FERASET DERSLERİ-16-
Rabbim bizi ve ailemizi dünya ve ahirette her an kendisine samimiyetle bağlı olanlardan kılsın. Kalbimizi ihlas ve samimiyetle doldursun. Amelinin az olup olmamasını değil makbul olup olmamasını önemseyenlerden eylesin.
Böyle bir dua ile başlayalım bu günkü dersimize. Çünkü ferasetimizi yitirmemizin sebeplerinden biri de dindeki samimiyetimizin azalmasıdır. Oysa biz peygamber (s.a.s) den öğrendik ki “din ancak samimiyettir”
İnancımızın, ibadetlerimizin ve iyiliklerimizin Allah katında değer kazanabilmesi ve gerçek anlamda ihlaslı bir kul olabilmemiz samimiyetimize bağlıdır. Aksi halde tüm yaptıklarımız dışı süslü ve içi boş kof davranışlardan ibaret olacaktır ki işte bu riyadır. Rabbimiz hepimizi muhafaza eylesin riya içinde olanlar münafıklardır ve onlar da cehennemin en alt tabakasına müstahaktırlar. (Nisa 4/145)
Yalnız ve yalnız Allah (C.C)’ın rızasını umarak önce kalbini sonra da bütün benliğini Allah (C.C)’a yönelterek kılınan iki rekât namazdan daha güzeli var mıdır? Samimiyetle kılınan bu iki rekât namaz kalbimizi Allah (C.C)’a yaklaştırır. Allah (C.C)’a yaklaşan kalp temizlenir, incelir, melekleşir. Keramet ne rekât sayısında ne namazda okuduğumuz dualarda ne de okuduğumuz surelerin anlamını düşünmektedir. Keramet samimiyettedir. Keramet Allah (C.C)’a duyulan derin saygıdadır. Keramet Allah (C.C)’ın huzurunda olduğunu bilip O’ndan korkmaktır, çekinmektir. Keramet âcizliği fark etmektir. Keramet Allah (C.C)’ın büyüklüğünü azametini hissederek rükûa varmak secdeye kapanmaktır. Keramet namazda iken Allah (C.C)’ın kalbimize baktığını bilerek kalbimizi başka tarafa baktırmamaktır.
Zekâtı da gizli verenler kurtulmuştur. Zekâtı açıktan verenler kurtulmuştur. Zekâtı yalnız ve yalnız Allah (C.C) için verenler kurtulmuştur. Zekât verip de teşekkür bekleyenlerin malı ise heba olmuştur. Zekât verdiği kişiden minnettarlık bekleyenin parası boşa gitmiştir. Zekât verip te malının artmasını bekleyenin ne malı artar ne de ahiret de eli dolu kazananlardan olmuştur. Zekâtı verdiği kişiden namaz bekleyen, oruç bekleyen, ahlaklı davranışlar bekleyen Allah (C.C) tan bir karşılık bulamamıştır. Akrabasına maddi yardımda bulunup “o kadar da yardım ettik ama bir türlü düzelmiyor” diyenin çabaları boşa gitmiştir. Yalnız ve yalnız Allah (C.C) rızasını umarak malından harcayan kişi ise dünyada kalbinde ferahlık ahiret de kat be kat karşılık bulacaktır. Allah (C.C)’ın rızasının yanında başka amaçları da olan kişiler ne Allah (C.C)’ın rızasına ne de amaçlarına ulaşırlar.
Hz. Peygamberimiz “ameller ancak niyetlere göredir.” Buyurmuştur. İnsanların sevgisini kazanmak için, onlara ikramda bulunan kişi onların sevgisini kazanır. Allah (C.C)’ın hoşnutluğunu kazanmak için ikramda bulunan O’nun hoşnutluğunu kazanır. Allah (C.C) rızasını gözeterek ana babasına hürmet eden O’nun rızasını kazanır. Amacı ana babasını memnun etmek olan da amacına ulaşır. Ahirette bu iyilikten bir nasibi yoktur.
