Şimdi size içimden gelenleri içimden geldiği gibi yazsam editörümü kızdıracağım.

HAVALE İŞLEMLERİ TAMAM

Şimdi size içimden gelenleri içimden geldiği gibi yazsam editörümü kızdıracağım.

Biraz sövgücü olduğum doğrudur.

Sayın editör haklı. Ancak sövgücü olduğum kadar sevici olduğumu O da biliyor.

Kendimi O’nun yerine koydum. Benim yüzümden kaç defa ifade vermek, açıklama yapmak zorunda kaldı.

Ben de yazılarımla ilgili tüm sorumluluk bende olmasına rağmen O’nu zor durumda bırakmaya hakkım olmadığının da bilinci ile yazılarımı yumuşatmaya çalışıyorum.

Tabi bu da klavye başında beni birazcık zorluyor.

İki lafı bir araya getiremeyen sünepeleri eleştirirken okuduğum bini aşan kitabın her birinden en az yeni öğrendiğim bir kelimeyi kullanmaya karar verdim. Ancak:

Oturduğu koltuğun imkanlarını kullanamayan birinden kifayetsiz diye bahsetsem de

Üyelerinin hakkını savunamayan sendikacılara çolpa desem de

Laf ebeliği yapan devrin adamlarına kolpa desem de

Söylediği her yalan açığa çıktığında ilmi siyaset yapıyorum diyen imitasyonlara insanın sövesi geliyor…

Bir siyasetçi meclis kürsüsünden millete el hareketi çekince ben de milletin bir ferdi olarak tavır göstermek istedim. Kendimi ifade edemedim. Neyse dedim. Millete de cevap hakkı doğdu. Beyefendi seçim turlarına başladığında, nihayetinde sandıkta karşılığını alacaktır el kol hareketlerinin.

Başka bir siyasetçi şehit yakınının bacısına söven ‘’dava arkadaşını’’ eleştirenlere bit yavrusu anlamına gelen o meşhur hakareti edince karşılığını alamadı köşemden. Millete havale ettim.

Terörist ve sevicilerine şirin görünmek için dünya seçim kaybetme rekoru kıran siyasetçilerin tezkerede hayır oyu kullanmalarının karşılığını veremedim. Serok Durmuşun verdiği hayır oyunun gerilla pervinin vermiş olduğu evet oyuna karşılık gelip gelmeyeceğini tartışmadık bile. Millete havale ettim.

Bir depo akaryakıttan 20 TL, 30 TL olsun kar edebilirizin derdine düşen, istasyonlarda uzun kuyruklar oluşturan vatandaşın durumunu araç fazlalığı ile açıklayan behlül, milletin aklıyla dalga geçmesi ile ilgili alacağını tam olarak almadı benden. Millete havale ettim.

Akraba kayırmacılığını nahl suresi 90. ayetle açıklayan ‘’ehli sünnetin’’ cenaze namazının kılınıp kılınmayacağı ile ilgili bir fetva da duyurmadım. O’nu da diyanete havale ettim.

Haa bu arada Türk Milletinin aklıyla alay edenleri de Allah’ havale ettim!

Örnekleri çoğaltmak mümkün ancak şimdilik burada bırakalım.

Eleştirel akıl hem Türk töresinin hem de İslam ahlakının bir gereğidir. Bu konuda çok yazı yazdım. Yazmaya da devam edeceğim.

Mücadele suresinden peygamberle dahi tartışabilen Müslüman kadını okuyun. Kadın erkek eşitliğini müjdeleyen peygamberin bir kadının karşısındaki tahammülünü ve hoşgörüsünü okuyun da içiniz ısınsın.

Göktürk yasalarını okuyun. Göktürklerde halk temsilcileri olan toygunlar, Türk Toyu’na katılma yetkisine sahipti. Toygunların kağan soyundan gelmelerinin gerekmediğini, her türlü konuda görüş bildirip eleştiri yapabileceklerini görün, anlayın.

Varsa bir eleştiriniz kapım herkese sonuna kadar açık.

Yazdıklarımdan yalnızca ben sorumluyum.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…

( [email protected] )