Daha önce bu köşede defalarca sınanmamış ilişkilerin sağlıklı olmadığından bahsetmiştim.
Ben Böyle Düşünmüyorum
Daha önce bu köşede defalarca sınanmamış ilişkilerin sağlıklı olmadığından bahsetmiştim.
İlişkileri sınamak kolaydır kolay olmasına ama cesaret gerektirir.
Cesurca yapılan bir itiraz yıllarca sürdürdüğünüz samimi bir arkadaşlığın sonunu getirebilir.
Neden mi?
Arkadaşlıklar bu topraklarda genel olarak onama üstünden kurulur.
Her insan düşündüğünü dile getirmek ister, dile getirdiğinin onanmasını bekler. Onanan insan kendisini onaylayana yaklaşır ve arkadaşlık kurulur. Her koşulda onanacağına dair taahhüt aldığında da dost olduğunu zanneder.
Bu samimiyetsiz gidişat bir gün bir yerde ‘ben böyle düşünmüyorum’ diyene kadar devam edecektir.
Ben böyle düşünmüyorum dedikten hemen sonra, zaten menfaatler üzerine kurulu yapı teker teker devrilir. İlişkilerdeki bütün cerahat birden fışkırıverir.
Sağlıklı ilişkilerin ‘ben böyle düşünmüyorum’ diyebilen insanlarla kurulabileceği yönünde kendi kendimizi ikna etmemiz gerekir. Aksi hayal kırıklıklarının temel sebebidir.
Dost acı söyler klişesi herkesin dilinde olmasına rağmen, acı söyleyenin lanetlendiği sistemler çökmeye mahkumdur.
…
Sivil toplum kuruluşlarının seçimlerinde aday olmaktan çekinmeyin.
Sadece kazanma hırsı ile girdiğiniz seçimi kazansanız da kaybetmişsinizdir.
Seçimlerde alternatiflerin fazla olması sağlıklı sivil toplumun oluşumu için elzemdir.
Haklısınız!
Bir liste oluşturduğunuzda kığ ilan edileceksiniz.
Listenizdeki insanlar tehdit edilecek, üzerlerinde güç otoriteleri baskı kuracak.
1001 türlü manipülasyona uğrayacaksınız.
Gözden kaçırdığınız şey alternatif güç otoritelerini soktuğunuz strestir.
Adaylığınızı açıklamanızla, güç otoritelerinin seçim sürecindeki yaşadıkları stres, kaliteli hizmet adına sivil topluma yaptığınız en büyük hizmettir.
Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…