Millet olarak Ramazan Bayramı’nı fırsat bilip senelik izinlerimizle birleştirip, tatile çıkmayı hayal ediyoruz. Bütün bir yıl çalışıp işin ve hayatın stresiyle beraber yaşayıp düzene ayak uydurmaya çalışırken ciddi bir yorgunluk yaşıyoruz.

Tatile gitmek hem eskisi gibi pahalı değil hem de lüks değil. Tam tersine bir ihtiyaç artık günümüzde. Ama uzak ama yakın, 5 yıldızlı otel ya da aile ziyaretleri hiç fark etmiyor bizler için. Artık tek isteğimiz kafa dinleyecek ve stres atacak huzurla geçirilecek birkaç gün. Tabi tatili ve sevdiklerimizle geçireceğimiz zamanları planlarken sevdiklerimizden olmayalım. Aman dikkat!

İki hafta önce eşi ve çocuğuyla Ankara’ya giderken Kayseri yolunda geçirdikleri trafik kazasında Malatya’nın tanınan, sevilen ismi Yüksel Salik ve eşi hayatını kaybetmiş, oğulları ise yaralı kurtulmuştu elim kazada.

Bir ailede anne ya da baba hayatını kaybederse o aile darmadağın olur, acıların en büyüğünü yaşar. Salik ailesi hem anne hem de baba acısını aynı anda yaşadılar ve geriye 5 kardeş kaldı bir başına. Onlar da bu yola çıkarken elbette ki yoktu akıllarında ölüm ancak trafik terörü işte böyle bir şey. Plansız, zamansız ve en önemlisi hep güzel günlerde yakalıyor insanoğlunu.

Ya bir düğün için memlekete giderken ya bayram tatillerinde ya da senelik izinlerde çalıyor kapımızı.

Kaç bin kişi sadece bu yıl hayatını kaybetti trafik canavarları yüzünden. Kader mi? Bence kader deyip geçmemek lazım bu duruma. Dikkatsizlik, uyku, dalgınlık ve en önemlisi aşırı hız en büyük sebep kazalara.

Planlar yaparken, yolculuğa çıkarken iki gün geç olsun ama yavaş olsun, dikkatli olsun. Dikkatli olsun ki yolun sonunda sevdiklerimiz olsun. Hayatta her şey saniyelik. Anlık yapılacak hataların telafisi, geri dönüşü yok.

Haberlerde bakamıyorum artık trafik kazası haberlerine daha kaç can aldı kaç ocağı söndürdü sayamıyorum, izleyemiyorum televizyon başında. Doğanşehir’de öğretmenlik yapan 4 canı hatırlasanıza şoförün anlık dalgınlığı ve karayollarının ihmali kaç cana mal oldu arkasında ne acılar bıraktı. Hele birde uzun yol şoförlerini ve ailelerini düşünürsek zaman onlara hiç işlemez herhalde.

2008 yılında Elazığ yolunda feci bir trafik kazasında babasını sağ salim gören ve Allah’ın şanslı kullarından biri olarak yazıyorum bu yazıyı aslında. Zaten şu 3 günlük dünyada artık yaşadığımız her ana şükredecekken işi şansa bırakmayalım.

Tedbir bizden takdir Allah’tan…