Yeni yıla merhaba dedik. İçimizde güzel umutlarla, güzel hayallerle dolu bir merhaba dilemek istedik. Çoğumuz aldığımız milli piyango biletinin vuracağını, çıkan parayla neler yapacağımızı hayal ettik. Daha da güzeli 2016’dan olan tüm kötü anıları bırakmaya daha huzurlu günlere kavuşmak istedik.

Günler öncesinden yeni yıl için başka bir yazı tasarlamıştım siz okurlarıma, fakat 2017 akşamı bir gece kulübünde gerçekleştirilen hain saldırı sonrası tüm yazacaklarım değişti. Yaşananları anlatmada kelimelerin gücü yetmese de psikologlar olarak bu hain saldırıyı kınıyoruz.

Her türlü destekte vatandaşlarımızla beraberiz…

Bazı kesimlerin yayınladığı cümleler, paylaşımlar her ne kadar üzmüş olsa da Diyanet İşlerinin yayımladığı yazı bir nebzede olsa da söylenen çirkin cümleler üzerine ince bir örtü serdi.

Ne olursa olsun bu vatan bizim; her karışı, her toprağı her insanı, en kötü yerinden en iyi yerine, en sosyete yerinden köylüsüne bu vatan bizim…

Kürt’ü, Laz’ı, Alevi’si, Türk’ü fark etmeksizin bir insanımızın tırnağına taş gelse yüreğimiz sızlamalı.

Yaşanılan bu kötü olayın belli bir kesme değil Türkiye’ye yapıldığını vurgulamak isterim.

Tüm milletimizin başı sağ olsun. Yeni yılda umutlarınızı kaybetmeyin. Her karanlığın sonunun aydınlıkla da buluşacağını unutmayın.

Cümlelerime Diyanet İşlerinin yayınladığı yazıyı vererek son vermek istiyorum:

Yeni yılın ilk saatlerinde savunmasız insanlar üzerine hunharca yapılan silahlı saldırı bütün milletimizi derinden yaralamıştır. Bu vahşettir, dehşettir, cinayettir ve katliamdır. Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının herhangi bir fark yoktur. Teröristlerin hedefi mekanlar değil, insandır, ülkedir, milletir ve topyekun insanlıktır. Terör nerden, kimden gelirse gelsin asla kabul edilemez…