Seçimi kim kazanır? Sorusunu sormadan önce bir kanaatin oluşması için bazı bilgilere sahip olup akabinde sorunun cevabını aramak gerekir.

Seçimi kim kazanır? Sorusunu sormadan önce bir kanaatin oluşması için bazı bilgilere sahip olup akabinde sorunun cevabını aramak gerekir.

14 Mayıs Seçimleri Cumhurbaşkanlığı seçimi 2. Tura kaldı. Recep Tayyip Erdoğan yüzde 49.5, Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 44.88 oy alarak 2. Turda tekrar rakip olacaklar.

Recep Tayyip Erdoğan 14 Mayıs öncesi söylemlerini değiştirmeyerek bu söylemleri üzerine yeni hedefler katarak yoluna devam etmek istiyor.

Kemal Kılıçdaroğlu ise 14 Mayıs öncesi söylemlerinin pek netice vermediğini düşünmüş olmalı ki, söylem değişikliğine giderek yeni bir strateji belirlemek istedi. En büyük hatası olan ittifak pazarlıklarına devam etti.

Recep Tayyip Erdoğan 21 yıllık bakiyesi ve kazanımları ile rahat bir 2. Tur alacağını düşünüyor olsa da seçmenlerine “yeniden Bismillah” diyerek sandıklara akın etmesi uyarısında bulunuyor.

Sürekli rehavete yer yok çağrısı yaparak;  “ seçim sandığa gidip oy atarak kazanılır” vurgusu yapıyor. Muhalefetin yalan ve iftira siyaseti tercihine karşın kendisinin hizmet siyasetine odaklandığını her defasında dile getirerek millet ve hizmet aşkı siyaseti yolunu tercih ettiğini her platformda dile getiriyor.

Cumhur İttifakı partileri bir araya gelme stratejileri güven ve beka söylemi üzerine samimiyeti ekleyerek yollarına devam etmeyi belirtirlerken asla bir makam ve mevki pazarlığının olmadığı noktasında hemfikirler iken,

“Millet ittifakı” partileri 14 Mayıs seçiminde istediklerini elde edemeyince kendi stratejilerini ve söylemlerini gözden geçirme yerine bir suçlu aradılar (depremzedeler, teslim olmuş orta sınıf gibi).

14 Mayıs seçiminde yüzde 5.17 oranında oy alan Sinan Oğan 2. Tur tercihini Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanacağını söyledi. “Ata İttifak”nın bir diğer ortağı Ümit Özdağ ise İç İşleri Bakanı olma sözüne karşılık Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu dışarıdan destekleyen Yeşil Sol Parti Ümit Özdağ ortaklığına şiddetle karşı çıkıyor. 2. Turda sandığa gitmeme kararı içlerinden geçiyor lakin Kemal Kılıçdaroğlu’nun verdiği sözler onların sandık iştahını kabartıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu milliyetçilik vurgusu yapamadan seçim kazanılmayacağını düşünmüş olmalı ki, milliyetçilik söylemlerinden dem vurdu. Bunu yaparken bir diğer etnik siyaseti de potada eritmek istiyor. Başarır mı o 28 Mayıs’ta belli olacak.

Kemal Bey fikirdaşları ve mecburi taraftarları bütün yaşananlara “at gözlüğü” ile bakıyorlar. Sadece kendi yandaşlarının anketlerine itibar ediyorlar,

Kendilerine hitap eden ve hatta zaman zaman Cumhurbaşkanına hakaret eden kanallar dışında hiç kanal açmazlar,

TRT kanalları onların uydularında çekmiyor,

Kendi aydın ve yazarları tarafsız ve siyaset dışı, diğer yazar ve düşünürler yandaş,

Hatta kendisini uyaran bazı gazeteci taraftarlarını dahi dinlemiyorlar,

Kendilerini sağ partiler olarak anlatmaya çalışan hiçbir oy oranları bilinmeyenler ile seçim kazanılır sanıldı.

Kemal Kılıçdaroğlu kendi parti oyları ile o irili ufaklı partilere 39 vekil kaptırarak içeriden büyük bir başkaldırı ile karşı karşıya…

İddia o’dur ki, kaset kumpasıyla seçimden el çektirilen Muharrem İnce seçmeni 1. Turda Sinan Oğan’a oy verdi. 2. Tur seçimin de ise tarafsız kalacağını açıkladı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun beklediği o destek açıklaması bir türlü gelmedi.

Muharrem İnce kendince 2018 yılı seçimlerinin rövanşını CHP’den alıyor.

Meral Akşener ise ilk günden beri Kemal Kılıçdaroğlu ile seçim kazanamayız diyordu. Her ne hikmetse 2. Tur seçimleri ile ilgili hiç sesi çıkmıyor.

Sanatçılar, öğretmenler, doktorlar, çiftçiler, askerler (apoletleri sökeriz), kısacası kendilerine oy vermeyenler, “teslim olanlardır.” Kendilerine oy verenler; demokrat, tarafsız ve aydın olanlardır.

Recep Tayyip Erdoğan Hatay Defne’de kendisine çok düşük bir oy oranı çıkmasına rağmen “45 gün gibi kısa bir sürede Defne Devlet Hastanesi inşa ettik bunu siyaset malzemesi yapmayız” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası bir seçim kaybetme tehlikesi yanında kendisini bekleyen asıl tehlike seçim sonrası genel başkanlık yarışı tehlikesidir. CHP geleneğinde kaybedilen seçim sonrası kurultay çağrılarıdır.

Ekrem İmamoğlu olası bir seçim mağlubiyeti yaşanırsa genel başkanlık için kollarını ilk sıvayan kişi olacaktır.  14 Mayıs seçim gecesi Mansur Yavaş’ı vücut dili ve oyunculuk kalitesi ile devre dışı bırakmışa benziyor. Aslında 14 Mayıs gecesi tavırları ile Kemal Bey’i de vurma derdindeydi. Trol tayfası ise 15 Mayıs’ta Kemal Bey’e bırak çağrısı yaptı.

Bütün bu yaşanan manevralardan sonra tekrar sorumuzu soralım: “Seçimi Kim Kazanır?”

Her ne sonuç çıkarsa çıksan seçimin galibi halkın sandığa yansıyan iradesi olacak.

Kim kazanırsa kazansın başımızın üstünde yeri var. Herkesin çıkan sonuca saygı duyması gerekir.