Bir vatan bırakın biz çocuklara,
Islanmış olmasın gözyaşlarıyla.
Bir bahçe bırakın biz çocuklara,
Göklerde yer açın uçurtmalara…

Her 23 Nisan’da aklıma gelir, dilime takılır bu şarkı sözleri..

22 Nisan gecesinden başlayıp içimizi kıpır kıpır eden, bizi çoğu zaman uykusuz bırakan o büyük gün 23 Nisan. Hepimizin vardır mutlaka hafızasına kazınmış bir 23 Nisan anısı. O gün katıldığı bir etkinlik, unutamadığı şuan tebessümle hatırladığı bir şeyleri.

Heyecanla, disiplinle coşkuyla hazırlandığımız; okulumuzu, sınıfımızı hazırladığımız, sabahleyin tam tekmil hazır bulunduğumuz,folklor ekibinin okulun bahçesindeki o müthiş havasıyla, tatile değil bayrama uyandığımız 23 Nisanlar..

Gelişen teknolojiye paralel olarak bayram kutlamalarıda farklılaştı. Günümüz şartları kadar bol imkanlarımız olmasa sunulamasa da o zamanlar( Rengarenk papuçlar, giysiler) çok güzeldi 23 Nisanlarımız. Kahkahalarla seyredilirdi gösterilerimiz…Bugün 23 Nisan illaki bugün bir yerlerde denk geleceğizdir saçları özenle yapılmış, kostümler giydirilmiş minik canlara..Şu bir gerçek ki her şey değişse farklılaşsa da bir çocuğun içindeki heves, düşüncelerindeki berraklık, yüzündeki masumiyet asla değişmez. O halde; Nedensizce hep mutlu olabilen, devamlı hayrete düşürme yeteneğine sahip, minicik bedeniyle, tarifsiz huzur mutluluk dağıtan tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve çocuk bayramı kutlu olsun..

Bugün doya doya, dolu dolu, bir gün yaşa çocuk. Bugün parayı veremesen de çal düdüğü, bugün çırak olmaktan çocuk işçi olmaktan kaytar, bugün umudun, barışın, yarının adının sen olduğunu bir kez daha göster bizlere gözlerindeki ışıkla, bitmek tükenmek bilmeyen, acıkmayan susamayan o enerjinle. Bugün tüm beğeniler yorumlar sana yapılsın çocuk.. Çocuklara telafisi mümkün olmayan kırgınlıklar yaşatmamak umudu ile..

"Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka; gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir."

(MUSTAFA KEMAL ATATÜRK)