FERASET DERSLERİ -20-
Rabbimiz Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de (Vakıa Suresi) ahiret gününden bir sahne tasvir ediyor. Bu tasviri çoğumuz okumuş ya da duymuşuzdur. Şimdi gelin hep birlikte bizi bekleyen bu sahneyi gözümüzde canlandıralım.
İnsanlığa vad edilen büyük olay gerçekleşmiştir. Kıyamet tüm dehşeti ile kopmuş. Yer- gök birbirine karışmıştır. Dünya artık bir toz dumandan ibaret.
Ve gelmiş geçmiş tüm insanlar mezarlarından kalkmış, panik ve korku ile bir meydanda toplanmışlar. Artık hesap zamanı. Huzura varıp sıralanmışlar. Bir grup sağ tarafa dizilmiş bir grup ise sol tarafa…
Tahmin etmişsinizdir bunların kimler olduğunu. Rabbim hepimizi sağ tarafta dizilenlerden eylesin. Bizim de ismimiz ASHABUL YEMİN listesine yazılsın.
Ak olanların tarafına,
Aydınlık olanların tarafına,
Yüzleri parlak olan bahtiyar insanların tarafına yazılsın. (Amin)
Yalnız bu sahnede üç grup var.
1-Ashabul yemin (kitaplarını sağdan alıp kazananlar),
2-Ashabus- Şimal (kitaplarını soldan alıp kaybedenler) …
Peki üçüncü grup kim? Belki de çoğumuzun bu üçüncü gruptan haberi yoktur
İşte feraset yazı dizimizin bu bölümünde konumuz bu üçüncü grup.
Onlar ayeti kerimede geçtiği şekliyle “ Sabigune-s sabigun” olanlar. ÖNCÜLER. Yani yarışanların en öndeki grubu. Yani iman edip hayırda yarışanların en iyileri. Onlar nimetlerle dolu cennetlerde Yüce Allah’a en yakın olanlardır.
Ve yine dua edelim ki Rabbimiz, bizi bu öncülerden eylesin. En öndeki gruba katsın bizi
Elbette ki öncü olmak herkese nasip değildir. Ama onlar içimizden birileridir, etrafımızdadır.
Herkes camiye gider, onlar camileri kendi isimlerini vermeden yaptırırlar.
Herkes vakıfta, dernekte, erdemli gruplarda çalışır. Onlar vakıfları, dernekleri, erdemli grupları kurar, yönetir ve yaşatırlar.
Herkes zekât verir. Onlar zekâtı toplar ve dağıtırlar.
Herkes sadaka verir. Onlar sadakayı arar, bulur ve ulaştırırlar.
Herkes Kur’an okur. Onlar Kur’anı öğretmek ve öğrettirmek için şevkle azimle çalışırlar.
Herkes namaz kılar. Onların tüm geceleri kıyamdır.
Herkes oruç tutar. Onlar az yemekle yetinirler.
Herkes malının bir kısmını hayra ayırır. Onlar malının bir kısmını kendine ayırır.
Herkes yoksulu ve yetimi gözetir. Onlar yoksul ve yetimin mahallesinden çıkmazlar.
Herkes yetimin başını okşar. Onlar yetimi sahiplenirler.
Herkes fakire yardım eder. Onlar fakiri kendi evine kendi sofrasına davet ederler.
Herkes komşusuna iyi davranır. Onlar en kötü komşusu ile bile iyi geçinirler.
Herkes akrabalarına ikramda bulunur. Onlar kendileri ile ilişkiyi kesen akrabalarına giderler.
Herkes insanlara iyilik yapar. Onlar kendilerine kötülük yapanlara da iyilik yaparlar.
Herkes göçmenlere yardım etmek için isteklidir. Onlar göçmenlerin çadırlarında vakit geçirirler.
Herkes cemaatinde, vakfında, derneğinde, camisinde iyiliği anlatır. Onların ayak izleri kimsenin gitmek istemediği yerlerdedir.
Herkes haramdan kaçınır. Onlar; şüpheli olanlardan da, mekruhlardan da, kalbinin razı olmadığından da uzak dururlar.
Herkes tesbihat yapar. Onların her hali Allah’ı zikirdir.Onlar hayrın en zoruna taliptirler.
Yüce Allah’ın mesajının az ulaştığı mahallelere giderler.
Ateizme kaymış insanlarla cedelleşirler.
Uyuşturucu bataklığına saplanmış gençleri çekip çıkarmaya çalışırlar.
Sapkın eğilimlere karşı cesaretle ve azimle mücadele ederler.
Herkes işinde görevini en güzel şekilde yapar. Onlar görevlerinden fazlasını da yaparlar.
Herkes namazı vaktinde kılar. Onlar namazın vakti geçmesin diye dünyayı durdururlar.
Herkes iyiliği emreder kötülükten sakındırır. Onlar canlarını ve mallarını Allah yoluna koymuşlardır.
Rabbim onların sayısını artırsın.
Rabbimiz benzer bir ayırımla Müminun suresinde de insanları üçe ayırmıştır. 1-Nefsine zulmedenler; yani cehennemlikler;
2-Muktesidler yani orta Müslümanlar. Ve
3-Sabıklar yani öncü müslümanlar .
Yazımızın sonunda yine dua edelim.
Yüce Allah bizi de öncü Müslümanlardan eylesin.
İŞTE FERASET DE BU ÖNCÜLERİN ÖNCÜ OLMAYA ÇALIŞANLARIN VE ÖNCÜ MÜSLÜMANLARA HAYRANLIK DUYANLARIN ÖZELLİĞİDİR.