Öncelikle on bir ayın sultanı Ramazan’ın gönüllerimize sevgi, sofralarımıza bereket, amellerimize sevaplar getirmesini temenni eder, devamında da sevgi ve muhabbetlerimi sunarım.
Ne kadarda Avrupa Futbol Şampiyonası’nın gölgesinde kalan öteki gündeme zaman zaman kafa çevirip bakmaya çalışsak da, yine de futbolun o büyülü, o sürükleyici ruhu hepimizi esir almış durumda.
O zaman ne diyoruz: İyi ki varsın futbol.
Gelelim kendi gündemimize…
Ne var gündemimizde peki? Ne arasan var!
Teknik heyet değişikliği, başkan Gevrek’in yeni sezonda da yola devam etmesi, camia içerisinde hiçbir zaman eksik olmayan çatlak sesler ve birilerinin popülist söylemlerle tribünlere oynaması.
Bazen bir yanım yazma değmez, kim için, ne için yazıp da birileriyle kötü olacaksın diyor; bazen de içimdeki iflah olmaz duygulara esir olup, bir anda klavyenin tuşlarına basarken buluyorum kendimi.
‘Biz niye böyleyiz, biz niye bir adım ilerlemeyiz, biz nerde yanlış yapıyoruz’ gibi deli sorular aklımı her zaman meşgul etmiş, her zaman aklıselim cevaplar aramışımdır. Lakin bugüne kadar arpa boyu yol aldığımı düşünmüyorum. O yüzden bugün yine bu format üzerinden gidip, madde madde eksilerimizi, garipliklerimizi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Niye böyleyiz?
-Geçmişte yaptığımız hatalardan, yanlışlardan dersler almayıp, bugün aynı yanlışları, aynı hataları tekrarladığımız için böyleyiz.
-Samimi olmadığımız, kendi çıkarlarımızı her şeyin önünde tuttuğumuz, insanları çok çabuk harcadığımız için böyleyiz.
-Memlekette en son konuşması gereken adamları konuşturup, bir de üstüne bu adamları dinleyip, ‘bilen’ sınıfına koyduğumuz için böyleyiz.
-Bazen bir başkanın, bazen teknik direktörün, bazen futbolcunun, bazen de ensesi kalın bir iş adamının sırf kendi çıkarımız için en büyük savunucusu olup, onun içinMalatya’yı bile tek kalemde silecek kadar canavarca hislere büründüğümüz için böyleyiz.
-Hak etmeyen adamların, hak edenlerin başını ezerek teknik adam, yönetici ve başkan olmalarına sessiz kaldığımız için böyleyiz.
-Oturduğumuz koltukları birisi altımızdan çekip almasın, birisi yerimize gelmesin, birisi rahatımızı bozmasın korkaklığıyla, öpmediğimiz el- etek bırakmadığımız için böyleyiz.
Bayram Bektaş
Telefon numarasını almak için aradığım Elazığlı gazeteci arkadaşımın O’nun için söyledikleri benim için elbette ki referans niteliğinde, lakin çiçeği burnunda hocanın kulüpteki hareket kabiliyetini düşündüğümde heyecanım kırılıyor, iyimser yorum yapma iştahım kaçıyor.
Bir kere en önemli soru şu: Bayram Hoca istediği oyuncuları aldırabilecek mi?
Öyle değil mi ama bir teknik adam sezon başında kadrosunu istediği futbolculardan oluşturamaz ise sizce başarılı olma şansı yüzde kaç olur o hocanın?
Valla ben geçen sezon yaşanan parasal krizin bu sezon da yaşanmamasını temenni ediyorum. Eğer yaşanırsa, işte o zaman geçmiş olsun.
Gelelim tekrar Bayram Bektaş tercihine… Bence aranan kan.
Bayram Hoca gerek antrenörlük, gerekse de futbolculuk kariyeri ve bilgi birikimiyle Yeni Malatyaspor’da sunulan imkânların istenen ölçülerde olması durumunda başarı sağlar diye düşünüyorum.