Darbe girişimi akşamından beri askeri vesayete, teröre ve karanlık geleceğe karşı Malatya halkında öyle bir direniş vücut buldu ki destansı bir yürüyüşle vatandaş, geleceğe aydınlık bir imza attı.

15 Temmuz’dan itibaren artık askeri vesayet-asker tokadı bitmiştir. Malatya’mız ve tüm Anadolu mermilere karşı tek vücut olup yürümüştür.

Geceden sabaha yürüyen vatandaş attığı her adımda aydınlanan bir gelecek kazanmış, köhnemiş bir zihniyeti Anadolu tarihinden kazıyıp çıkarmıştır.

Gezi olaylarında binlerce insan toplandı ve ne yağmalanmadık dükkân kaldı ne sövülmedik değer.

Hâlbuki milyonların üç gündür süren eyleminde kırılan bir tek cam, bir tek tabela yoktur. Tek kırılan şey, askeri vesayet ve köhnemiş zihniyettir.

Dün gece hepimiz bir idik ve dedik ki;

Bizim üzerimizden tanklarla geçebilirsiniz.

Havadan jetlerle ya da helikopterlerle üzerimize ateş edip, bizi paramparça edip öldürebilirsiniz.

TRT’yi, televizyon kanallarını ele geçirip çoluk çocuk hepimizi tehdit edip korkutadabilirsiniz.

Vatan evladı polislerimizi uçakla tarayıp şehit edebilirsiniz. Ama hiçbir zaman içimizdeki imana dokunamayacaksınız. Çünkü buna, abdest tutmayan yüreklerinizin çapı da yetmez boyu da. Milletimizin imanından siz münafıklara verilecek dersler vardır.

Geçmişten beri ezanları susturup bankaları siyonist uzantılara teslim edip bu halkı kendi evinde aç sefil bırakan siz teröre, müsamaha eden acayip vatan hainleri hak ettiğiniz cezayı iki dünyada da çekeceksiniz.

Darbeden önceki yazımda belirttiğim gibi sizlerin bir planı varsa Allah’ın da (c.c.)bir planı var. Bakın gördünüz mü, siz ne plan kurarsanız kurun fos çıkacak.

İslam gönülleri fethedecek ve vatan için atılan her kurşun bizim geleceğimizi parlatırken, hainlerin sıktığı her kurşun dönüp onları vuracaktır.

İsrail destekli barbar akımların elinde oyuncak olan bu büyük düşman bundan sonra nokta suikastlar yapabilir. Liderimiz, başkomutanımızı korumalıyız.

Düşüncem o ki liderler kadrosuna suikast yaparak, bu birleşik halkı ayırmak isteyeceklerdir. Son derece dikkatli olunmalıdır. Zalimler köşeye sıkıştı, yeniden tekrarlıyorum; suikastlara başlanabilir.

Bu bir kurtuluş savaşıdır. Bu savaşta da Kürt Türk, Alevi Sünni hep bir idik, bir olmalıyız. Bu gece biz koskoca zalimler ordusunu kadınlı-erkekli yendik. Biz kim miyiz?

Bakkal, kasap, berber, öğrenci, ev hanımı, işçi, çiftçi, ağa… Biz hep birlikte Türkiye’yiz. Biz satılık generallere dersini veren demokrasi nöbetçileriyiz…