Kişi ya da kurum ismi kullanmadığım halde bazı yazılarımdan alınanlar gücenenler oluyormuş.
Kişi ya da kurum ismi kullanmadığım halde bazı yazılarımdan alınanlar gücenenler oluyormuş.
5 Mayıs 2022 tarihinde yayınlanan ‘Temel İç Güdü Sendikası’ başlıklı yazımda bunlardan biri.
Yazdıklarımın tamamının arkasındayım.
İtirazı olan herkeste telefon numaram var. Bu garibin telefonu sen ne demek istiyorsun diye hiç çalmadı!
Ancak dedikodu yapıyorlar. Daha doğrusu onu bile ahlaksızca yapıyorlar. Ahlaksızca dedim şimdi anlarsınız:
Yazının başlığı belli, 5 Mayısta binlerce ev ve iş yerine girdi bu gazete. İnternette hala yayında… Merak edenler için linki de aşağıda paylaşacağım.
Azıcık meraklanan açsın okusun. Şu sorulara cevap aramanızı istirham ederim:
- Ben o yazıda kimsenin anasına, bacısına, eşine, kızına küfür etmiş miyim?
- Ben o yazıda kimsenin namusuyla oynamış mıyım?
- Yazıda herhangi bir kişi ya da kurum ismi geçmiş mi?
Yazıdaki tüm kişi ve kurumlar hayal ürünüdür diyen de yok zaten!
Bir yazar olarak gözlemlerimi okuyucularla paylaşmak boynumun borcu!
Boynumun borcu diyorum abarttığımı düşünmeyin. Müfteri sendika başkanı ‘’ya senin kellen gidecek, ya benim kellem gidecek’’ deyip elini boynuna götürdü, tehdidi bastı.
O gün bu gündür her yerde dedikodu yapıyor. Başka da yaptığı bir şey yok. Yapamaz da zaten. Onun yaptıkları ve yapacakları yetkisi ile sınırlı. Sendika başkanlığının nimetlerinden faydalanıyor. Hakkımda oluşturduğu her türlü sui zannı kendine kar biliyor.
İddiası neydi?
- Mehmet Saydan benim anama avradıma sövdü.
- Mehmet Saydan benim namusumla oynadı.
Biri benim anama avradıma sövecek namusumla oynayacak ben de dedikodu yaparak intikam alacağım. Yok yok bu delikanlı işi değil!
Hadi gereğini yapmak aklına gelmedi;
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti kardeşim, muz cumhuriyeti değil. Git savcılığa suç duyurusunda bulun, o da yok.
Bak güzel kardeşim:
Mehmet Saydan kadın hakları deyince en önde yürür. Arşivden en az 50 tane yazı çıkartırım kadın haklarını ne denli savunduğumla ilgili.
Mehmet Saydan değil bir insanın kıymetli annelerine ve eşlerine dil uzatsın, dil uzatanın dilini kopartacak güçte ve cesarettedir.
Aslında senin derdini biliyorum. Senin ağababaların Mehmet Saydan ile arana bir mesafe koymanı diliyorlardı. Sen de sebep arıyormuşsun. Sebep de bulamayınca iftira atıp kurtulayım dedin. Bütün mesele bu.
Geldiğimiz noktada dedikodu yapıp sui zan oluşturmaya devam et. Aklı başında her insan bir tıkla böyle bir şeyin aslının astarının olmadığını görebilir zaten.
Geriye etrafındaki üç beş şakşakçı ve yardakçı kalıyor. Bana göre onlar da ilk virajda seni yarı yolda bırakır da neyse. Kendi başınızı yiyin.
Kıymetli anne ve eşiniz adına sizden utanıyorum!
Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın!