(AŞK ÇÖLÜ, KARA GÜNEŞ, KANAVİÇE, AŞK CEPHESİ, KERİME, BEYAZ USTA SİYAH ÇIRAK, SON HASAT)

Bir sır var şu insanoğlunda. Suyun peşinden gittiği ilham ne ola?

“Dilde demez sözde susar” yaşamıyla var olan bir yazar.

Yaşayan her canlıya merhaba demek isteyen yüreği var.

Evliya Çelebi’yi günümüzde anlamak istersek ya da Yunus Emre’nin heybesinde alın teriyle toplanmış buğday olmak istersek bu devrin insana AŞK’la yürüyenini anlamamız gerekir.

Şiir ve romanlarıyla her insanın yüreğine yürüyen bir yazardır BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU.

Biz Malatyalılar erik ağacının gölgesinde büyüyen çocuklarımızla bahar aylarının ilk nevruzlarını toplar iken devrimizin en büyük insan aşığını Malatya’mızda ağırlayacağız.

Malatyalılar bilir, her bahar Malatya çiftçisinin eli yüreğindedir.

Bir soğuk gecede kaysı çiçekleriyle birlikte umutlar başka bahara taşınır.

Dünyada en çok erik ağaçları kanar yalancı baharlara.

Malatyalı olmak zor.

Yalancı aşkların gerçek diye iddialaşıp karşımıza çıkması gibi ama bu bahar başka.

Kaç zamandır çiçeklerimiz açtı ve hava sımsıcak.

Her şeyde bir sebep akar.

Bu bahar bizim erik gölgesinde uzanan topraklarımıza insan yüreğine inanan yazar gelmekte.

BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU günümüzün Yunus Emre’sidir. Onun kalbinde ırkların, dillerin ismi yoktur. O yüreğiyle görür. Onun için sadece insan vardır, canlı vardır, sofra başında yoksulların sofrasını düşünmek vardır. AŞK onun kemiklerine kadar işlemiştir. Aklına gelen ve nasip olup da kağıda yazılan her kelimede kalbe yürüyen bir AŞK kokusu duyulur Evliya Çelebi gibi.

Onu diyar diyar gezdiren tek şey AŞK’tır.

Yazarlar görürsünüz, mantıklı yazıları vardır. Bir resmiyet duvarı kokarlar.

Okurlarıyla kendileri arasına o duvar olmasa kıymetleri biter, boğulur sanırlar.

Belki de haklıdırlar ama Bahadır Yenişehirlioğlu için okuruyla arasında duvarlar yoktur.

Onun yolu yüreklerden geçtiği için onu okuyan her okurunun yüreğinde yol bulur. Nil’in, Mısır’ın çöllerine hayat taşıması gibi bir aşk yoluyla gelince Malatya’mıza bir kara kış uzaklaşır bizden.

BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU’YLA aynı zamanda yaşayıp onun romanlarını okumamak Yunus Emreyle aynı zamanda yaşayıp onun yaşayışına ve şiirlerine kayıtsız kalmak gibi bir şeydir.

Onun romanlarını okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.