Hadi gelin fikri takip yapalım…
Söz uçar yazı kalır…
Bu sözü önce gazetecilerin yapması gerekir.
Konu Yeni Malatyaspor.
2 Şubat 2016’da Sevgili Mehmet Türel “Bir bu eksikti!” başlıklı bir yazı yazmıştı. Yazı dikkatimi çekmişti çünkü sporun içindeki “paralele” biraz dokunuyordu.
Duyumlar almıştı Mehmet Türel, hatta kaynağının sağlamlığını vurguluyordu aynı yazıda…
Bende bu köşeden Mehmet Türel’in yazdığı yazıdan iki gün sonra yani 4 Şubat 2016’da “Paralel” başlıklı bir yazdım.
Türel’in yazsısını referans göstererek susmaması gerekenlerin konuşması gerektiğini vurgulamıştım.
Mehmet Türel ne yazmıştı hatırlayalım:
"Deniyor ki takımda gruplaşma var. Hem de bu gruplaşma eskiler ve yeniler gruplaşması da değil; Cemaatçiler ve diğerleri gruplaşması! Tövbe tövbe dediğinizi duyar gibiyim. Valla ne yalan söyleyeyim ben de ilk duyduğumda aynı tepkiyi verdim. Bu bilginin kaynağını açıklamayacağım ama sağlam olduğunu söylemek isterim. Hatta o kadar sağlam ki, yine bu kaynağın söylediği birkaç şeyi doğrumu diye teyit amaçlı sordum, doğru çıktı. Evet, takım içerisinde kim olduklarını tahmin edeceğiniz bir grubun cemaatçi olduğu, hatta bu futbolculara bizzat kulübün başkanının da aşırı şekilde tolerans tanıdığı iddia ediliyor! Sezon başında bu takımın teknik adamlığını yapan Yücel İldiz’in bir maç öncesi bahsedilen iddiada isimleri geçen futbolcuları kızağa çekmek istemesinin duyulması üzerine başkan Gevrek’in devreye girip, müdahale ettiği de yine bu kaynağın aktardığı bilgiler arasında!”
“Tövbe tövbe” hallerimizin geride kaldığı şu “birlik” günlerinde bazı şeyleri net yazmamız gerekir. Bu ülkemize bir sorumluluğumuzdur. Çünkü FETÖ’cülerin kökünü sorumlu vatandaşlar kazıyacaktır bu saatten sonra.
Malatya’da şu yukarıda 2 Şubat’ta Mehmet Türel’in yazdıklarını çok az spor yazarı yazabilirdi o dönemler.
Fakat kötü bir hasletimiz var maalesef, yazdıklarımızı takip etmiyoruz!
Malatya’da her tarafta FETÖ’cü varken ve tutuklanırken ve Hakan Şükür ile ilgili milli takım söylentileri dahi çıkmışken ve FETÖ’cülerin futbolu da şekillendirdiği ile ilgili ifadeler gün yüzüne çıkmışken Malatya sütlimanmış gibi hiçbir spor yazarının bi satır cümle kurmaması çok garip.
Merkez Hakem Kurulu’ndan TFF’ye kadar gözaltılar var.
Malatya’da o kadar insan alındı, o kadar iş adamı alındı. Bunların Yeni Malatyaspor yönetiminde etkisi olanı yok mu?
Ya da direkt kendisi yok mu!
Yeni Malatyaspor’un Başkanı Adil Gevrek’in “Cemaatçilerle iş yapıyor” cümlesini ben yine Türel’in bir yazısında okumuştum.
Peki, kimsenin konuşmadığı dönemlerde, neme lazım dediği dönemlerde yazı yazan Sevgili Mehmet Türel’in susmaması gerekir.
Bu adam Yeni Malatyaspor’umuzun başkanı olsa da!
Yücel İldiz hayatta ve bildiğim kadarıyla halen teknik direktör.
O futbolcular kimdi, Başkan gerçekten tolerans tanıdı mı, gibi sorular sormak gerekir.
Kimseyi töhmet altında bırakmıyorum sadece altı ay önce bir iddia atılıyor ve o iddiaya sessiz kalınıyor. O iddiadan sonra yazdığım yazının sonunda “sessiz kalmak kabullenmektir” anlamına gelen bir cümle dahi kuruyorum.
Gerçekten merak ediyorum:
O tolerans tanınan futbolcular gerçekse nasıl transfer yapıldı, kaç lira para ödendi, piyasası nasıldı, menajeri kimdi?
Bu saydıklarımın hepsi de masum olabilir ama soruşturulması gereken bir vakıadır.
Merak duygum tavan yapıyor:
Yeni Malatyaspor’da, Malatya’nın sporunda FETÖ’cü gerçekten yok mu?