Özgecan’ı hatırlıyor musunuz?
Eminim ismini okuyunca gözünüzde birçok imge belirdi.
Benim gözümde beliren imgeler; bir minibüs, 20 yaşında gencecik bir kız, tedirgin gözler, gözü dönmüş katil Suphi Altındöken, taciz, genç kızın çığlıkları, şiddet, kan, sessizlik ve ardından yükselen dumanlar; yanmış bir ceset, biten bir hayat…
Ve elbette gözü yaşlı bir anne, canının acısından ağlayamayan bir baba…
Kadına şiddete kurban giden birlerce kadından biriydi Özgecan… Bitmeyen, kanayan yaranın; şiddetin ve acının simgesi haline gelmiş gencecik bir hayat…
En son geçtiğimiz günlerde Akçadağ’da yanmış bir kadının cesedine ulaşıldı biliyorsunuz. Haber, ajansa düşer düşmez aklıma Özgecan geldi. Ve elbette diğer tüm Özgecan’lar…
2015’in Şubat ayında Türkiye’nin tüm sokak ve caddelerinde “Hepimiz Özgecan’ız” sloganları atılıyordu.
İçi boş bir cümle değildi bu. Halen ‘hepimiz Özgecan’ız.’
Tüm kadınlar…
Hepimiz bir parça Özgecan’ız, ya da yanarak, bıçaklanarak, kurşunlanarak hayatlarına son verdirilen diğer tüm kadınlar gibi tamamen Özgecan’ız…
Sıkıldık, yorulduk…
Yarın öbür gün bir yerden eşimiz, erkek arkadaşımız çıkacak da bizi sokak ortasında dövecek diye korkmaktan yorulduk.
Minibüse, otobüse, taksiye tek başımıza bindiğimizde korkudan içimizin buz kesilmesinden sıkıldık.
Geride çocuklarımız kalacak diye şiddete boyun eğmekten bıktık.
Bir Özgecanımız gitti. O kadar bıkmıştık ki acıdan; tabutunu bile kendimiz kaldırdık.
Yetmez mi artık…
Haa, tabi bunun sorumluluğunu tüm “erkek bireyler” üzerine yıkmıyoruz.
Bilinçli “adam”lar üzerine hiç yıkmıyoruz.
Biz artık yanmış cesetlerimiz bir köşede gömülmüş ya da çöpe atılmış halde bulunsun istemiyoruz.
Gece saatlerinde sokakta yürürken korkudan titremek istemiyoruz.
Ne bileyim; giyim tarzımıza karışılmasını istemiyoruz. Otobüste manyağın birinin tekmesine maruz kalmak istemiyoruz.
Uçkurların hedefleri olmak istemiyoruz.
Rahatsız edici bakışlara maruz kalmak istemiyoruz.
Toplu ulaşım araçlarında yanına oturduğumuz adamın bacağını iki metre açmasını ve bizi tedirgin etmesini istemiyoruz.
Ağzı salyalı sapık beyinler yüzünden küçücük kızlarımızın hayata küsmesini istemiyoruz.
Biz obje olmak istemiyoruz.
Biz Özgecanlarımız için, Münevver Karabulutlarımız için ve diğer tüm kadınlarımız için bu şiddete artık dur denilmesini istiyoruz.
Sıkıldık, yorulduk, bıktık!