Bazen çarşının göbeğinde ellerinde peçete ile görürüz onları. Bazen sırtına aldığı koca çuvalı karşıdan karşıya geçirmek için çırpınırken, bazen de elleri ayakları bağlanmışcasına sabit bir yerde beklerken…

Öyle zamanlarda “Keşke bir kuş olsan sen çocuk” derim. Sokaklar oynamak için seni beklerken sen neden buralardasın ki?

Her çocuk şımaracak kimsesi kalmayınca büyür. Boy atmadan,serpilmeden büyür birdenbire. Hatta biz yetişkinlerde böyleyizdir değil mi? Ne kadar büyürse büyüsün yaşımız, varsa eğer oğlum, kızım derken yüreğimize yüzümüze gülenlerimiz, hemen bir parça çocuk oluverir bir yanımız…

İçimizdeki o kimselerle paylaşamadığımız çocuk sevinir birden. Bazen bir parkın önünden geçerken, yada çocuklarımızla bir oyuncak mağazasına giderken birkaç dakikalığına da olsa mesleğinizi, kimliğinizi unutabiliyorsanız, sizde içindeki çocuğu öldürmemiş, içindeki çocuk aslında hiç büyümemiş olanlardansınız. Ne mutlu, şanslısınız…

Fakat sokakta gördüğümüz o minik adamalar, minik hanımlar bizler kadar şanslı değil maalesef..

Çünkü onların içindeki çocuk doğamıyor..

Dilleri, dinleri veyahut memleketleri ne olursa olsun tek bir adı var onların çocuk...

Birçoğumuz sattıklarından alıyoruz, elimizden geldiğince deyardımcı olmaya çalışıyoruz. Fakat bunlar o çocuğun çocuk gibi büyümesi için yeterli mi sizce?

Sevin.. Her şey sevmekle güzelleşir diyen şairlerimize yazarlarımıza inanarak sevin. Çocuk istismarlarının bıraktığı kötü izleri silebilmek için sevin. Ailesi yanında olduğu halde bir çocuğu sevmeye çekinen bir millet olmaktan çıkmak için sevelim..

Hatta birde iltifat edelim. Elleri, yüzü kirli mi? Ona tebessüm ederken gözlerine bakın, yüzünü inceleyin. Işıl ışıl gözleri vardır mutlaka, göreceksiniz. Çünkü kirlenmemiştir yüreği, bakışları…

Şu dünyada saflığını ve temizliğini en güzel muhafaza edebilen bir tek onlardır.

“Türk milletinin geleceği, bugünkü çocuklarının doğru görüşü ve yorulmak bilmeyen çalışma azmi ile büyük ve parlak olacaktır.” (MUSTAFA KEMAL ATATÜRK)

Çocuk yaşta çalışmış ve şuan çalışan tüm çocuklarımıza, bu yazıda bir parça geçmişine gidip kendini bulanlarasevgilerimle…