Son haftalarda bizi sürprizlere alıştıran Y. Malatyaspor, 1 puana razı olduğu bir deplasmandan 3 puanla döndü.

Galatasaray ve Kayseri galibiyetleri, devre arasına moralli girmeyi ve puansal olarak rahatlamayı sağladı.

Anadolu takımları her maçı aynı tempoda oynayamazlar. Galatasaray karşısında büyük takım gibi oynayan Malatyaspor’un, Kayseri’de zaman zaman ofansif ve defansif sıkıntılar yaşadığını gördük.

Bu tür maçlarda skora ulaşmak, sergilenen oyun kalitesinden daima önemlidir. Santrası olmayan golle soyunma odasına önde girerek, kazanmanın sihirli anahtarını eline geçirdi Malatyaspor. İkinci yarı topu rakibe verip, kontrayı tercih eden Malatya takımı, doğru stratejisini baskı yemiş gibi görünse de başarılı bir şekilde uyguladı.

Kendi sahasında hiç kaybetmemiş, kazanması halinde şampiyonluk yarışında ciddi şekilde öne çıkacak Kayserispor karşısında, akıllıca oynayıp, yine iyi mücadele edilerek alınan bu galibiyet, ev sahibi takımın serilerine son vererek aynı zamanda daha da anlam kazanmıştır.

İlk devrede tam puan!

Yeni Malatyaspor ilk yarıyı 22 puanla 10. sırada bitirerek, bana göre yapabileceğinin en iyisini gerçekleştirmiştir. Sezon başında sorsalardı, mevcut kadro ve yönetime bakıp 16 – 18 puan iyi derdim. Beklentilerin üstündeki bu performans özellikle ilk 7’nin içindeki takımlardan alınan 10 puanla birleşince ortaya bam başka bir görüntü çıkardı.

22 puan ayıpları örtmez!

İlk devrenin 22 puanla kapatılması sezon başında yapılan transfer hatalarının üstünü örtmez. Burada isim yazmama gerek yok. Malatyaspor’un kadrosunda bulundurup, sıfır verim aldığı oyuncular var. Kadronun ilk 11’inde 7 yerli oyuncu oynatılması, yabancılardaki verimsizliği gözler önüne seriyor. Umarım devre arasında aynı yanlışlardan dönülür ve transferde doğru isimler tercih edilir.

Başkanı tebrik ediyorum!

Yönetim ve başkanı ciddi eleştirdiğim dönemler oldu. Ancak transferdeki yanlışlarının aksine teknik adam tercihleri konusunda onları kutluyorum. Ertuğrul Sağlam da doğru tercihti, Erol Bulut da. Her iki teknik adam da Malatyaspor’a katkı sağlamıştır.

Erol Bulut’a ayrı parantez!

Erol Bulut başarılı sonuçlar aldıktan sonra herkes şimdi Erol’u anlatıyor piyasada. Erol Bulut daha sahaya çıkmadan doğru isim olduğunu BUSABAH’ta ve ERTV’de belirtmiştim. Elindeki kısıtlı imkanlarla çok başarılı bir tablo çizdi. Malatya’da daha önce Aykut Kocaman, Feyyaz Uçar, Mehmet Özdilek gibi isimler çalışmıştı. Ama Erol Bulut çok daha başarılı ve hızlı başlayarak bu isimlerden daha iyi bir çıkış yaptı. Sağlam karakteri ve duruşuyla ‘teknik adam’ lafının içini fazlasıyla dolduruyor. Teknik direktörlük bir bütündür. Teknik taktik donanımın yanında iyi giyinmek, kulübeye yakışmak, jest ve mimikler çok önemlidir. Erol hoca bu konuda tam bir artist gibi. Maçtan çıkarıp, beyaz perdeye koysan oynar. Tarzı ve stili moda fenomenleri aratmıyor. Bu da nerden çıktı demeyin. Şenol Güneş Türk Milli takımını Dünya 3’sü yaptı, adamın ceketi, kravatı başarısından çok konuşuldu.

Genç kaptana selam olsun!

Yalçın Ayhan’dan sonra kaptanlık bandını takmak ve onun ağırlığını kaldırmak öyle kolay bir iş değildir. Malatyaspor’un genç ve yürekli kaptanına selam olsun. Çalışarak formasını aldı, zor maçların altından alın teriyle kalktı. İlk yarıya damga vuran Sadık Çiftpınar’ı kutluyorum. Oynatılmadı, surat asmadı çok çalıştı. Malatya ile birlikte büyüdüğü için, şehrin bağrından çıkmış gibi oldu. Malatya’nın onda onun da Malatya’da emeği var. Belli ki; evlilik ona yaramış, ilk yavrusu ona şans getirmiş. Allah yolunu ve bahtını açık etsin koca yürekli kaptan!

Taraftarımızla gurur duyuyorum!

27.044 kişilik stat yapıldığında, neden 35 bin değil diye sorduk. Hele önce orayı doldurun dediler. Beşiktaş, Galatasaray maçları kapalı gişe. Üstelik yol olmamasına, dağdan bayırdan stada gidilmesine rağmen. Malatya şehri futbolu özlemiş, futbol da onları.

Deplasmanda Malatya, Malatya’da futbol aşkı bam başka. Süper Lig’e damga vuran, ortalama 15 bin koltukla tribünleri dolduran taraftarımızı kutluyorum.