Cinsellik kavramı yüzyıllardır bilinen ve önemi her zaman kabul edilen bir kelimedir.
Cinselliğin hayatın en büyük parçalarından biri olduğunu Freud gibi Maslow gibi bilim insanları üzerinde yapmış olduğu araştırmalarla gözler önüne sermiştir.
Peki, evlilik hayatında bu kadar önemli olan bir parça, tam anlamıyla yerine oturmasa neler olur?
Bu kadınlar içinde erkekler içinde geçerli; sinirlenmeler, öfke patlamaları, gerginlik, anlaşmazlıklar hatta boşanma sürecine götürecek kadar ağır durumlar…
İşin ilginç tarafı bazen eşler, aralarında ki oluşan problemlerin (psikolojide yön değiştirme kavramı) asıl kaynağının bu olmadığının farkında bile olmayabiliyorlar.
Toplumumuz, kültürümüz cinsellik kavramını hep özel kılmıştır iki birey arasında olması gerektiğini hep vurgulamıştır.
Bu bir noktaya kadar doğrudur tabi ki mahremiyet kavramı önemlidir ve cinsel ilişkiler eşler arasında kalmalıdır.
Fakat bir şeylerin ters gittiğini fark ettiğimiz zaman o işin artık 3. bir şahsa gitmesi gerektiğini ve kişilerin kolu, komşu, eş dost, akraba değil, bu 3. Şahsın mahremiyet kavramına her zaman özen gösteren cinsel problem alanında çalışan uzmanların olması gerektiğini unutmamak lazım.
Bu nedenle evlilik hayatında, genelde toplumsal yapı sonuçlu kadınlarımızda daha çok bulunan cinsel problemleri göz ardı etmeyelim.
Cinsellikte her iki tarafında mutlu olması gerektiğini, bunun içinde gerekirse uzmanlardan destek almaktan kaçınmamamızın farkında olalım.
Sağlıklı bir yaşam dileğiyle…
[email protected](tüm sorularınız için mail atabilirsiniz)