Son yılların en iyi Yeni Malatyaspor'u var karşımızda ama bu bize yetmiyor…

Yetmiyor, çünkü takımın başındaki hoca ve futbolcu kadrosu bunun çok daha fazlasını ortaya koyabilir… Koyacağını da daha önce defalarca gösterdi.

İlk yarının bitimine 1 maç kala şöyle bir durum değerlendirmesi yaptığımızda, görüntü itibariyle fena sayılmayız. Lakin yukarıda da söylediğim gibi daha iyi durumda da olabilirdik.

Daha iyi durumda olmamamızın başlıca birkaç nedeni var... Bunlardan en başta geleni şüphesiz yaşanan talihsiz sakatlıklar ve geçen yıldan kalan oyuncuların takıma gerekli katkıyı sunamaması.

Eren Görür'den başlayalım… Eren bu takımın en etkili oyuncularından biriydi. Belki de o da bunun farkında olduğundan olacak ki, sezon başı kampı ve sezon içi çalışmalarda kendini fazla sıkmadı… Yani iyi çalışmadı. Nasıl olsa yerim hazır diye düşündü. Ama futbolda böyle bir şey yok. Mustafa Uğur gibi kariyerli, geçmişi başarılarla dolu bir teknik adam “nasıl olsa yerim garanti” düşüncesine tahammül etmez, sonuç itibariyle etmedi de.

Tabi Eren konusunda başka şeyler de vardı. Futbolculuk kariyerinin son yıllarını Malatya'da geçiren ve bu süre zarfında birçok kişiyle dostluk kuran Eren, zaman zaman bu çevresi tarafından yanlış düşüncelere sevk edildi. Yedek kalması kendi performans eksikliği değil de, Mustafa Uğur'un şahsi takıntısı olarak kafasına dolduruldu. Sonrasını zaten biliyorsunuz; zamansız ve takımı yüz üstü bırakırcasına, şık olmayan bir ayrılık.

Velhasıl kelam, eskilerden takıma en fazla katkı kaptan Ramazan'dan geldi. Ramazan bildiğimiz ve de tanıdığımız Ramazan'dı ligin ilk yarısında.

Ama bunu bir Koray için ya da bir Vedat için söyleyemeyeceğim.

Koray iyi başladığı sezonu rezil bitirdi! Yakın dostu Eren takımdan ayrıldıktan sonra, Koray adeta başka birisi oldu çıktı. Bayrampaşa ve son Menemen maçı sanırım bu tezimi daha da güçlendiriyor. Gördüğü kırmızı kart da devre arası tatil bileti gibiydi!

Diğer etkenlere gelecek olursak… Elbette ki bozuk zemin ve antrenman sahası yetersizliği kaynaklı talihsiz sakatlıklar.

Mustafa Uğur'un güvenerek aldığı Onur Tuncer, sezon başı kampında geçirdiği sakatlıkla ligin ilk yarısını kapattı… Ve transfer süreci bittiği için o bölgeye Onur'un eksikliğini dolduracak bir futbolcu alınamadı.

Yine lige fırtına gibi giren takımda, ilk yarının ilk 4 haftasındaki performansıyla parmak ısırtan Onur Acar, geçirdiği sakatlıkla takımdan uzunca bir süre uzak kaldı.

Zaten bu eksiklikleri takiben Ali Sakal, Mustafa Tuna, Serkan Çalık, İrfan Başaran ve Caner Ağca yaşadıkları sakatlıklardan dolayı bir türlü istenilen düzeye gelemediler.

Bir diğer etken ise şüphesiz yaptığı yorumlar ve yazdığı yazılarla farklı amaç peşinde koşanlar oldu.

Bu kişiler şehrin ortak paydası Yeni Malatyaspor'u unutup kendi çıkar hesaplarının peşine düşünce hem takımda, hem de yönetimde kafası karışanlar oldu.

İşte Eren Görür'ün ayrılışının arka planında da bu kafa karıştıran yorumlar yatıyordu.

Bu çıkar amaçlı yorumların yönetime yansıması ise daha farklı oldu…

Bu adamların gaza getirip ekrana çıkardığı adamlar canlı yayında parmak sallayarak, takımın hocasını tehdit etme cüretini gösterdi ne yazık ki!

Hatta bunların dolmuşuna binenlerden bir kaçı kulübün ikinci başkanı İlhan Kavuk ile ilgili astı astarı olmayan şeyler söyleyip, Başkan Adil Gevrek'i etkilemeye çalıştılar.

Sonuç olarak, kendi çıkarları için Malatya'nın menfaatlerini göz kırpmadan hiçe sayan bu kişiler son işlerinde yakayı ele verdiler ve üzerlerine defalarca yıkansa da, uzun yıllar çıkmayacak “memleket düşmanı” yaftası yapıştı kaldı.

İşte ligin ilk yarısında son yılların en iyi performansını ortaya koymasına rağmen yine de beğenmediğimiz Yeni Malatyaspor'u daha iyi olması noktasında bu etkenler frenledi.


BÖLGESEL REZALET LİGİ!


Yahu biz bu kadar mı yetersiz-çapsız bir memleketmişiz ki, yıllardır bu BAL ligi denen, ama aslında gerçek adı “Bölgesel Amatör Lig” olan, kalitesiz ligde başarısız oluyoruz!

Tek kelimeyle yazık!

Hadi 44 Malatyaspor birkaç gariban esnafın sırtında dönüyor, ya peki belediye imkânlarıyla bu sene yediği önünde yemediği arkasında olan Yeşilyurt'a ne demeli!


HACI BAŞKAN'I KANDIRIYORLAR!


Şu an Belediye başkanları arasında en tutarlı, en istikrarlı görüntüyü ortaya koyan Hacı Başkan'ı bir dostu olarak uyarıyorum: Başkanım tamamen iyi niyetli, memleketin sporuna katkı sunmak için oluşturduğunuz bu takımda görevlendirdiğiniz adamlar en sonunda başınızı yakacaklar!

Baksanıza verdiğiniz paralarla kurulan takıma; neredeyse küme düşme potasında!

E hani Malatya'nın alt yapısı olacaktı bu takım… Hani hocası da, futbolcusu da kazanacaktı bu takımda!


İSMAİL TEKİN BAŞARISIZ!


Gelelim 44 Malatyaspor'a… Açıkçası bir hayal kırıklığı da orada yaşamıyor değilim.

İsmail Tekin beğendiğim, saygı duyduğum bir teknik adam… Lakin görünen o ki eski gücünde değil İsmail Hoca!

Benim tanıdığım İsmail Tekin başarısızlığa kılıf uyduracak bir teknik adam değildi.

Ligin ikinci haftasında devraldığı takım bekleneni veremeyince, “kadroyu ben yapmadım” bahanesine sığındı İsmail Hoca.

Evet doğru, kadroyu sen yapmadın ama elindeki malzeme de fena bir malzeme değil hocam… Sonuç olarak fazlasıyla eksiğiyle bu takımda çalışmayı kabul ettin hocam.

Ben onu bunu bilmem, bir gerçek var: İsmail Tekin başarısız!