Görünüşüne bakarak onun kişiliğini tahmin etmek çok zordu. Saçları olağandan fazla döküldüğü için, kafasını sürekli usturaya vurdurur, dolayısıyla kafası her zaman güneş gibi parlardı. Uzun boyluydu. İri yarı denebilecek kadar iriydi. İri vücuduyla mütenasip çok da sırıtmayan bir göbeği vardı. Kafasındaki fötr şapkası, ayağındaki şalvarı, köstekli saatinin sallandığı yeleği ve yaz kış çıkarmadığı ceketiyle tanımayanlara zengin köy ağası intibası verirdi…
Düğünlerin baş köşesinde yer bulan, "kanber" misali özellikle zengin düğünlerinin olmazsa olmazı bir kişilikti. Düğünün en hatırlı misafiri kimse onun masasında kendine yer bulur hazır cevaplığı ve nükteleriyle masadan kahkahalar düğün sonuna kadar eksik olmazdı.
Akçadağ ilçesi Bahri köyünden olan Hacı Bici Akçadağ civarındaki köylülerden topladığı afyon sakızlarını anlaştığı taksi şoförü Kavruk Ahmet ile Van’a teslim etmek üzere yola çıkarlar.
Abartıyı ve mübalağa sanatını çok güzel kullanan Hacı Bici malı yakalatmalarının mümkün olmadığını çünkü malın çok önemli bir devlet adamının olduğunu kendisinin bu işten sadece komisyon aldığını anlatarak yolculuklarını sürdürürler.
Bingöl yakınlarında yol kontrolü yapan Jandarma ekibi arama sırasında malı yakalar. Kavruk Ahmet, kendisinin şöför olduğunu, malın sahibinin Hacı Bici olduğunu söyleyince bütün gözler Hacı Bici’ye çevrilir. Hacı Bici çok rahattır ve önemli bir devlet adamıyla ortak çalıştığını ve malın onun olduğunu söyler.
Hacı Bici’yi bir hayli döven Jandarma komutanı ortağının kim olduğunu sordukça Hacı Bici; “Aklınızı başınıza toplayın söylesem sizi buralardan sürer akıllı olun, malımızı da verin bizi de bırakın!” diyerek ısrarını sürdürür…
Böyle dedikçe jandarma komutanı daha bir hızlı vurmaya başlar ve bu kısır döngü böylece sürüp giderken…
Dayaktan bunalan Hacı Bici’nin ağzından birden Başbakan Adnan Menderes ismi çıkmaz mı?
Bu ismi duyan jandarmalar ve komutan şaşkınlıktan küçük dillerini yutacak olmuşlar ama şaşkınlıkları geçince katıla katıla gülmeye başlamışlardır.
Kendisine gülen Jandarmaları görünce bozulan Hacı Bici, “inanmıysanız aha tilifon orda, açın başbakana sorun ula, ne gülüysünüz, beni serbes gosanız bile malımı almadan şurdan şuraya getmem bilesiniz ha” diye tavrını koyar.
Yorgun düşen jandarmalar sabaha karşı soruşturmayı bırakıp istirahate çekilirler.
Ertesi gün Hacı Bici, Kavruk Ahmet ve yakalanan afyon sakızı Bingöl il merkezine götürülür. Olayı duyan ve şahısların ifadelerini ilginç bulan devrin Valisi de soruşturmaya katılıp Hacı Bici’den doğruyu söylemesini ister ama nafile Hacı Bici Nuh der, peygamber demez.
“Vali beg, Vali beg bana niye eziyet ediysiniz. Bu afyon Adnan Menderes’in parasını götürecem ki seçime harcaya gendi söyledi. İnanmıysan sen valisin aç tilifonu sor”.
Olayın geçtiği yıl 1957 Milletvekili seçimleri öncesidir. Basın mensupları suçlunun mahkemeye çıkarılmasını ve vereceği ifadeyi Tüm Türkiye’ye duyurmak için heyecanla beklemektedir. Bingöl Valisi ne yapması gerektiğini şaşırmış halde, bakanlığa sorar ve Ankara’dan gelen bir emir ile ‘seçim öncesinde böyle bir haberin şuyuu vukuundan beter olacağı düşünüldüğünden Hacı Bici ve Kavruk Ahmet mahkemeye çıkarılmadan serbest bırakılırlar.
Hacı bici
Atilla Kantarcı
Yorumlar
Trend Haberler
Malatya’da 68 taşınmaz satışa çıkıyor! ihale takvimi açıklandı
Malatya'da 15 Nisan'a kadar sakın dokunmayın: Yapana 6 bin TL ceza
Malatya’da tabelalar gece yarısı silindi: 80 TL’den sonra yeni liste...
Esenlik A.Ş.’ye yeni müdür atandı
Kayısıda kritik dönem: Çiçek var ama meyve yok! Neden?
Malatyalı emekliye müjde: Yüzde 50 indirim listesi yayınlandı! İşte başvuru ekranı...