Türkiye, kritik bir süreçten geçerken siyasetin dozu da anlamsız bir şekilde giderek sertleşiyor. Ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel’in Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve kuvvet komutanlarına yönelik kullandığı ifadeler, siyasetteki gerilimi daha da artırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Başkomutan olarak sesleniyorum, haddini bil” sözleriyle yanıt verdiği bu olay, milli savunma ve devlet geleneği açısından büyük bir kırılma anı olarak kayıtlara geçecektir.

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ SİYASİ POLEMİKLERİN HEDEFİ OLAMAZ

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu milletin gözbebeğidir. Yüzyıllardır süregelen devlet geleneğimizde ordu, siyasetin dışında tutulmuş, milletin ordusu olarak kabul edilmiştir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, her dönem askerin siyasete çekilmesi büyük felaketlere neden olmuştur. Ancak bugün bakıyoruz ki, ana muhalefet lideri Özgür Özel, Mehmetçiğimizi ve komuta kademesini hedef alarak siyaset yapmaya çalışıyor. Emin olun ki bunda en çok zararı CHP görecektir.

Özel, beş teğmenin ihracı üzerinden kuvvet komutanlarına ağır ithamlarda bulunuyor, onlara “beddua almış adamlar” diyor. Kimden aldığı yetkiyle ordu komutanlarına böyle hitap ediyor? Hangi bilgi ve donanımla, ordunun iç işleyişine dair bu denli keskin yorumlar yapabiliyor? Türkiye Cumhuriyeti’nin askeri disiplini, belli kurallar çerçevesinde işler. Eğer ortada bir haksızlık varsa, bunun muhattabı siyasiler değil, askeri yargı ve devletin ilgili mekanizmalarıdır.

Unutulmamalıdır ki, orduyu siyasetin içine çekmek, yalnızca düşmanlarımızın işine yarar. Devletin bekası için bir arada olması gereken unsurların birbirine düşman edilmesi, iç cephemizi zayıflatmaktan başka bir işe yaramaz.

2016’DAN BU YANA NEREDEYDİNİZ?

Özel’in sözleri sadece çirkin değil, aynı zamanda büyük bir samimiyetsizlik içeriyor. 15 Temmuz 2016’da FETÖ’nün hain darbe girişiminde ordunun içerisine nasıl sızdığı, hangi ihanetleri gerçekleştirdiği açık ve net bir şekilde ortaya çıktı. O gün bu devlete silah doğrultan FETÖ’cü askerlerin arkasında kimlerin olduğunu, nasıl korunduklarını hepimiz biliyoruz.

Peki, Özgür Özel ve onun gibi düşünenler o gün neredeydi? Türk ordusunu FETÖ’ye teslim etmeye çalışanlara tek bir söz söylediler mi? Hain darbe girişimiyle devleti ele geçirmeye çalışanları kınadılar mı? Hayır. O gün susanlar, bugün milli ordumuza dil uzatmaya cüret ediyorlar.

Eğer samimiyseniz, geçmişte sessiz kaldığınız bu ihanet şebekesiyle mücadeleye dair bir tek kelime ediniz. Ama edemezsiniz. Çünkü samimiyetiniz yok. Çünkü sizin derdiniz, askeri disiplin, adalet ya da hukukun üstünlüğü değil, siyasi rant peşinde koşmaktan ibaret.

KONGRELERDEKİ KOLTUK KAVGASI VE SİYASİ HOKKABAZLIK

Özgür Özel ve ekibinin orduya dil uzatma cüreti, sadece siyasi sorumsuzluktan ibaret değil, aynı zamanda kendi içlerindeki kaosu örtbas etme çabasıdır. Kendi partileri içerisindeki koltuk kapmaca yarışını, entrikalarla dolu kongre sürecini ve hakkında açılan soruşturmaları unutturmak için böylesine büyük bir gündem saptırması yapıyorlar.

Bugün CHP’nin kongrelerinde yaşananlar ortadadır. Usulsüzlükler, delege oyunları, rüşvet iddiaları, hizip savaşları… Parti içinde bir grubun diğerini tasfiye etme çabaları, halkın gözleri önünde yaşanıyor. Ülkeyi yönetmeye talip olan bir partinin kendi içindeki kaosunu bile yönetemediği aşikârken, nasıl olur da milli güvenliğimizin teminatı olan orduya dil uzatma cüretinde bulunabilirler?

CHP’nin bugünkü yönetimi, Atatürk’ün mirasını koruyamayan, parti içi çıkar çatışmalarına gömülmüş bir yapı haline gelmiştir. Kongrelerinde dönen dolapları, birbirlerine attıkları iftiraları, mahkemelere taşınan iç hesaplaşmalarını hepimiz gördük. Peki, bunların hesabını vermek yerine neden TSK’ya saldırıyorlar? Çünkü amaçları gündem değiştirmek! Parti içindeki çürümüşlüğün, halkın gözünden kaçmasını sağlamak.

İHANET EDENLERİN İŞİ BİTTİĞİNDE TARİH ONLARI UNUTMAZ

Bana göre bu büyük bir ihanettir. Özgür Özel ve onun gibi düşünenler şunu çok iyi bilmeli: Tarih boyunca, kendi ordusuna ihanet edenlerin akıbeti hep hüsran olmuştur. Devletin temel unsurlarına saldıranlar, halkın gözünden de gönlünden de silinirler.

Bugün Türk milletinin en güvenilir kurumlarından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dil uzatanlar, yarın siyasi sahneden silindiğinde tarihin tozlu sayfalarında kötü bir hatıra olarak kalacaktır. Çünkü millet, kendi ordusuna sahip çıkmayı bilir. Bugün halkın karşısında duranlar, yarın halkın vicdanında mahkûm olmaktan kaçamazlar.

Bu yüzden buradan bir kez daha sesleniyoruz:

HADDİNİZİ BİLİN!

Bu millet, ordusuna dil uzatanları da, kendi siyasi çıkarları uğruna ülkenin en önemli kurumlarını yıpratmaya çalışanları da unutmaz. Ordu, bu milletin onurudur. Ordu, bu toprakların teminatıdır. Orduya uzanan diller, karşısında sadece iktidarı değil, koskoca bir milleti bulur.

Unutmayın,

“Devletin omurgasını hedef almak, sadece düşmanların işine yarar.”

Siz kimden yanasınız….?

Saygılarımla.