15 Temmuz Ulusal Kurtuluş Günü, tüm İslam âlemi için bir milat olmuştur.

Şairin dediği gibi tek dişi kalmış canavar olan Batı, o hastalık bulaştıran tek dişini İslam aleminin şah damarına dayamak için elinden geleni yapmakta .

Başkomutan Cumhurbaşkanımızın, Alman ARD televizyonuna verdiği mülakatta sunucunun sorduğu sorulara bakarak; Batı’nın ne kadar kör olduğunu bir kez daha gördük.

Yine Türkiye sınırları içerisinde tüm halkın etnik köken ayırtmaksızın ay-yıldızın gölgesinde bir araya gelmesini çekemeyen, hatta tabiri caizse çatlayan Batı; batıllığını, cahilliğini ve haçlı ruhundan gelen kana susamışlığını bir kez daha gösterdi.

Başkomutan ecdadından aldığı güçle verdiği cevaplar ise hayran bıraktırdı, gurur duyduk.

“Dünya beşten büyük” diyecek kadar dünyayı yöneten ve zalim milletleri karşısına alan başka bir lider daha tanımıyoruz…

Günümüz şartlarında ERDOĞAN, tüm İslam aleminin ilan edilmemiş halifesidir. Bu büyük bir iddia, evet biliyorum ama yansımalar böyle…

Yeniden dirilişin fitilini yakan Erdoğan’dır.

Resmiyette Türkiye cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olsa da gönülleri fetheden icraatları ile Filistin başta olmak üzere dünyadaki diğer Müslüman halkların da lideri konumundadır.

Şahsi kanaatime göre Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Dışarı çıkın meydanları fethedin” dese; Filistin, Suriye, Irak, Yemen, Arabistan, Libya, Arakan ve Uygurlar başta olmak üzere dünyadaki Müslümanlar meydanları “Allahu Ekber” nidaları ile doldurur.

IŞİD, FETÖ ya da diğer marjinal örgütler gerçek manada İslam’ı baltalamaktalar.

Söylemleri ve samimiyeti ile Erdoğan ve AK harekatı ise dünyaya İslam’ı sevdirecek kadar iyiler.

Şu tespiti de yapmak gerek ki tasavvuf inancına göre gerçek şeyhlerle toplumun irşada yönelmesi önem arz etmektedir.

Selçuklu hatta Osmanlı’nın yükselme döneminde bu gerçek gözden kaçmıyor.

Dolayısıyla mutlaka ve mutlaka;

Toplum artık FETÖ gibi gruplardan arındırılmalı ve gerçek irşad makamında olan şeyhlerin varlığına izin verilmelidir.