Başarısız olduğum tek ders resim dersiydi.
Bir türlü resim yapmayı beceremediğim için resim dersini de sevmiyordum.
Ta ki Gündüz Hoca dersimize gelinceye kadar.
Altmışlı yıllarda, ortaokul yıllarımda tanıştık, şaşırmıştım ilk gördüğümde, Malatya şartlarına uygun bir giyiniş tarzı yoktu.
Enseden uzun saçları, gözünde değişik bir gözlüğü, üzerinde sıfır yaka siyah bir tişörtü, altında dar sayılabilecek bir kot pantolonu, çorapsız giydiği ayakkabılarıyla hatırladığım resim hocam Gündüz Temur.
Her şeyi farklı, marjinal diyebileceğim fakat dünya tatlısı, kalbinde kötülük barındırmayan, her an dertleşebileceğiniz hissini karşıya aktaran bir insandı.
İlk derse geldiği günü hatırlıyorum da, biz çiçek, böcek, manzara resmi yapmayı beklerken, bir arkadaşımızı masanın üstüne çıkarıp önce kara kalemle, sonrada pastel boyayla, onun resmini yapmamızı istemişti.
Sıra arkadaşım rahmetli Taylan Asılsoy, güzel resim yapardı. Benim resmimin de kara kalem kısmını yapmasını rica ettim Taylan'dan.
Taylan'ın yaptığı resmî alıp pastelle boyamaya başladım, ama ne boyama, kullanmadığım renk kalmadı, kargacık burgacık, ucube bir şey çıktı ortaya.
Resmini bitiren hocaya götürüp gösteriyor, o da eleştiri ve beğenilerini söylüyor, bir tek ben resmimi götüremiyorum çünkü benimki resim değil başka bir şey oldu.
Dua ediyorum ki zil çalsın ama hepiniz bilirsiniz böyle durumlarda, zilin çalmayacağı tutar ya, yine öyle oldu zil çalmadı ve ben de, mecburen istemeye istemeye resmimi götürdüm gösterdim .
Fırça yemeyi beklerken birden yüzünde güller açtı, gözlüğünü taktı, geri çıkardı, ‘evladım resmi, sınıfın karşı köşesine götür’ dedi, götürdüm, ‘diğer köşeye götür’ dedi, oraya götürdüm, dört köşeyi gezdirdi...
-"Evladım ne güzel bir form yakalamışsın "
Form nedir, neyi yakalamışım, hiç bir şeyin farkında değilim, fırça yemeyeyim tek derdim bu...
Velhasıl hoca resmimi çok beğenmiş, renk uyumunu güzel yapmışım, kontrast renkleri iyi kullanmışım ve ortaya güzel bir resim çıkmış.
Uzatmayayım Gündüz Hoca, benim gibi yeteneksiz birinin bilinçsizce boyadığı tüm resimlerini yıl sonu sergisine aldı...
İleriki günlerde Gündüz hocanın çok güzel futbol oynadığına şahit oldum.
Öyle güzel çalımlar atardı ki...
-"Bas topa kaldır kafanı " onun futbolda kullandığı klişe lafların başında geliyordu. Sonra bu laf Malatya futbol camiasında çok kullanılır oldu.
Gündüz Hocanın Beşiktaş futbol kulübünde futbol oynadığını daha sonra öğrenecektik.
Daha sonra sevgili hocam İstanbul 'a yerleşti ve Malatya'da kıymetini bilemediğimiz hocamın Türkiye'nin en önemli ressamlarından biri olduğunu öğrendik.
Sevgili hocam Malatya'nın yetiştirdiği fakat çok kişinin bilmediği büyük ressam Aka Gündüz Temur 1941 yılında Malatya İzollu'da başlayan hayatını maalesef 2008 yılında İstanbul'da noktalamıştır.
Önemli bir değerimizi daha andık, sizlere de hatırlattık...
Ruhu şad, mekanı cennet olsun...