Herkesin cenneti farklıdır. Dünyada insan neyin yoksunu ise

Eşek Cenneti Nasıl Boylanır?

Herkesin cenneti farklıdır.

Dünyada insan neyin yoksunu ise cennette onunla ödüllendirileceğini hayal eder.

Kimi gideceği cennette yetmiş bakireyle gece gündüz birlikte olacağını düşünür, kimi çilingir sofrasından hiç kalkmayacağını.

Kimi bir tahta kurulup etrafındaki hizmetkarlarına emirler yağdıracağını düşünür, kimi hak ettiği huzuru orada bulacağını…

Kim ne düşünürse düşünsün cennete gideceği kesin!

Bence de herkes kendi tasarladığı cennete gitmeli. Ona göre yaşamalı!

Başkasının tasarladığı gibi yaşayan herkes başkasının cennetine gider!

Asayişte görevli bir polis memuru arkadaşımla sohbet ederken ‘daha hiçbir suçluyu karakola götürdüğümü hatırlamıyorum’ dedi. Öylece baka kaldım. Sözlerine ‘ceza evlerinde de hiç suçlu yoktur’ diye devam edince dalga geçtiğini anladım.

Tacizcisi, tecavüzcüsü, katili, hırsızı, gaspçısı dolandırıcısı vs. hiç birinin ben suçluyum dediğini duymamış adam. Baktım haklı. Bir tebessüm ettim. ‘Hepsi cennetlik’ dedi.

O zaman daha iyi anladım herkesin cennetinin farklı olduğunu. Dolayısı ile eşek cennetini boylamak deyiminin nasıl ortaya çıktığı ile ilgili ipuçlarını da almış oldum.

Usturuplu yaşamak çok da zor olmasa gerek.

Aklımıza gelebilecek her türlü suç unsurunun ortaya çıkışında başkalarının yaşam alanlarına müdahalenin mutlak ve ortak özellik olduğunu görebiliriz. Aslında yasaların var oluşundaki temel ilke de başkalarının haklarına müdahale edilmemesi gerekliliğini kontrol altına almaktır.

O halde şu dört soru geliyor akla:

Diğerinden ne istiyoruz? İstediğimizi alınca diğerine ne olacak? İstediğimizi alınca diğeri ne yapacak? İstediğimizi alamayınca biz ne yapacağız?

Bunları harekete geçmeden önce sorabilirsek kendimize, büyük bir yanlıştan dönme ihtimalimiz çok yüksek ancak harekete geçtikten sonra soracak olursak eşek cennetini boylayacağız.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın.