Recep Tayyip Erdoğan neredeyse ömrünü Kudüs davasına vakfetmişken içeriden birilerinin buna çamur atmaya çalışmasının izahı çok zor.
31 Mart 2024 Yerel seçimlerinin üzerinden 1 ay geçmeden kıblelerini değiştirmeye hazırlananları görmek toplumu, Recep Tayyip Erdoğan’ı ve sağduyulu, feraset sahibi insanları derinden yaralamıştır.
Seçimler kazanılır, seçimler kaybedilir, inişler çıkışlar olur ama en basit bir seçim mağlubiyeti üzerinden koskoca ömrünü milletin refahına, mazlumun umuduna, Kudüs’ün geleceğine adayan birinin birkaç oy daha fazla almak uğruna savunduğu değerlerden gevşeme yaşadığını söylemek akıl ile izah edilir bir durum değildir.
Rahmetli Necmettin Erbakan Konya’daki Kudüs mitingini yaptıktan sonra 12 Eylül darbesi oldu. Sincan’daki Kudüs gecesinden sonra 28 Şubat Post Modern darbesi, 17-25 yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, Gezi Olayları, Kobani Olayları, 15 Temmuz hain darbe kalkışması, Kaşıkçı cinayeti Türkiye’de yaşanmış bu olumsuzlukların hepsinde MOSSAD ve İsrail parmağının olduğu herkesin bildiği gerçeklerdir.
Bu hadiselerin tamamı ‘One Minute’ten sonra Türkiye’de yaşandılar. En acı olanı ise ömrünü Kudüs meselesine vakfeden merhum Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan tarafından 1 oy fazla almak adına “Kudüs benim meselemdir” diyen Recep Tayyip Erdoğan için ithamlarda bulunması…
31 Mart 2024 Yerel seçimlerinin sonuçlarına istinaden yazarlar ve aydınlar tarafından farklı makaleler kaleme alınıyor. Yazılara göz attığımızda yanlı yazan, tarafsız yazan ve işine geldiği gibi yazanlar yok değil…
Öte yandan Recep Tayyip Erdoğan’ın; “Sonuçların okumasını yapıp gerekli adımları atmamız gerekir” beyanına rağmen hemen şimdi diyenlerde azımsanmayacak kadar bir çoğunluğa sahipler.
Kim hangi söylemi neye dayanarak söylüyor bilemem ama Hasan Öztürk, Abdulkadir Selvi ve Şamil Tayyar’ın ve hatta Altan Tan’ın fikirleri bana daha yapıcı geliyor.
Özeleştiri ve muhasebe yapmayan teşkilatlar gelecek adına umut vaat edemezler. Sebep sonuç ilişkilerine ait önyargılar ve üstün körü çabalar beyhude olur.
Recep Tayyip Erdoğan ve Özgür Özel görüşmeleri ise yeni anayasa hazırlıkları için büyük bir fırsat olacaktır.
31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde gerek iktidar ve gerekse muhalefet kanatlarının kazandıkları belediyelerin 2028 seçimlerine kadar emanet başkanlıklar gibi olduklarını unutmamalılar. Tescillenmesi 4 yıl içinde yıllara sair olacaktır.
Seçilen her bir başkan kendi yöresinde sevilen ve kıymet görenler olsa da yapacakları hizmetler ile ön plana atılmalılar. Bir önceki başkanın açığını yakalamaya çalışmak hizmet seyrini azaltacaktır.
Hiç kimse bir başkasının hatalarının arkasına sığınıp; “Ben ne yapabilirdim ki”, dememeli…
"Zaten o giden arkadaş başarılı olsaydı size ne hacet” der, millet…
Senin seçilme sebebin daha iyisini yapmak… Daha fazla hata tespit etmek değildir. Vatandaş bu fikirde.
Meşhur bir deyimimiz vardır: “Kale içeriden fethedilir.” Ne kadar yerinde ve doğru bir deyim.
Devletler, örgütler, teşkilatlar, iktidarlar hepsi içerden bir saldırı olmadığı sürece sarsılmazlar.
İnsanlar kendi konumlarını muhafaza ya da rakibine göre öne geçmek adına yalan yanlış beyanlarda bulunmamalı, birilerinin sırtına basarak yükselmeye devam etmemeli.
Her şeye evet diyen, eleştirileri hainlik diye nitelendiren, olur olmaz insanlara iftira atanları ayıklamakta bilge insanlara görevdir.
Hayır diyebilmek bir erdemliktir.
Bazen yanında duran seni uçuruma sevk edebilir. Bunu okumak ise liderlerin işidir. Her kimin başına bir olumsuzluk gelirse önce en yakınına baksın derim.
“Ağacı kemiren kurt kendi kökünde barınan asalaklardır.”
Düşmanın oku yaralamaz. İçeriden olan, senden sandıkların seni olumsuzluklara sevk edebilir. Seni ihya edecek olanlarda yine senin içindekilerdir. Dışarıda aramak zaman harcamaktan ileri yol almaz.
İçerideki tehlikeleri ve fırsatları görebilenler fırtınalardan kurtulurlar.
İsrail, ABD her kim varsa senin içinden satın alabileceği birileri olmazsa “Ateş olsalar cirmin kadar yer yakarlar.”
Değişim naraları ile de değişim olmaz. Değişim olabilmesi için olağanüstü bir çaba ile insan yetenek, vefa ve duruşlarının tespiti ile mümkün.
Ayıklamak ve elemek her zaman kaliteyi beraberinde getirir. Tebdili makamlarda her zaman ferahlık vardır.
“Hırsız içeride olursa kapı kilit tutmaz.”
En zor olanı seni vurmaya çalışanın senin içinden olması bunun tedbiri çok zor. Rabbim herkesi böyle insanlardan muhafaza eyleye…
Sağlıkla ve mutlulukla kalın.