Malatya’nın Battalgazi ilçesinde halk arasında "Teze Cami" olarak da bilinen tarihi Hacı Yusuf Taş Camii, depremin acı izlerini silerek küllerinden doğuyor. Mühendislik başarısı ve aslına sadık restorasyon çalışmalarıyla dikkat çeken projede artık son viraja girildi. Depremin acı izlerini silmeye hazırlanan tarihi yapıda, aslına uygun taş işçiliğinden zemin güçlendirmeye kadar her detay bilim heyetinin gözetiminde yürütülüyor.

UZMAN ELİYLE YENİ CAMİ İNŞA EDİLİYOR

Busabah Medya’ya özel açıklamalarda bulunan Malatya Vakıflar Bölge Müdürü Adem Bacanlı, sürecin nasıl başladığını şu sözlerle dile getirdi:

"Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde bulunan ve Teze Camii ya da Yeni Camii olarak da adlandırılan Hacı Yusuf Taş Camii, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde çok büyük hasar aldı. Bu hasarlar neticesinde aynı yıl içerisinde hemen ihalesi ve sözleşmeleri yapılarak restorasyon çalışmalarına başlandı. Çalışmalar sürecinde, alanında uzman akademisyenlerden oluşan bilim kurulu, bu yapının tamamen sökülerek rekonstrüksiyon yöntemiyle yeniden inşa edilmesini önerdi. Bu doğrultuda projeler hazırlandı ve hazırlanan projeler Sivas Koruma Kurulu tarafından onaylandıktan sonra yapım işlerine başladık."

YERİN 30 METRE ALTINDA DEV ZEMİN OPERASYONU

Caminin gelecekte yaşanabilecek olası sarsıntılara karşı bir daha yıkılmaması adına yerüstünden önce yeraltında devasa bir mühendislik hamlesi gerçekleştirildi. Zemin güvenliğinin projenin en hayati noktası olduğunu vurgulayan Bacanlı,

"Öncelikle zeminde güçlendirme yapmamız gerekiyordu. Bu amaçla zemin altına 1 metre çapında 268 adet fore kazık yerleştirildi. Bunun üzerine yapılan platformlar ve radye temeller ile zemindeki problemler giderildi. Üst yapıda ise Türkiye'de ilk defa uygulanan bir sistemle, yine uzman akademisyen hocalarımızın önerileri doğrultusunda farklı bir statik çalışma gerçekleştirildi. Buradaki amaç, Allah göstermesin, yeni bir deprem olduğunda bu yapının nasıl ayakta kalacağını planlamaktı. Bunların hesaplamaları yapıldı ve hocalarımızın öngörüleriyle, şu anda güvenli bir aşamaya getirdiğimiz bu camiyi inşa etmeye başladık"

ifadelerini kullandı.

Gelinlere yağda yumurta, ateşe saygı! İşte Orduzu’nun ilginç mutfak gelenekleri
Gelinlere yağda yumurta, ateşe saygı! İşte Orduzu’nun ilginç mutfak gelenekleri
İçeriği Görüntüle

AÇILIŞ İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

İnce işçiliklerin ve estetik detayların başladığı camide, tüm imkanlar seferber edilerek açılış takvimi planlanandan çok daha öne çekilmeye çalışıldığını açıklayan Bacanlı,

"Çalışmalarda artık son aşamaya gelindi. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde de bitireceğiz; çünkü cami içerisindeki ince işleri, elektrik işlerini ve bezemeleri yapan arkadaşlarımız çalışmalara başladılar. Burayı kısa bir zaman içerisinde, inşallah ağustosun sonunda veya eylülün başında tamamlamayı amaçlıyoruz. Aslında yüklenici firmanın daha fazla süresi var ancak diğer camilerimizde olduğu gibi Sayın Bakanımızın ve Genel Müdürümüzün talimatları ile çalışmaları daha öne almanın bütün imkanlarını değerlendiriyoruz"

dedi.

