Yaşım gereği çok seçime şahit oldum.

 

     Yaşım gereği çok seçime şahit oldum. Oy verme yaşıma gelmeden önce ailemden, kendim oy verme yaşıma gelince de kendimden biliyorum ve hatırlıyorum ki bu yaşıma gelinceye kadar hiçbir seçimde bir kısım seçmen, asla bu kadar çirkinleşmemiş ve alçalmamıştı.

     Efendim, deprem bölgesinde yaşayan halka bu deprem musibeti müstahakmış! Neden? Çünkü mevcut hükümete oy vermiş.

     Efendim, depremde ve sonrasında günlerce yardım etmiş, şimdi hakkını helal etmiyormuş! Sebep? AK PARTİ’ye oy oranı fazla çıkmış yardım ettiği bölgeden.

     Efendim, böyle olacağını bilseymiş o soğukta sıcak evini bırakıp yardıma koşmazmış! Niye ama? Çünkü yardıma koştuğu insanlar, kendisinin desteklediği siyasi partiye oy vermemiş…

     Miş miş de mış mış… Muş muş da müş müş… Ben de diyorum ki vah vah da vay vay…

     Ne ara biz bu hale geldik yahu!... Yoksa diyorum 6 Şubat’ta enkaz altında kalan, insanlarımız değil de insanlığımız mı oldu?..

     Biz o gece ve o gecenin öğlen saatlerinde kıyameti yaşadık ey sıcak yatağında mışıl mışıl uyuyan muhalif dostum! Senin gibi tipi insan, içi acayip mahlukat olmayan herkes ama herkes, o buz gibi havada yıkılan evinin altında yardım bekleyen insanımıza sıcak bir el uzatmak için koştu. Bunu yaparken de kimse yardım eli uzattığı kişilerin dinini, dilini, ırkını, siyasi görüşünü düşünmedi. “Ben bu adamı kurtaracağım ama bu adam 14 Mayıs’ta oyunu AK PARTİ’ye verirse ben hakkımı helal etmeyeceğim, buna küfredeceğim…” diye geçirmedi içinden.

     Şimdi sen diyorsun ya, hakkımı helal etmiyorum diye; inan bana sen oraya koşmadın yardıma. Zira oraya yardıma koşan hassas kalpli, yüce gönüllü insanlar; asla senin gibi canavarca hisler taşıyamazlar.

     Ne zamandan beri siyasi görüşüne uymayan insanlara hakaret etmek moda oldu yahu! Bırak depremi, felaketi; normal zamanda bile bir insana ufacık da olsa yapılan bir yardım, o insana ters düştüğünde ona hakarete dönüşüyorsa senin insanlığın sorgulanmaz mı? Hani derler ya “Yüzüne dizine dursun, ben sana şu iyiliği yapmadım mı?” diye.

     Depremi en büyük şiddetiyle yaşayanlardan biri olarak diyorum ki siz yaşamayanlar, bunu asla anlamazsınız. Bir de şu açıdan bakalım isterseniz: İnsanlar eksi 20 derecede enkazın altında kurtarılmayı beklediler sabırla. Önce kurtulanlar koştu onların yardımına. Sonra patlatan yolları, tünelleri, köprüleri tamir ederek devlet koştu yaraları sarmaya. AFAD’ıyla, KIZILAY’ıyla, itfaiyecisi, madencisi, polisi, askeri, sağlıkçısı, gönüllüsüyle devlet; sahipsiz olmadığını hissettirdi vatandaşına. Evvela enkazdan çekip aldı, sonra çadır da olsa, konteyner da olsa barınma ihtiyacını karşıladı. Hem halk hem devlet, binlerce tırıyla yiyecek içecek getirdi insanına. Alelacele az çok para yardımı yaptı. Daha enkaz tam kalmadan vatandaşına harika evlerin temellerini attı ve depremden 72 gün sonra anahtarlarını teslim etti. Hâlâ devletin güçlü eli ile konteyner çarşılar kurarak, mağdur vatandaşına her türlü ihtiyacını karşılayarak çaba harcıyor.

     Eee, şimdi bu vatandaş bu hükümete oy vermeyecekti de 1999 depreminde depremzede vatandaşına gelen yardım paraları ile memurunun maaşını ödemeye çalışan sizin eski hükümetinize mi verecekti?

     Bu hükümete oy veren vatandaş, aynı deprem felaketini yaşayıp devletten bu destekleri gördüğü halde farklı partiye oy veren vatandaşa hakaret ediyor mu? Etmez, çünkü sizin derdiniz yaptığınız sahte yardımı ortaya koymak değil. Siz bu vatanı PKK, FETÖ vb. örgütlere peşkeş çekmeyi, bölerek bu toprakların içinde başka bir devlet kurdurmayı; terörist başlarını hapisten çıkarmayı, devletin içine sızan sonra da tespit edilip görevlerinden uzaklaştırılan militanları tekrar işe almayı seçim bildirgesine koyanları desteklemedi diye kızgınsınız.

     Siz, bu millete düşman olan herkesin desteklediği ama yine de yenilen partiniz var diye saldırıyorsunuz.

     Siz, giriştiğiniz kaset, şantaj, hile hurdaya rağmen ağa babalarınızı mutlu edemediniz diye ne yaptığınızı bilmiyorsunuz.

     Ama ne yaparsanız yapın ALLAH’a ve onun hesaplarına karşı oyunlarınız tutmayacaktır. Bu millet 80 seneden sonra kendi içinden çıkardığı öz evladı dururken sizlere tenezzül etmeyecektir vesselam.