Türkiye’de bir zam furyasıdır devam ediyor. Mazota, ekmeğe, ulaşıma kısacası her şey. Hayat o kadar pahalılaştı, insan hayatı o kadar ucuzladı ki.

Türkiye’de bir zam furyasıdır devam ediyor. Mazota, ekmeğe, ulaşıma kısacası her şey. Hayat o kadar pahalılaştı, insan hayatı o kadar ucuzladı ki. Artık insanlar ne yapacaklarını, nereye gideceklerini bilemiyorlar. ‘Keşke bu ülkede yaşamasaydım’ deyip de yurtdışına girmek isteyenlerin sayısı da giderek yükseliyor. Asgari ücretle çalışan ve yıllarca çalışıp da emekli olan insanların kafası karışık. Özellikle deprem bölgesinde yaşayanların durumu içler acısı.
Ev yok, kalacak yer yok, iş yok, hayat pahalı. Kiralık ev bulunmadığı gibi konteynere ulaşamayan çok sayıda insan var. Yarın okullar açıldığında bu insanlar çocuklarının kırtasiye masraflarını nasıl karşılayacaklar veya kış gelmeden kışlık yakacaklarını hangi parayla temin edecekler? O kadar çok anlatılacak şey var ki.
Bu konuda yerel yöneticilere ve hükümete çok iş düşüyor. Herkes ihtiyaç sahibi oldu artık. Hükümetin ilk yapacağı icraat deprem konutlarını bir an önce bitirmek ve fiyatı devamlı artan ürünlere bir dur demek. Depremzedeler kış ayı gelmeden evlerinin tamamlanmasını istiyor. Bunun için hükümetin verdiği bir yıllık sözün 6 ayı geride kaldı. Mutlaka bu son 6 ayda bu söz yerine getirilmeli. Öte yandan enflasyonla mücadele ediliyor ama bu mutlaka sofra ve cüzdanlara da yansımalı. Bunun için mutlaka adımlar atılmalı.