Gebelik döneminin sağlıklı geçmesinin en önemli adımı; gebelik öncesi en az 3 aylık bir hazırlıktır. Bu dönemde vücudun ihtiyacı olan tüm besin öğeleri karşılanmalı; gerekirse doktor kontrolünde takviye ediciler kullanılmalıdır. Bunun yanında fazla kilolu anne adayları kilo vermeli, çok zayıf anne adayları ise kilo artışı ile normal beden kütle indeks değerlerine ulaştırılmalıdır.

Fazla kilolu anne adayları kilo kaybı sağlamaz ise Gestasyonel diyabet dediğimiz hamilelik diyabeti ve yüksek tansiyon, bebeğin doğum ağırlığının normalin üzerinde olması (makrozomik bebek), çocukta ilerleyen yaşlarda obezite ve diyabet riskinin artması, erken doğum gibi olumsuzluklar bunlardan bazılarıdır. Aynı zamanda çok zayıf anne adayları gebelik döneminde de yeterli beslenmez ise erken doğum ve düşük riski artar; bebekte gelişim geriliği görülebilir.

İşte bütün bu olumsuz durumların yaşanma riskinin en aza indirilmesi için Dünya Sağlık Örgütü planlı gebelikleri öneriyor. Bunun yanında (doktor kontrolünde) gebelikten önceki 3 aydan itibaren gebeliğin 13. haftasına kadar folik asit kullanımının önemini vurguluyor. Ayrıca;

· İLK 3 AY: Bu süreç anne adayının gebeliğe alışma süreci olarak değerlendirilmelidir. Bu noktada özellikle doktor kontrolünde kan değerlerine bakılarak gerekli takviyeler sağlanmalı; eğer ihtiyaç varsa psikolojik destek alınmalıdır. Psikolojik destek özellikle plansız gebelikler için önem arz etmektedir. Bunun yanında eğer anne adayının sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıkları varsa bu süreçte bırakılmalıdır. Ayrıca abur cubur, fast food gibi sağlıksız beslenme alışkanlıklarına bu süreçte son verilmeli; gebelik boyunca uyulabilecek sağlıklı bir beslenme planı yapılmalıdır.

Bazı gebelerde 6. haftadan itibaren sabah saatlerinde şiddetini arttıran mide bulantıları oluşabilir; bu normal bir durumdur. Önlem olarak; gece uyumadan önce ve sabah uyandığınız zaman sade krakerler veya birkaç lokma ekmek tüketilmelidir. Ayrıca sabah yataktan aniden kalkmamalı, çok yağlı beslenmemeli; az az sık sık bir beslenme modeli uygulanmalıdır. Mideyi bulandıran, tiksinme hissi uyandıran besinlerden uzak durulmalıdır.

· İKİNCİ 3 AY: Bu dönemde annenin vücudu demire daha fazla ihtiyaç duyar. O nedenle demir içeriği yüksek olan kırmızı et, koyu yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, kurubaklagiller, üzüm veya dut pekmezi tüketimi sağlanmalıdır. DİKKAT! Bu besinleri tükettikten hemen sonra kesinlikle çay, kahve, çikolata gibi besinler TÜKETİLMEMELİDİR!

· SON 3 AY: Sona yaklaşırken bebeğin besin ihtiyacı artacağından, beslenme planında kalori düzeyi kontrollü bir şekilde arttırılabilir. Ayrıca bu dönemde ödem oluşumlarına bağlı olarak elde ve yüzde şişlikler oluşabilir. Bu nedenle tuz tüketimi sınırlandırılmalı; su tüketimi arttırılmalıdır.

· BÜTÜN BUNLARA EK OLARAK; hamilelik boyunca bebeğiniz sizin tükettiğiniz her şeyi vücuduna alacaktır. Bu nedenle olabildiğince doğal beslenmeye dikkat edin. Protein kaynağı olarak kırmızı et, (bulabiliyorsanız tavuk eti yerine) hindi eti, yumurta, balık ve kurubaklagiller tercih etmelisiniz. Yine kalsiyum gebelik boyunca alınması gereken elzem maddelerden biridir. Peynir, yoğurt, (gaz yapmıyorsa) süt tüketiminizi günde 3 porsiyona kadar çıkarabilirsiniz. Yeterli kalsiyum alımı kramplarınızın şiddetini de azaltacaktır. Ayrıca gebelik süresince günde en az 2,5 litre su tüketmelisiniz.

· DİKKAT!!! Gebelik döneminde bitki çayı seçimine çok dikkat etmelisiniz. Çünkü bitki çayları aflatoksin dediğimiz küf maddelerini oldukça çabuk ürettiği için bebek açısından risk oluşturabilir. Uzmanınıza danışmadan rastgele bitki çayı tüketmeyiniz!
Değerli anne adayları, umarım yazım sizler için bir nebze olsun fayda sağlamıştır. Bir sonraki hafta başka bir konuda tekrar buluşmak dileğiyle, sağlıcakla kalın…