Geçen hafta kaleme aldığım köşe yazıma bu haftada devam ediyorum.
Geçen hafta kaleme aldığım köşe yazıma bu haftada devam ediyorum.
Şehrin hafızasında yolculuk yaparken karşıma o kadar çok olaylar çıkıyor ki,
Konu bütünlüğünü bozmamak adına geçen haftaki yazımın dışına çıkmak istemiyorum.
Bir önceki yazımda Yeşilyurt belediyesinde istihdam edilen mücahitlerde kalmıştım.
Yeşilyurt belediyesinde istihdam edilen kişilerin bir çoğu doksanlı yıllarda medyada birlikte olduğum arkadaşlardır. Hiç biriyle bir problemim yok. Zaten bu arkadaşlar o günden bugüne bana selam bile vermediler, arayıp sormadılar nedeni ise onlara söyleyeceğim çok sözüm olduğunu biliyorlar.
Bu arkadaşların mevki, makam sahibi olmaları dünyalık olarak beni hiç ilgilendirmiyor.
Beni ilgilendiren konu düne kadar bu devlete küfredeceksin daha sonra küfrettiğin devletin mevki ve makamını işgal edeceksin, asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu bir zamanda yüksek maaşlarla keyif süreceksin. Sizlerin TC devleti dediğiniz zaman bu ifadeyi kimlerin kullandığı da herkesçe malum .devletine sahip çıkanlar şuan sahipsiz kalmış durumda ne kadar vahim bir durum değil mi.
Bu mücahitlerin Mehmet çınarı beğenmedikleri bir gerçek siyasi konjüktür Mehmet çınarı istedi.
Eğer Mehmet Çınarı istemiş olsalardı insan kaçakçılığı projesinde kesinlikle yer almazlardı.
Bu projeyle Mehmet Çınarın siyasi hayatını sona erdirmek istediler. Bundan başarılı olup olmadıklarını Zaman gösterecektir. Güzelim şehrimizi ne hale getirdik cemaatlerin fikir ve idolijlerinin kavgasında Bu şehrin yirmi yılını kaybettik. Bu şehrin yirmi yılını kim verecek bize. bu tahribatı kim bitirecek.
Peki AK partiye ne demeli Ak partinin ilk seçime gittiği yıla bakalım bu mücahitlerde kim var,
Hiç biri yok. AK parti ikinci seçimle birlikte partiyi cemaatlere teslim ediyor.
Cemaat, siyaset ilişkisinde en büyük zararı AK parti çekiyor fakat hala akıllanmış görünmüyor.
Sayın Selahattin Gürkan bu müteahhitleri çözmüş olsa gerek ki adaylığını bu mücahitlerden rahatsız olan halkın görüşlerini Ankara’ya taşıyarak büyükşehir belediye başkanlığını kazandı .
Ben çok iyi biliyorum ki bu arkadaşlar Selahattin Gürkan’a oy vermediler ve aleyhinde çalıştılar.
Şimdi ise Selâhattin Gürkan’ı bir kaşık suda boğmak için fırsat kollamaktalar.
Buradan da anlaşılıyor ki bu mücahitlerin gayesi Allah rızası, allah için hizmet değilmiş.
Dünyalıklar için bir araya gelinen topluluk olarak karşımıza çıkıyor. bu gün Türkiye’deki cemaatlere bir bakın ismi çokta önemli değil hepsi aynı.ticaret,menfaat.mevki ,makam ve dünyalık heva ve heves
Ey hayat süren insanlar sizi kim diriltecek…
Son sözlerimle yazımı bitirmek istiyorum.
Ey mücahit ve mücahideler…
Yaşadığınız son bir ayı gözden geçirin Allahın emrinimi en çok yerine getirdiniz,
Yoksa hocanızın, veya şeyhinizin emrini yerine getirdiniz ben eminim ki hocanızın veya şeyhiniz emrini yerine getirdiniz,
MUHAMMET İKBALİN O TARİHİ DİZELERİYLE YAZIMI BİTİRİYORUM
EY ALLAHIM MÜSLÜMANLARDAN KAÇIP, MÜSLÜMANLIĞA SIĞINIYORUM…