin torunu Haşim, Kürt Musto, Cengiz Al, Cimi, Erdal Karabağ, Palo Mehmet, Şahin Özyavuz, Aboş, Kaptan Çetin, Gaval Yusuf, Rıza Gerçeker, Şahabettin Kolukısa, Hüseyin Bülbül, Minik Ahmet, Feyyaz, Yusuf ve daha kimler kimler...

Ve geldik 1966 yılına, Adafı, Hürriyet ve Coşkunspor'un, Akınsporailtihak etmeleriyle kurulan Malatyaspor'a.

Mıh Osman'ın Federasyon başkanı Orhan Şeref Apak Beye yaptığı jestler sonucunda Malatyaspor direk ikinci lige alınır.

Yokluk yılları o yıllar fakat Mıh Osman'ın dehası her şeyi hallediyor, nasıl mı?

Orhan Şeref Apak Malatya'ya geliyor, kurban kesmek lazım,

Fakat kurban alacak ödenek yok. Para yok diye kurban kesilmeyecek mi?

Osman amca bir çözüm bulur. Mezbahaneye gider o gün kesilecek kurbanların mezbahanede değil de misafirin yol güzergahında kesilmesi ricasında bulunur. Ardından dostluğu bulunan Hava Üssü Komutanına giderek, eğitim uçuşu yapacak uçakların, misafirin geliş saatine göre ayarlanmasını rica eder.

Orhan Şeref Apak Beyin şehre girdiği andan itibaren, uçakların biri iner biri kalkar. Misafirin arabasının üzerine alçak uçuşların ardı arkası kesilmez ve şaşıran Orhan Bey sorar;

-"Osman bey bu nedir, Malatya'nın düşman işgalinden kurtuluş günü falan mı?”

-"Hayır beyefendi, hepsi sizin şerefinize.”

Konvoy istasyon kavşağına gelir ve önü kesilir. Beyaz giysiler içinde bir kasap ve elinde bir toklu, Allahu Ekber deyip bıçağı sallar ve kanını da misafirin alnına sürer. Konvoy Sümerbank önünde iken yine aynı manzara, bir kurban daha devrilir. Sıtma Pınar'ında bir kurban, Tekel önünde bir kurban, Dörtyol'da bir kurban daha... Derken merkeze kadar mezbahanın günlük ihtiyacı kadar kurban kesilir. Orhan Şeref Apak şaşkın şaşkın sorar;

-"Osman bey neler oluyor?”

-"Hepsi sizin şerefinize beyefendi.”

Ve sonuç, Malatyaspor ikinci ligde...

Yazımızın devamını yarın okuyabilirsiniz…