Kahramanlık için cengaverlik için mal mülk için savaşıp ölenlerin Allah (C.C) tan bir alacağı yoktur. Cennet için şehitlik için Hak yolunda mücadele edenler ise dünyada bir kalp huzuru ahiret de cömert bir karşılık bulacaklardır. “Ne güzel Kur’an okudu” desinler diye kıraat icra edenlere “sen mükafatını dünyada aldın burada sana bir nasip yoktur” denilecektir. Malının büyük kısmını ağalık yaparak cömertçe harcayanlar kalbindeki amacı neyse karşılığında onu bulacaktır. İnsanlar onu parmakla göstererek ne kadar cömert olduğunu anlatacaklardır. Dünyada bir saygınlık elde edecektir. Ama ahiret de nasipsizlerden olacaktır.
Kibar, nazik, anlayışlı hoşgörülü hanımefendi ve beyefendiler insanların sevgisine saygısına mazhar olmak istiyorlarsa “ne kadar iyi bir insan”, “ne kadar değerli bir şahsiyet” denilmesini amaçlıyorlarsa amaçlarına ulaşırlar. Ancak Allah (C.C) tan bir karşılık beklemesinler. Zira Allah (C.C) kalplerdekini bilendir. Ne malımıza ne görünüşümüze bakar. Yalnız ve yalnız kalbimize bakar.
Feraset sahibi bir kalp riyadan gösterişten uzak tutulmuş bir kalptir. Feraset sahibi bir kalp Allah (C.C)sevgisinden daha üstün bir sevgi olmayan kalptir. Feraset sahibi bir kalp şirkten beri olan kalptir. Feraset sahibi bir kalp her davranışında Allah (C.C) rızasını arzulayan kalptir. Allah (C.C) tan çekinen korkan kalptir. Samimiyetle Allah (C.C)’a yönelen Allah (C.C)a bakan Allah (C.C)’ında ona baktığı kalptir.Ahiret te kurtuluşa erenlerde işte bu temiz kalple O’nun huzuruna varanlardır. (Şuara,89)
Hasan-ı Basri hazretlerinin güzel bir sözü vardır: “Bir kalpte iki sevgi olmaz. Dünya’yı seven ve ondan razı olan kimsenin kalbinden ahiret sevgisi çıkar.” Aslında o bu sözü bir ayeti kerimeden ilham alarak söylemiştir.( Allah bir insanda iki kalp yaratmamıştır. ‘Ahzab 4)
Evet, bir kalpte iki sevgi olmaz. Dünya sevgisi ile dolu olan kalp Allah (C.C) ı bulamaz. Dünyalık sevgisini azaltan kalp ise Allah (C.C)’a yaklaşır. Allah ve peygamber sevgisi ile dolar. Naifleşir şeffaflaşır, meleklerin sesini duymaya müsait hale gelir. Efendimiz (sas) buyurur ki: “Şeytan da, melek de insanoğluna sokularak onun kalbine bir takım şeyler atarlar. Şeytanın işi kötülüğe çağırmak, sonu fena ve zararlı olan şeylere teşvik etmek ve hakkı yalanlamak, haktan uzaklaştırmaktır. Meleğin işi hak ve hayra, iyiliğe çağırmak ve kötülükten uzaklaştırmaktır. Kim içinde hakka, hayıra, iyiliğe çağıran bir ses duyarsa, bilsin ki bu Allah’tandır ve hemen Allah Teâla’ya hamdetsin. Kim de içinde şerr ve inkara çağıran bir fısıltı duyarsa, ondan uzaklaşsın ve hemen şeytandan Allah’a sığınsın.”
Aziz ve Yüce Allah bizleri kalbinde Allah sevgisinden başka bir sevgi barındırmayan ve O’na ihlasla ibadet ederek namazı dosdoğru kılan, zekatını veren, O’nun rızasına uygun ameller işleyerek ve Allah’ın kendisinden razı olarak öldüğü mümin kullarından eylesin. Amin