Sıcak ve uzun günlerde zor geçeceğini düşündüğümüz Ramazan ayı göz açıp kapayana kadar bitti. Yorulduk, zorlandık ancak aynı zamanda nefislerimizi açlık ile terbiye ettik. Bu Ramazan’a kavuştuğumuz için şükür; bir sonrakine kavuşmak için dualar ettik.
Vee Pazar günü bayram; Ramazan ayının sonunda bizlere bahşedilen bir ödül. Küslerin barıştığı, aile büyükleri ile küçüklerin, eş, dost, komşu herkesin bir araya geldiği güzel bayram.
Bu kadar çok kişinin bir arada olması güzel evet ama asıl güzel olan şüphesiz ki bayramda kurulan sofralar, efsane YEMEKLER! Ramazan ayı boyunca isteyip de yenilemeyen her şeyi yemek için planlar yapıldı, biliyorum. Evet, şimdi bu planları bozma zamanı.
· Ramazan ayında uzun süren açlık dolayısıyla metabolizmalarımız yavaşladı. Bu durumu atlatmanın en etkili yollarından biri AZ AZ SIK SIK beslenme modeli. Yani mideye birden yüklenmemek ve aynı zamanda kan şekerimizi dengede tutmak gerek. Mide rahatsızlığımız varsa bu oldukça önemli bir nokta!
· Öncelikle bayramın ilk iki günü kahvaltılarımızı olabildiğince hafif yapmamız mide sağlığımız açısından oldukça önemlidir. Özellikle kızartmalar ve yağlı hamur işlerinden kaçınmak en doğrusu olacaktır.
· Bayramda çeşit çeşit çikolatalarımız olmasına gerek yok; önemli olan bayramı sevdiklerimizle beraber geçirmek. Peki ya tatlı? Şerbetli şerbetsiz çeşit çeşit yapmaya gerek var mı? Bence yok.. Aslında çikolata da tatlı da bir simge; tatlı yiyelim tatlı konuşalım misali. Ama abartıyoruz bazen; gözler değil gönüller doysun bu bayram.. Sadece evde yaptıklarımız değil bir de bayram ziyareti yaptığımız yerlerde var bu sorunsal. 1 günde 10 ev dolaşacaksak 10 dilim şerbetli tatlı mı yiyeceğiz yani? Kesinlikle HAYIR! Düşünelim 1 dilim fıstıklı baklava ortalama 150 kalori olsa (en düşük yağ ve şeker içerikli olanından) günlük 1500 kalori eder. Yani neredeyse 1 günlük enerji ihtiyacımızın %80’i! Yediğimiz çikolataları hesaplamadık daha, düşünün. Tercihimiz tabi ki daha sağlıklı olan sütlü ve meyveli tatlılardan yana olsun!
· Tatlının yanında ikram edilen gazlı içecekleri ve hazır meyve sularını kesinlikle tercih etmeyelim! Hatta gerekirse evlerimize dahi sokmayalım; hem yüksek kalori hem doğallıkla uzaktan yakından alakası olmayan bu içecekler başlı başına bomboş, vücudumuza hiçbir faydası olmayan enerji kaynaklarıdır.
· Ramazan boyunca sınırlı tükettiğimiz SU var şimdi sırada. Vücudumuz yeterince susuz kaldı, o nedenle bayramda tükettiğimiz su miktarı en az 2-2,5 litre olmalı!
· BONUS: Bayram alışverişini lütfen oruçken yapmayın! Çünkü açken almanız gereken her şeyi gerekenden daha fazla alırsınız, belki 2 şey alacaksanız bu 5’e çıkar. O nedenle aç karnına değil de iftardan sonra tok karnına alışveriş yapmak hem sağlınız hem de cebiniz için çok daha faydalı olacaktır.
Sonuç olarak bayramlar güzel, ancak sağlığımız da oldukça önemli. Bu bayram tüketeceğimiz her şeyde acaba sağlığımı nasıl etkiler diye mutlaka düşünelim. Özellikle diyabet ve mide rahatsızlığımız varsa 2 defa düşünelim. Herkese hayırlı, mutlu ve sağlıklı bayramlar diliyorum.