ALTI FARKLI YÖNTEM ARASINDAN EN DOĞRUSU YENİ CAMİ İÇİN SEÇİLDİ

Caminin inşaat sahasında ilk günden bu yana projeyi yöneten teknik ekip, yapının rekonstrüksiyon süreçlerinde en doğru statik modelleri belirlemek için uzun süren laboratuvar ve kurul aşamalarından geçti. Yapılan titiz ön hazırlıkları anlatan Yeni Cami'nin Şantiye Şefi Mustafa Sezer, projenin başındaki planlama evresini şu şekilde özetledi:

"Temmuz 2023 yılında yer teslimi yapılarak çalışmalarına başladığımız yapımızın proje çalışmaları, rekonstrüksiyon konusunda deneyimli akademisyen hocalarımızın oluşturduğu bilim heyetinin kararları doğrultusunda yürütülmüştü. Bu süreçte altı farklı yapım yöntemi üzerinde çalışıldı ve bu yöntemler içerisinden en uygun olanı belirlendi. Daha sonra yapılan statik hesaplamalarımız ve modellerimiz doğrultusunda tüm çalışmalarımızı şekillendirdik; hazırlanan projeyi Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayına sunarak tescillenmesini sağladık ve bu onay sonrasında, Ağustos 2024 yılında ilk zemin güçlendirme çalışmalarına başladık."

YUMUŞAK ZEMİNE KARŞI FORE KAZIK KULLANILDI

Malatya’nın alüvyonel zemin yapısının tarihi binalar üzerindeki riskini ortadan kaldırmak için devasa kazıklar adeta toprağa birer kök gibi çakıldı. Şantiye Şefi Mustafa Sezer, zemin ıslahı yapılmadığı takdirde oluşabilecek tehlikeleri ve teknik ölçüleri şu sözlerle aktardı:

"Zemin ıslahını 268 adet fore kazık çakarak gerçekleştirdik. Bu yapıda zemin ıslahı yapılmadan ne yapılırsa yapılsın, zeminin yumuşak olması sebebiyle yeni ve büyük bir depremde yapının hasar görmesi çok muhtemeldi. Bu doğrultuda tüm hesaplamalarımız yapılarak öncelik zemin ıslahına verilmişti. Bahçe zemininden 30 metre derinliğe inen, 25 metre boyunda ve 1 metre çapındaki bu 268 fore kazık ile zemin güvenliğini sağladık."

KÖTÜ DEPREM HAFIZASI USTA ELLERİN İŞÇİLİĞİYLE SİLİNİYOR

Projenin en can alıcı noktası ise depremin bıraktığı o acı ve yıkık hafızayı ortadan kaldırarak yapıyı eski ihtişamına, orijinal taş dokusuna ve kalem işi bezemelerine sadık kalarak ayağa kaldırmak oldu. Sezer,

"Yapım aşamasında, yapının önceden özenle sökülmüş ve numaralandırılmış özgün taşlarını kullanarak inşaat sürecini yürütmeye çalıştık. Ancak çok ciddi hasar görmüş olan taşlar da mevcuttu. Bu konuda da yapının dokusuna uygun, mekanik ve fiziksel değerleri karşılayan, görsel olarak aynı dokuyu bize sağlayacak taş malzeme seçimleri yaptık. Malzemenin, bilim heyetinin onayı doğrultusunda kesinleştirilmesi suretiyle, özgünlüğüne sadık kalarak ve aynı dokuyu yansıtacak şekilde imalatlarını gerçekleştirdik. Cami içerisinde de aynı şekilde kalem işi bezemelerimiz yapılmakta ve alanında uzman arkadaşlarımız çalışmaktadır. Kesme taş yüzeyler, sıvalı alanlar ve bu sıvalı yüzeylerin üzerindeki kalem işi çalışmalarıyla, geçmişteki o kötü deprem hafızasını tamamen silecek şekilde burayı yeniden hizmete açacağız"

diye sözlerini noktaladı.

Muhabir: Besime Güner