Lise yıllarında Malatya’da parklarda çalıp söyleyen, konserler veren, Malatya müzik piyasasında önemli bir yeri olan Adnan Erkuş, ilk müzik çalışmalarına, Malatya Halk Eğitim salonunda Mehmet Yumrutepe, Doğan Özkan, Hasan Meşeli, Bilgi Şimşeker, Mehmet Furun ile birlikte eğitim alarak yetişti.

1943 yılında Malatya’da doğan Adnan Erkuş, ilkokula Derme İlkokulunda başladı fakat bitirmek Gazi ilk okuluna nasip oldu. Ortaokul ve liseyi Malatya’da bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Arkeoloji bölümüne kayıt yaptırdı. Arkeoloji eğitiminin yanı sıra Ankara’da müzik çalışmalarına devam etti ve müzikal anlamda kendini geliştirdi. Cemiyetlerde saz çalışmaları yaparken besteler yapmaya da başlamıştı. O çalışmalar sırasında devrin ünlü Türk Halk Müziği sanatçısı Ahmet Sezgin ile tanıştı ve aralarında iyi bir dostluk başladı. Yaptığı besteleri, Bir su gibi durgunum, Al elmayı soyarım, Bu dünyada dost yok gibi eserleri Ahmet Sezgin okuyunca çok beğendi ve gazino ve plaklarda okumaya başladı. Bu olay Ankara piyasasında tanınırlığını oldukça artırdı. 

Üniversite eğitimi devam ederken Ahmet Sezgin ile gazinolarda çalışmaya başlamış ve Ahmet Sezginin en güvendiği bağlamacısı olmuştu. Takvimler 1965 yılını gösterirken, İstanbul Lunapark gazinosunda gazinoya genç bir bağlamacı gelir. Ben de güzel saz çalarım, sizinle beraber çalmak istiyorum der. Dinlerler ve hayran kalırlar. Adnan Erkuş, Ahmet Sezgin’e çok büyük bir yetenek geldi alalım beraber güzel işler yaparız deyince Ahmet Sezgin de kabul eder. Bu saz üstadının ismi Orhan Gencebaydır.  Orhan Gencebay ile birlikte Ahmet Sezgin’e eşlik etmeye başlarlar. Orhan Gencebay daha sonra bu Guruptan ayrılarak, Şükran Ay, Nuri Sesigüzel, Yıldız Tezcan, Muzaffer Akgün gibi devrin ünlü sanatçılarına bağlama çaldı. Daha sonraki yıllarda kendi özel çalışmalarına başladı.

Adnan Erkuş, iyi bir bağlama virtüözü olduğu kadar iyi de bir Türk Halk Müziği solistiydi. Çok etkileyici ve kendine has bir sesi ve tavrı vardı. Bunu gören yapımcılar ona bir plak yapmak istediler.

Plak şirketine bir şartım var? Saz olarak Orhan Gencebay’ın ekibini istiyorum dedi…

Şaşırdılar…

Orhan Gencebay artık tüm Türkiye’nin tanıdığı çok meşhur biri olmuştu.

Orhan Gencebay ve Arif Sağ dönemin en ünlü bağlamacılarıydı. 

Böyle meşhur biri gelir sana saz çalar mı ? dediler..

Bunun üzerine Adnan Erkuş, siz söyleyin Adnan Erkuş çağırıyor deyin gelir dedi.

Öyle de oldu… Orhan Gencebay, Adnan Erkuş ismini duyunca ikiletmedi.

Toprak ve Söz veriyorum adlı eserleri Orhan Gencebay’ın sazı eşliğinde plağa okudu, 1966 yılında Ankara radyosu ses sınavına girdi, Şakir Öner Günhan ile birlikte sınavı kazandı.

Fakat bilmediğimiz bazı nedenlerden dolayı müzikten koptu.

Daha sonra Malatya’ya dönüp Malatya Müzesi'nin kuruluşunda görev aldı ve  bir süre müdürlüğünü de yaptı.

Erkuş, Aslantepe Höyüğü kazılarında da İtalyanlar ile uzun yıllar çalıştı.

Elliden fazla bestesi bulunan Adnan Erkuş 1 Mart 2017 tarihinde 74 yaşında aramızdan ayrıldı ve Malatya Şehir mezarlığına defnedildi.

Sanatçımıza rahmet diliyorum…

Yine bir değerimizi andık sizlere de hatırlattık…

Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına…