Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Celal Pekdoğan tarafından yapılan güncel bir araştırma, Kurtuluş Savaşı’nda Kemalistlerin ve vatansever Malatya halkının ortaya koyduğu destansı mücadeleyi gözler önüne serdi. Stratejik konumu nedeniyle emperyalist güçlerin iştahını kabartan Malatya, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki Kuvâ-yı Milliyye ruhuna sahip çıkarak adeta bir kale görevi gördü.
İNGİLİZ AJANI BİNBAŞI NOEL’İN MALATYA PLANI NASIL ÇÖKTÜ?
Mondros Mütarekesi’nin ardından Orta Doğu petrollerini ve stratejik yolları ele geçirmek isteyen İngiltere, bölgede yapay devletler kurarak Anadolu’yu parçalamayı hedefliyordu. Bu planın taşeronu ise İngiliz Binbaşı Noel idi. 3 Eylül 1919’da etnik ayrılıkçılık tohumları ekmek üzere Malatya’ya gelen Binbaşı Noel, bölgeyi parçalayarak Mustafa Kemal’in başlattığı Anadolu hareketini daha doğmadan boğmak istiyordu.
İstanbul Hükümeti’nin valisi Ali Galip ve İngiliz Binbaşı Noel’in planları, Malatya’daki Kemalist vatanseverlerin sert duvarına çarptı. Sivas Kongresi’ni engelleme girişimi olarak da bilinen bu komplolar, Malatya halkının dik duruşu sayesinde tamamen etkisiz hale getirildi.
İŞGAL GÖRMEDİ AMA KOMŞULARININ İMDADINA KOŞTU
Malatya, Milli Mücadele yıllarında doğrudan düşman işgaline uğramayan şanslı şehirlerden biriydi. Ancak Malatyalılar "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" demedi. Malatya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında örgütlenen halk, yurdun işgal edilmesini büyük mitinglerle protesto etti.
Daha da önemlisi, Malatya’da kurulan gönüllü milis kuvvetleri;
Maraş,
Ayntâb (Gaziantep) ve
Urfa cephelerine yardıma koştu.
Güney cephesindeki Fransız ve İngiliz işgallerinin kırılmasında, Malatya’dan giden bu gönüllü kahramanların payı büyüktü.
150 BİN KURUŞLUK BÜYÜK FEDAKARLIK
Belgeler, 11 Mayıs 1920 tarihinde Malatya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin topladığı nakdi yardımın 150 bin kuruşa ulaştığını gösteriyor. Halkın dişinden tırnağından artırarak topladığı bu ayni ve nakdi yardımlar, hem Ankara’daki Heyet-i Temsiliye’ye hem de cephedeki şehirlere lojistik destek olarak gönderildi.
AŞİRETLERİN MİLLİ DURUŞU OYUNLARI BOZDU
Emperyalist devletlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu üzerinde kurduğu etnik ayrılıkçılık planları, bölgedeki aşiretlerin milli kararlılığı sayesinde hüsranla sonuçlandı. Malatya, Elazığ ve Dersim (Tunceli) bölgelerindeki aşiretlerin Mustafa Kemal hareketinin yanında yer alması, tüm dünyaya Anadolu’nun tek vücut olduğunu kanıtladı. Malatya ve çevresi, yeni Türk Devleti’nin kuruluş harcına en büyük kerpici koyan merkezlerden biri oldu.
Hititlerden Osmanlıya: Tarihin Kesişme Noktası Malatya
Araştırmada Malatya’nın sadece Kurtuluş Savaşı’nda değil, antik çağlardan beri bir stratejik üs olduğuna dikkat çekiliyor. Geç Hitit şehir devletlerinden "Meliddu Beyliği"ne başkentlik yapan, Selçuklular döneminde "Dâr ür-rifa" (Üstünlük Şehri) unvanıyla anılan Malatya, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı idaresine girdi.
Doğu, batı, kuzey ve güney ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan ve zengin bakır madenlerine sahip olan bu kadim şehir, tarih boyunca hep göz önünde oldu. Ancak en parlak sınavını, Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer alarak Cumhuriyet’in kuruluşunda verdi.





