Eylül ayının sonlarına doğru Anadolu'nun zorlu coğrafyasında hummalı bir mesai süreci yaşanıyor. Yöre halkı sarp arazilerdeki dikenli çalıların arasına girerek yabani meyveleri dalından tek tek topluyor. Tarımsal ilaca veya ilave sulamaya ihtiyaç duymadan tabiatta kendi başına büyüyen bu tür, yöre halkına doğrudan kazanç sağlıyor.
SATIŞ KANALINA GÖRE FİYAT FARK EDİYOR
Alıç meyvesinin tezgahtaki değeri alıcıyla buluştuğu noktaya göre büyük farklılıklar gösteriyor. Doğal ortamdan zorlu bir el işçiliğiyle toplanan mahsul hem taze tüketim için semt pazarlarına gönderiliyor hem de endüstriyel gıda tesislerinin yolunu tutuyor. Kırsal bölgelerdeki ilk el satışlarında kilogramı 200 lira seviyesinde işlem gören meyve, büyükşehirlerdeki seçkin şarküterilerde ve organik gıda pazarlarında çok daha yüksek rakamlara satılıyor.
Özel olarak kurutulup tasnif edilen paketlerin kilogramı 1350 liraya kadar tırmanıyor.
ANTİOKSİDAN DEPOSU OLARAK BİLİNİYOR
Tıbbi bitki uzmanları alıcın yüksek antioksidan barındıran yapısını sıklıkla vurguluyor. Laboratuvar araştırmaları meyvenin kan dolaşımını rahatlatarak kalp fonksiyonlarını doğrudan desteklediğini kanıtladı. Ürün yüksek tansiyonun dengelenmesinde de oldukça etkili bir işlev görüyor.
Vücut direncini artıran zengin bileşenler bağışıklık sistemini hızlıca toparlıyor.
Mide ve bağırsak sağlığını koruyan meyve sindirim faaliyetlerini kolaylaştırıyor. Alıcın sinir sistemi üzerindeki yatıştırıcı gücü ise bireyin stres seviyesini belirgin ölçüde azaltıyor.




