Kernek eski tütün depolarının başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.

Malatya Tekel Sigara Fabrikası’nın kuruluş hikayesi 1925 yılına dayanır. Malatya Sigara Fabrikası 1925 yılında tütün atölyesi olarak kurulmuş, 1937 yılında temeli atılarak, 1939 yılında inşaat bitirilmiş ve Malatya Sigara Fabrikasına dönüştürülmüştür. Özelleştirildiği 2008 yılına kadar çalıştırılan fabrika Malatya ekonomisine büyük katkı sağlamış, işsizliği büyük ölçüde yok etmiştir. Fabrika binası Mayıs 2011’de tamamen ortadan kaldırılırken, kent tarihi ve kent hafızası büyük bir yıkıma uğramıştır.

Köylü tarafından tarladan toplanan tütünler işlenmesine kadar bir çok ameliyelere tâbi tutulmaktadır. İşlenmiş ve işlenmemiş tütün denklerinin depolarda istifleri, mevsimlere göre fermantasyon zamanlarında aktarılması, işleme salonlarında harman edilmesi ve denkler haline getirilmesi gibi daimî işlemlere tâbi tutulması için Tütün depolarında ihtiyaç duyulmuş ve fabrikanın açılmasından sonra şehrin değişik noktalarına bu depolar yapılmıştır.

Kernek Tekel Deposu da şehrin hafızasını ve tarihini oluşturan, mihenk noktası olan yapılardan biridir.

Bu yapı 2011 yılında yani fabrikanın kapanmasından sonra devrin valisi tarafından işletilmek üzere bir kaç tekstil firmasına verilmiş ve 800 kişiye istihdam sağlanmıştır.

Dernek Mahallesi 1043 ada – 119 parselinde kayıtlı bulunan 10 dönüm arazisi bulunan bu yapı ve arazisi bu defa 2021 yılında Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarıldı.

Bu satış pandemi ve diğer bazı nedenlerden dolayı gerçekleşmeyince bu talihsiz yapı 6 Şubat Depremine kadar varlığını sürdürdü ve asrın felaketini de yaşayarak hala ayakta kalma inadını sürdürdü.

Ta ki günümüze kadar.

Önce yıkım kararı çıkarıldı. Sonra işçilere burayı boşaltın çağrısı yapıldı. Firma ve işçiler direniş gösterselerde devlet gücünün karşısında boyunlarını eğip binayı boşaltmak zorunda kaldılar.

Duyduğuma göre yıkım başlamış!

Endüstriyel mirasın bir parçası sayılabilecek bu büyük yapılar, kentin içinde oldukları için kolektif hafızamızda yer ediniyorlar. Şehrin silüetinde, kentsel dokusunda ve orada yaşayanların hayatında yer edinen bu yapıların korunmasını, öylece kalmasını istiyoruz. Tabii kullanılmayan her yapının ölmeye de mahkum olduğunu biliyoruz. Tütün ticareti, tütün tüccarı gibi kavramların kalmadığı bir zamanda tütün depolarının varlığını sürdürmesi mümkün değil. Ama teknik olarak ömrünü doldurmamış bir yapının yıkılması önce ekonomik, sonra da az önce belirttiğim kültürel sebeplerle yanlış ve anlamsız.

Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına…