İnsan, yaz tatilini uzun tutunca sevdiklerini özlüyor, onlarla görüşüp hasret gidermek istiyor.
Ben de dört ay şehrimden ve dostlarımdan uzak kalınca bu duyguları yoğun bir şekilde yaşayanlardan biriyim.
Bunun için, arkadaşlarımla hasret gidermek, Malatya tabiriyle çay içip, iki hanek etmek için iş yerlerine ziyarete gitmeye karar verdim.
Ziyarete gittiğim arkadaşlarımın bir kısmını yerinde buldum, sohbet edip hasret giderdim.
Çoğunu da yerinde bulamadım.
Sorun yerinde bulamadığım dostlarım ile ilgili.
En azından kendilerini aradığımı bilmelerini isterdim..!
Aradığımı bilirlerse, belki nezaket gösterir geri dönüş yaparlar diye düşündüm.
Ama yanlış düşünmüşüm galiba.
Gittiğim her yerde manzara üç aşağı beş yukarı şöyleydi.
“Sorum:
“Ahmet bey yerinde mi?”
Cevap:
“Yoğh”
Başka bir mekandayım, sorum yine aynı:
“Hüseyin burada mı?”
Cevap da yine aynı sertlikle:
“Yoğh”
Bir dayak yemediğim kaldı.
Sorduğuma soracağıma pişman oldum.
Bu nasıl kaba bir tavırdır, bu nasıl kaba bir davranıştır anlamakta zorlanıyorum.
Yahu, patronlar çalışanlarına bu konuda hiç telkinde bulunmazlar acaba?
Gelen misafirlerime nazik davranın, ismini alın ki ben sonra onlara dönüş yapabileyim demezler mi acaba?
Yoksa gelenlerin onlar için hiç değeri yok mu?
Biz hangi ara bu kadar kabalaştık...
Biz hangi ara bu kadar maddeleştik...
Şimdi yıllar öncesine, bizim gençlik yıllarımıza dönüp bu sahneyi o yıllarda nasıl yaşardık ona bir bakalım.
Olay muhtemelen şu şekilde gerçekleşecekti.
Sorum: “Ahmet bey yerinde mi?
Cevap:
“Biraz önce çıktılar, oturup bir soluklanın size bir çay söyleyeyim”. Ahmet bey gelince kim aradı diyeyim.
“Hüseyin burada mı?
Cevap yine aynı naiflikle:
“Birazdan gelir efendim, siz, istirahat buyurun, not alayım, gelince sizi arasın...
Değerli olduğunuzu hissettiniz veya size değerli olduğunuzu hissettirdiler değil mi?
”Ha, az kalsın unutuyordum, not bıraktıysanız da mutlaka aranırdınız..!
Hep demiyor muyum, eski günler daha güzeldi, eski insanlar daha kibardı diye.
Haksız mıyım?
Selam olsun Malatya’mın naif ve kibar insanlarına...
***
Geçen gün televizyon seyrederken, yöresel ürünler fuarında, Malatya yemeklerini tanıtan biri, bizim geleneksel lezzetimiz olan “TİRİTLİ DOLMA KÜFTESİ” ne, Adana’nın yemeği olan “Analı kızlı” dediğini duydum.
Yüzlerce kere yazdım, yine yazacağım, bizim yemek kültürümüzde “analı kızlı” diye bir yemek yoooktur..!